Wednesday, August 12, 2009

Cehreler kesik ama kahkahalar on numara!







Ortaokula baslayana kadar dogumgunlerim hep senlik havasinda gecti.

1 Agustos yazin orta yerine denk geldigi ve o zamanlar da Kozan`in sicaklarina dayanamayan tum mahalle ve aile efradiyla yaylaya tasindigimiz icin coluk cocuk, anne, baba, amca, teyze, komsu tum yayla sakinlerinin calip soyledigi bir buyuk solene donusurdu dogumgunum. Yalniz ilkokula basladiktan sonra sinif arkadaslarimin da hepsi yazin baska bir yerde oldugu icin biraz daha keyifsiz gecmeye basladi.

Ortaokul icin Kozan`dan Adana`ya gectigimde ise tum yakin arkadaslarimdan ayri oldugum icin, kalan arkadaslarimla da elimde olmadan farkli okul, farkli ortam, farkli sehirleri paylastigim icin biraz issizlasti.

Bir de dagin basinda oldugumuzdan hic dogru duzgun hediye almazdim. Cerden copten seyler ama nasil guzel gelirdi bana… Malum, yaylada elektrik yok, su yok, hediye nerden olsun!

Bir dogum gunu pastam bile zar zor olurdu firin veya pastane olmadigi icin.

Maharetli ablam, once daha gencken ve daha maharetsizken koca bir karpuzu alir, portakal soyar gibi soyar, usutune mumlari dikerdi: Al sana dogum gunu pastasi… Sonralari pu

dding ve biskuvi ile dogumgunu pastasi yapmaya basladi. Gercek bir dogumgunu pastam ilk kez

kac yasimda oldu ben animsamiyorum.

En buyuk abim Adnan saz, ikinci abim Ataman mizika, Levent abim gitar calar, ablamla Ertan abim de sarki soylemeye basladi mi senlikler baslardi. Atesler yakilir, calinir, soylenir, uydurma pastanin mumlari sondurulur, cerden copten hediyeler acilir, buyuk eglence olurdu her 1 Agustos gunu yaylada.

Sonra universiteye baslayinca ve yazlari da degisik degisik yerlerde calismaya baslayinca tanimadik, bilinmedik, iki-uc aylik arkadaslarla kutlar oldum dogumgunlerimi. Bir yaz Cesme`de, bir yaz Fethiye`de, bir yaz Bodrum`da hic de dogru durust tanimadigim insanlarla yuzeysel kutlamalar yaptim, keyif almadim.

Sonra supriz partiler yapilmaya basladi benim hic bir seyden haberim olmadan . Bazilari fena degildi, simdi kimsenin hakkini yemiyeyim. Yapanlara tesekkurler, gelenlerin ayagina saglik. Bazilari cok keyifli gecti ama el elin esegini turku soyleye soyleye arar, bu da bir gercek!

Tum bunlari dusune dusune bi tane ben kendim dogumgunu yapsam nasil olur diye bir dusunce aldi beni gecen ay sonu. Hani soyle kendi keyfime gore, kendi ayarlayacagim muziklerle, yemeklerle, kendim sevdigim arkadaslarimla, herseyi benim istedigim gibi ve ben istedigim icin oyle yapilan bir dogum gunu yapsam… Yapmasam mi? Yapsam mi? derken Catherine`e de danistim, `Yapalim, Meltem. Cok guzel, buyuk bir dogum gunu partisi yapalim` dedi. `Ama cok yorulcaz` dedim. `Hic dert degil` dedi.

Once Danseden Bulut`uma (a.k.a Ahmet) bir email gonderip tam istedigim gibi bir davetiye siparis ettim, fistik gibi oldu.

Sonra emailler gonderildi bakalim kac kisi ulkede, kac kisi tatilde diye haber alindi. Malum, Avrupa`da yaz ya, burdakilerin hepsi tatilde. Ordan bayagi bir fire verdik ama kalan saglar benimdir! Kac kez olduguna hic deginmeden bir kez daha 30uma girdigimi, `Geleneksel 30. Yas dogumgunu kutlamamdan hala bikmadiysaniz gelin` yazan dogumgunu davetiyelerimi gonderdim.

DJ, muzik ve isik sistemi kiralandi, DJ ile oncesinde bulusulup sevdigim sarkilarin listesi verildi. Cok saglam hatun ama benim Ugandali DJ`im Rachael, isini hakkini vererek yapacagina eminim!

Yemekler burdaki Turk Restoranti` Efendy`s`in sahibi Melih tarafindan halledildi. Dogum gunu pastasi da Melih`ten hediye.

Icki icin de fici bira, sise bira, alkolsuz, alkollu vs tum icecekler de halledilip satin alimlar yapildi, depozitolar odendi.

O kadar heyecanli bir telasti ki anlatamam!!! Ilk kez kendim kendime bir dogum gunu yapacagim ve ilk kez –yayladaki dag kutlamalari sayilmazsa- buyuk bir dogum gunum olacak! DJ, muzik, isik sistemi diyorum yaa daha ne olsun! Cocuklar gibi, bayrami bekleyemeyen cocuklar gibi heyecanliydim.

31 Temmuz Cuma gecesi saat 12yi 4 gece Mehtap`im aradi! Uyumayip satin 12yi gecmesini beklemis. Havalara uctum. Ayni incelikteki Iskoc arkadasimdan, Brian`dan da ilk dogumgunu mesajini Mehtapla telefonda konusurken aldim. Ertesi gunun organizasyon heyecani beni sarmaya basladi.

Daha once tabak, canak, mum, tum ivir zivirlari da aliverip arabama ativermis olmam nedeniyle cok yavas bir Cumartesi gecirdim. Ne garip di mi? Sanki dunyanin en onemli gunu de sakin gecmesi cok anormal…

Ogleden sonra saat 4te aslan DJim Rachael geldi kamyonetiyle, speakerlar, deck, yanar doner isiklar vs her seyi getirdi. Evin her tarafinda rengarenk kablolar, sunlar, bunlar, Rachael teknisyen edasiyla masalarin altinda, duvarlarin tepesinde herseyi ayarliyor. Bir yandan da bir kac tane Tarkan sarkisinin kayitlarini yapiyor, bir tane de Ozcan Deniz calalim dedik, Uganda`nin baskentindeki Naguru mahallesine `Sen beni oldurcen miiiiii, Cildirtcan mi Canimmmmm!!!!` diyerek keyifli keyifli hazirliklara devam ettik.

Haaaa, bu arada 3 gun oncesinden tum komsularima birer mektup gonderdim Cumartesi gunu biraz gurultu patirti yapacagiz, lutfen kusura bakmayin, gelin katilin, sabaha kadar eglencez, ona gore diye… Bir de ulkede yeteri kadar polis kuvveti olmadigi icin sokakta birikecek arabalara bakmak uzere de okul masraflarini karsilamaya calisan Francis adinda Ugandali bir cocugu bir geceligine guvenlik olarak ayarladim. `Dogmaz olasica, arabanin dikiz aynalarini calmislar. Tuh sana` demesin arkadaslarim diye…

Saat 5te Esther –hani Hollandali cok yakin arkadasim- buzlarla geldi. E malum, icecekleri soguk tutmak lazim! `Ice ice baby` yi soyleyerek buz isini de hallettik.

Bu arada benim bahcenin asma kilidi Esther`in arabasi cikmaya hazirlanirken kirildi. Yani anahtar kilidin icinde kirildi! Esther`in arabasi, Rachael`in arabasi dans pisti olacak bahcenin icinde mahzur kaldi! Hay seytanin kulagina kursun deyip Esther`e disarda parkettigim kendi arabamin anahtarini verdim ve gonderdim. Son dakika aksiligi iste! Francis hemen bir boda bodaya atlayip kiliti kesecek birini getirip bizi azat etti, bahceyi bosalttik!

Kedileri bir odaya kilitledim. Kopekleri bahceye zincirledim. Catherine krimizi giyinmis, ona bir de kirmizi kupe bulduk, keyfi yerinde. Torunlari ile bahcedeki mumlari yerlestirdik.

Bir gece onceden 3 saat uykuyla tum gunu ayakta gecirmeye calisirken saat aksamin 8i oldu. Parti 9da baslayacak. Bari yarim saatcik uyuyayim diye odama ciktim, ama mumkun mu? Rachael muzigi test etmek icin ver yansin basiyor volumu! Tam yatagima uzanmisken basimin altindaki yastigin muzigin ritmiyle bum bum bum oynadigini farkedince yerimden kalkacak halimin kalmadigini anlayip yattigim yerden bahcedeki Rachael`e bir sms gonderdim `noolur, azcik kis sesi de uyuyayim` diye…

Yarim saat sonra alt kata sac bas darmadagin, uzerimde yirtik bir kot sortla indigimde iki tane misafiri salonda gorunce ocu gormus gibi irkildim: `Naapiyorsunuz burda yaaa????!!!` diye. Neyse ki yakin arkadaslarimdi da onlara DVDye bir cizgi film koydum, `Siz bunu izleyedurun ben de hazirlanayim bari` diye J

Ates grubu burcumun renklerie uygun saridan turuncuya, turuncudan kirmiziya uzanan renkleri giymelerini rica ettigim arkadaslarim teker teker gelmeye baslayinca esas gunun anlam ortaya cikmaya basladi… 1 saat icinde bahcedeki insan sayisi 100e ulasinca muzik de kivamina varip sabahin erken saatlerine kadar surecek olan muhtesem bir dogum gunu partisi baslamis oldu. Yani bana gore!

Benim dogumgunum, ben eglenmezsem kim eglenecek! Ki hayatimda bu kadar eglendigim bir parti daha olmus mudur???!!! Belki ama emin degilim! O kadar endiseleniyordum ki bir aksilik cikar, Dingonun ahirina doner, sarhos olup dagitan olur, kusan olur diye! Hic bir aksilik olmadi!

Sadece bir arkadasin yaninda gelen Guney Afrikali biri, parti oncesi rugby maci izlerken cok ictigi icin daha saat 10:00da kapinin onunde cimenlerde sizmis. Onun basina da Francis`i diktik, yoldan gelen gecen bi seyini calmasin, sahip ciksin diye. O kadar!

Cicekler, hediyeler, arkadaslar, muzik, dans darken saat sabah 3:30ta komsularima soz verdigim uzere muzigi kisip partiye de burada bir son vermis olduk.

Parti boyunca tum fotograflari kendim cektim. Cunku bir daha bu kadar sevdigim insani nerde bulacagim diye, tum fotograflarda olmak isitiyorum diye tum fotograflari kendim cektim. O yuzden sag kolum hic bir fotografta yok ve yine o yuzden cehreler kesik ama kahkahalar on numara!

Ps: ne kadar eglenildigine dair ben degil fotograflar konussun!

foto 1: Ben

foto 2: Kim (Kenya), Anja (Hollanda)

foto 3: Catherine -elim, kolum, herseyim-

foto 4: Kamsum Tracey (Guney Afrika)

foto 5:Delphine (Fransiz), Michael (Kongo)

foto 6:Turklerrrrr :Mithat, Azize, Nevin, Lale, Nadia (Cezayir-Belcika)

foto 7: Sarah (Kanada)

foto 8: Christopher, Claudia (Almanya)

foto 9: Eshter (Hollanda)

foto 10: Cok kalabalikkkkk: Debbie, Mark, Alex, Abigail, Keagen

foto 11: Etienne (Guney Afrika), Andie (USA)

foto 12: Aslan DJim Rachael (Ugandaaaa!!!)

foto 13: Ben (Avustralya)

Erovizyon yarismasi gibi degil mi?????

35 comments:

TuLûAt said...

Nice güzel yıllara..

Yeliz said...

Bir iki hafta once kesfettim blogunu, yazilarin "evet evet bende, aa demek yapilabiliymus,"dedirttin :), enerjin mutlulugun, buralara kadar geldi, bizlerle paylastigin icin cok tesekkur ederim, benim afrika hayallerime de umut oldun,
yeni yasinda mutluluklar, hep guzelliklerle karsilasmani dilerim..
sevgiler
yeliz

laleninbahcesi.blogspot.com said...

nice sağlıklı güzel yıllara hep sevdiklerinizle hep dostlarınızla

FUNdy said...

Masal gibi bir cirpida anlatmissin valla...Super olmus...En cok da geleneksel 30 yas dogumgunu partisi kismina bayildim...Nice guzel 30'lara:)

Asortik Krep said...

Yılların acısı çıkmış görünüyor :))
Nice yaşlara..

elektra said...

mutlu mutlu mutlu yılların olsun dilerim:)

asya selda said...

merhaba kozandan diyeyim:):)de sanal sürpriz yapayım:)
ben kozanda öğretmenim ve senin buralarda büyüyüp oralarda olabilmen beni çok mutlu etti..
nice saglıklı,uzun mutlu ömürler dileğiyle..
sevgiler selda...

Seddosh said...

iyiki doğmuşsunuz:) sessiz sessiz okuyorum sizi:)

kumhavuzu said...

mutlu sağlıklı neşeli bissürü 30 yaşlara:)

figoltx said...
This comment has been removed by the author.
balanne melike said...

Ne güzel insanlar onlar öyle...united colours of meltems people.. kutlarım.

Tanya's said...

Çok güzel çok güzel...şahane bir parti olmuş..şahane...

Ve nice 30lara...hep 30 kalman dileğiyle..her 30unu en az bu kadar keyifle kutla e mi?

kediebru said...

Selamlar, blogunuzu yeni keşfettim. keyifle okuyorum birkaç gündür. Umarım benim yeni yolculuğum için şans getirirsiniz. :))) sevgiler kedi

kedi said...

mutlu yıllar dilemeyi unuttum :)) yüzünüzdeki gülümseme daim olsun. kedi.

Syhn said...

nice 30lara o zmn...
:)

Sarı said...

Kocaman gülücük dolu, dolu dolu nice 30lu yaşlar diliyorum. =)

JTB (JourneyToBlue) said...

harika.. harika... bayıldım. en kötü günün böyle olsun meltemcim. nice güzel yıllara dostlarınla, bol kahkahalı böyle:) sevgiler,

Ebru said...

Mutlu Yıllar.
Çok uzun süredir hiçbir blogda böyle uzun kaldığımı hatırlamıyorum. (2 saat sanırım) :) anlatımlarınız, resimler, yaptıklarınız çok güzel.

burK@ said...

nice mutlu saglikli yillar dilerim

ruhdagı said...

İnsanda benim elime davetiye geçmedi duygusu uyandırıyor. Sanki banada bir davetiye gelseydi, ilk uçağa atlayıp gidiverecekmişim gibi geldi :)

Mutlu yıllar, nice 30'lara :)

Anonymous said...

Dogum gunu kutlu olsun.

Uganda'da daha ne kadar kalacaksin?

Neden daha guzel bir ulke, mesela Tahiti, Fiji veya Cook Islands degil? Pacific cok daha uzak.

Selamlar

pigmelerle.dans.eden said...

Bakalim gelecek yilin 30u da boyle mi gececek???? Gerci gelecek yilin plani farkli: Hem burdan hem de burda bulunup da artik Uganda`da yasamayan arkadaslarla biraraya gelip Turkiye`de bir mavi tur planimiz var ama bakalim... Kismet :)

Selam Anonim,
Uganda`nin ne kadar guzel oldugu hem bir gercek hem de guzellik cok goreceli bir kavram. Sana Fiji daha guzel gelebilir, bana Uganda. Ya da en guzelinde veya en uzaginda yasama gibi bir istegim/imkanim olmayabilir, di mi? Kime gore guzel, nereye gore uzak, bunlar cok kisisel kavramlar bana sorarsan.
Ne kadar kalacagim konusunda da hic bir fikrim yok. Mutlu oldugum surece diyelim de iddiali bir yanit olsun :)

Anonymous said...

nice 30'lar olsun. yeni gordum yaziyi. horzum di mi o yayla. biz kucukken daha sansliydik (ya da sanssiz?) elektrik vardi en azindan bazi zamanlar. bir de ara sira su akardi. heyt be ne guzeldi bizim yaylamiz.

uzumgoz said...

15 gunden fazla gecmis ama olsun! dogum gunun kutlu olsun, nice yaslara...

Anonymous said...

Guzellik, uzaklik veya kavramlarin cogu cok goreceli degil. Zaten cok goreceli olsalardi, insanlar arasinda iletisim cok zor olurdu. Anlasilmaz olurduk.

Yazilarinda mutlu oldugunu soyluyorsun. Ugandada neler mutlu ediyor seni? Neler mutsuz ediyor? Hangi hayalinin pesindesin orda?

Uzakcil diye bir siir duymustum. Sanirim Hasan Huseyinin. Biliyor musun o siiri?

Dilerim sadece biraz macera degildir tum eylemin.

Anonymous said...

Ugandalilar guzel mi? Ugandali sevgilin oldu mu? Bir Ugandaliyla evlenmeyi dusunur musun? Cikolata tadinda cocuklar.

Anonymous said...

Daha nice yaşlara.Bravo.Ne de güzel yaşıyorsun. Hayallerdeki gibi.Mutlusun.Bizde yapabilsek güzel olur.Ama hem cesaret yok, hem de bir sürü düşünülecek şey var.Kutlarım.Severek okuyorum.

Oya Kayacan said...

En geç katılan ben miyim? Yine de çok eğlendim. Dilediğin kadar güzel yaşa...

Anonymous said...

Meltem,
Yazdiklarini okudum. Turkiye'de calisirken istifa etmissin ve Uganda'ya gidip, ilk once, turizm alaninda calismissin, sonra da baska bir sirkete girip calismaya baslamissin. Anladigim kadariyla is ayni veya benzer.
Uganda'nin nesi heyecanlandiriyor seni? Seni orda mutlu kilan ne? Anlamak icin kendimi zorladim ama yazdiklarindan sonuc cikaramadim. Hedefini,ne yapmaya calistigini anlayamadim. Mutsuzluklarini, hayal kirikliklarini yazmamissin. Uganda cennet bahcesi degil ya.
Tum bunlarin nedeni bir ask olmasin?

pigmelerle.dans.eden said...

Anonim,
Guzelligin goreceli oldugu konusunda anlasamadik, o yuzden diger sorularina da yanit vermemeyi tercih ediyorum izninle. Cunku ben burayi guzel buluyorum, sen Fiji adasini... Mesela Zanzibar adasina da bayiliyorum, orda yasamak istiyorum ama nasil yapacagimi henuz bilmiyorum. Fiji`de yasiyor olsam bu sorulari sormayacaktin galiba :)
Bir de burda ben bir kita, bir ulke, bir kac gezi hakkinda izlenimlerimi yaziyorum. Kendi ozel hayatim bu blogun konusu yapmamayi tercih ettim. O yuzden izninle yanitsiz birakiyorum.
Ama senin icin kisa kisa yanitlamak gerekirse, Afrika`da olma tutkusu diye yanitlayabilirim.
-Bir ask pesinde gelmedim buraya.
-Ugandali sevgilim olmadi. (Ilahi! 3 yildir kimse sormadi bunu, olmadigi cok acik galiba)
-Dogasini, havasini, insanlarini, isimi, calistigim arkdaslarimi, Afrika`nin ortasinda olup, hayrani oldugum bu kitayi rahatca gezebilmeyi, evimi, kedilerimi, kopeklerimi, ne bileyim iste su an yasadigim hayatin stressizligini, trafiksizligini, sakinligini seviyorum.
-Amacim Afrika`da yasamak, Turkiye`den cok cok farkli olan bu kitayi gezmek ve anlamak.
Mutsuz oldugum zamanlar oldu tabii ki. Hayal kirikliklari da. Insanim ben, insana has hersey benim basima da mutlaka geliyor. Ama dedigim gibi ben burda ozel hayatimi degil bir ulkeden gozlemleri yaziyorum. Onun otesi veya berisi bu blogun konusu degil.
Merakin icin ve simdiden anlayisin icin tesekkurler.

Tolga Gümüştekin said...

30 oldun mu sen yahu :))
Nice nice yıllara Meltemciğim.
Parçalı bulutlu İstanbul'dan sevgiler ;)

pigmelerle.dans.eden said...

Tolgaaaaa!
Ne guzel supriz!
Sagol arkadasim...

Anonymous said...

Africa, daha dogrusu dunya cok guzel.
Tahiti, Cook Islands, Tonga, Solomon, Fiji'nin guzel olduklarini okudum ve resimler oyle gosteriyor. Mauritius, Maldivler fena gorunmuyor.
Uganda'nin da dogasi guzel gorunuyor.
Uganda'nin insanini seviyorum diyorsun. Ama onlardan sevgili, koca yapacak kadar degil. Burda bir soru cikiyor mu karsina?

Anonymous said...

Meltem,
Yazilarini sans eseri gordum. Gazeteler yazmis hakkinda. Bazilarini okudum.
Ozel sorular sordum, ne yapmaya calistigini anlamak icin. Cevaplamasan da olur.
Anladigim kadariyla sevmissin Afrika'yi, oraya hayran olmussun ve gezip gormek yasamak istiyorsun.
Istanbulun karmasasindan kacmak istemissin. Uganda firsati cikmis. Gitmissin.
Kara Afrika'nin guzel yerleri de var. Ama cok problemli bir yer. Kurtuluslari nasil olacak kestirmek cok zor.
Oralarda kendine dikkat et. Seycheller, Mauritius, Reunion en turistik ve en guzel adalari, gezersen eminim seveceksin.

pigmelerle.dans.eden said...
This comment has been removed by the author.