Monday, July 20, 2009

Eskiler aliyorum, alip yildiz yapiyorum bazen

Hic bu kadar paylasimci bir yasamim olmamisti benim.

Devamli bir eskileri alma, eskileri verme kulturu var burada yasayan ve yerli olmayan halk arasinda. Expatler (anavatanindan baska bir yerde yasayan kimse diye cevirebiliyorum bu kelimeyi) arasindaki kadar paylasimci bir hayat daha gormedim simdiye kadar. Gecici olarak gelenler giderken diger gecici olarak gelenlere herseylerini birakiyorlar ya da satiyorlar.

Mesela 3 yilligina burda kalan Nina, Misir`a yerlesirken arabasini buraya 2 yilligina gelen Gerold`a satti. Arabayi her gordugumde Nina`nin ozlemi icimi sizlatti. Ama simdi Gerold da gitti. Arabasini kim bilir kime satti ve ben arabayi gorunce bir yerlerde sizlayiverecegim. Bu kez hem Nina`yi hem de Gerold`i ozleyip...

Kasper giderken kopeklerini baska bir expate birakti. Mango ve Posho adindaki kopekler simdi baska bir expatin kopekleri. Buyuk olasilikla o baska expat, giderken kopekleri baska bir expata birakacak. Ya da daha garibi kopekleri eve birakacak. Yani bir ev bahcesindeki kopeklerle kiralanabilir. Yani kandirabilirsin `evi tutyorsan kopeklere de bakacaksin, sen gidince de eve yeni tasinan kisi bakacak onlara` diye.

Hollandali arkadasim Esther burda bir eve tasininca evi bir kediyle beraber kiraladigini anladi. Adi bu kez Kelele (Swahili dilinde soz, kelime demek, cok konustugu icin kedinin adi Kelele kaldi) olan dunyalar guzeli, gayet evcil ve bakimli olan kedi, sanki Esther`e `Sen de kimsin? Bu ev benim` der gibi davranip keyfine gore yerlesti eve. Ama simdi Esther`in de burdaki suresi dolup bu kez calismak icin Almanya`ya gidecegi icin ve Kelele`ye de baglandigi icin bu kez Kelele`ye de Almanya yolu gozuktu.

Expatler genelde konsolosluklarda veya Birlesmis Milletler`de calistiklari icin sureleri doldugunda deniz asiri tasinma masraflari karsilaniyor. O yuzden pek cogu artik ici dunyanin dort bir yanindan alinmis esyalarla dolu evlerini hani boyle pit pit patlatmayi sevdigimiz balonlu ambalaj plastiklerine sarip ya da straforlarin icine yerlestirip goturuveriyorlar. Ama bazen oyle bir an geliyor ki dunyanin etrafinda suruklene suruklene evde dunya kadar ivir zivir esya birikmis. Hadi bakalim satis zamani o zaman! Dogru duzgun bir kanepe yaptiramayacagin Kampala`da Tayland`dan, Japonya`dan alinmis ve artik yol yapasi kalmamis envia cesit esya satisi baslar.

Daha once bir arkadasinin oturdugu evde bu kez baska tanimadik, ama mutlaka tanisilacak birini gormek anilara sadik kalmayi da alip goturuyor beraberinde. Justin`in evinde cocuklari ile oynadigim balkonunda artik Tracey, esi, kizlarive kedileri ile oturuyorum artik. Tony`nin evine de ben yerlesecegim buyuk olasilikla. Benim evime Betty tasinacak o zaman. Charlie artik Nari ile degil, Sybelle ile oturuyor. Nari`nin evine de eskiden Nina ile oturan Helen yerlesti. Sarah da artik Nari ve Charlie ile degil, benimle oturuyor. Yani her ev benim ya da hic biri benim degil. Ya da her evde yakin bir arkadasim var. Yakin arkadasim o evden tasininca da yakin bir arkadasim olacak o evde, cunku diger expatle de zaten yakin arkadas olmusumdur gide gele bu arada.

Kiyafet de oyle hic sorun degil. Siobhan giderken eteklerini Antonella`ya birakti, Patricia kemerlerini ve pantolonlarini bana. Nina ayakkabi ve eteklerini bana birakti, televizyonunu Jane`e. Valizlerde kilo limiti oldugu icin boyle seyler o kadar dogal ki…

Ev, araba, elbise, ayakkabi bir derece….

Asklarini birakanlar da var.

Her sey ikinci el…

Sevgiler de, iliskiler de.

Jenny onceden Jason ile beraberdi. Ayrildilar. Linda Jason ile beraber olmaya basladi. Jenny de Peter`a sirilsiklam asik simdi. Bir ara aralari o kadar iyi degildi, ayrilir gibi oldular, Sarah Peter`a asik oldu azcik. Ama Peter Jenny`ye geri dondu. Sarah bu askin arasina giren kucucuk bir parazit olarak kaldi. Cesur ve Zengin`i bir yil izlemezsen yani kisileri `recycle` edip edip kullanmak zorunda kaldiklari icin garip diyaloglar olusur ya… Ornek:

-Ay anne, bu cocuk bu kizin kardesiydi hani, opusuyorlaaarrrrr…

-Yok kizim. Aslinda kardes degillermis. Annesi aslinda amcasinin oglunun isim babasindan hamile kalmis o aralar.

-E bu kadin su adamla beraberdi hani… Adama obur kadinin cocugu baba diyor????

- Megersem obur kadinla adam cok kisa bir sure bribirlerinden hoslanmislar, o arada cocuk oluvermis.

-E anne ne kadar dogalmis gibi anlatiyorsun. Ben birisinden kisa bir sure ama cocuk yapacak kadar hoslansam da boyle mi anlatcan?

-Film icabi kizim bu…

-Yaaa sen oyle san!

-Ne yani? Sue Ellen gercek mi?

-Belki dunyanin baska bir yerinin gercekleri boyle. Bizde degil diye yani…

- Deme kizim! Gercekten mi????

Henuz ev devralmadim, ama ufukta oyle bir plan var.

Ev esyasinda ufak tefek devirler oldu.

En cok kitap ve baharat (Nina`dan almistim hani) devraldim

Kedi kopek devri olmadi, olmasin da. Ufaciktan beri evlat gibi baktigim Lokum, Sutlac, Moshi ve Seven`i birakmam gerekecek sartlardan Allah korusun beni.

Gonul islerinde de `geridonusum` islerine bulasmamak icin cok cok dikkatli olmak lazim.

Basindan sonuna kadar arkadasinin neler hissedip karninda kelebeklerle dolastigi anlari paylastiktan sonra gidip de arkadasin ulkeyi terkedince ayni kisiye bi seyler hissetmek ters geliyor yarimizin gul yanagini paylasmayi biz de sevmedigimiz icin galiba…

`yarin yanagindan gayri

her şeyde her yerde

hep beraber hep beraber` diyen filozoflarin, sairlerin cocugu, okuyucusu oldugumuz icin her turlu geridonusume evet, ama yarin gul yanagi haric…

6 comments:

b. said...

cok zevk alarak okudum yazini. benim evimde de hatira olarak kalan esyalar var. kimileriyle artik eskisi kadar sIk haberlesmesek bile, esyalar hala onlarin adiyla aniliyor.

ayten said...

ne guzel yazmissiniz yaa...
hakkatten oyle, ben de simdi ev bakiniyorum (bir UN satff olarak) ve aynen ayni dertleri paylasiyorum
recycle kismi haric :)

Oya Kayacan said...

Tatlı tatlı bir yazıydı. Mastika likörü eşliğinde okumama rağmen fikren (kısmen) bana dahi aykırıydı amma neyse. Ne kedimi köpeğimi bırakırım ardımda ne de sevdiğimi. Eşyalarımı dersen döke saça yaşadım hep. Şimdi deli gibi sahipleniyorum herşeyimi.

balanne melike said...

Meltem hele burayı asla bırakma kimseye..sevgiler.

Çiğdem said...

Her şey ortak yarin gül yanağından gayri... Yahu nerede duydum ben bu sözü? ;)

Meltem hakikaten kaz dağı solumuşsun sen .)

Önceki gece kulağın çınladı Memedalan köyünde. Uzağı yakın eden hatlar açıkmış demek...

TuLûAt said...

Sisteki Gorilleri terkedip dönmek de var.. Yoksa devralmak da yok..

Düşlerini yaşayan bir ulu hatuna selamlar..