Thursday, June 25, 2009

Trans-Kalahari Otoyolu


10 Ekim 2008`de baslayan Botswana ve Zambiya gezisi kadrosu soyle:
1- Gordugu herseyin fotografini cekmeye calisan, cok yasli, cok paylasimci, onceden (1970lerde) Kenya`da 3 yil yasamis, Loius adinda Hollandali bir kadin,
2- 50li yaslarda Hollandali sessiz sakin bir cift,
3- 2 Avustralyali kizkardes, Ruth ve Rachel,
4- Orta yaslarda, Isvicreli Evelyn adinda bir kadin,
5- Evelyn`in daha genc duran Fransiz erkek arkadasi Willfred
Rehberimiz bu kez Ben ve ahcimiz ise Job adinda cok sevimli iki Namibyali.

Daha once Namibya`da iki ayri grupla gezip bi suru insanla tanisip kaynastigim icin bu gezide azcik icime kapanayim dedim. Malum, 10 gundur yeni yeni insanlarla tanisinca azcik kafam doldu. Huylusu, huysuzu (ki azinliktaydi ve sadece Helen`di aslinda huysuz ve kil kelimesinin icini dolduran tek kisi) Ama Louis tatli dilliligiyle, hele de ben Afrika`da yasadigim, kaldigi, gittigi yerleri gordugum icin yan yana ama ayri siralarda koltuklarda otursak da, uyusam da dayanamayip ikide birde durtup `Mel, ben Kenya`dayken…` diye baslayan sonu gelmez (gelmezse gelmesin, o kadar tatli bir kadin ki!) anilarini anlatip gozleri isildayarak anin heyecanini hem bana hem kendisine tekrar tekrar yasatti.

Ruth ve Rachel`in bu gezideki rolleri, Namibya gezisindeki Alman seker hemsirelerin rolu ile ayni: Ilk kez Afrika`ya gelmisler ve hresey o kadar heyecanlandirip o kadar sasirtiyor ki onlari yerlerinde olmak isterdim.
Hollandali cifti cozmek o kadar kolay degil. Zaten cok fazla cozulecek bi sey de yok gibi: Gorundukleri gibi sakin, huzurlu, edepli bir cift.

Gezinin en enigmatik kisisi Fransiz Willfred… Ilk durdugumuz supermarkette bi suru bira alip sogutucuya doldurdu. Sonra da supermarketin otoparkindaki cocuklara Evelyn`in kendisi icin satin aldigi cikolatalari dagitmaya baslayinca bizim aracin onunde hafiften bir kuyruk olustu. Ben `Yapma ne olur? Cocuklari okula gitmek yerine bu marketin otoparkinda turist bekleyip dilencilik yapmaya tesvik ediyorsun` dememek icin dudagimi isirirken beyaz bir kadin hisimla bizim araca dogru gelip Wilfred`e cikismaya basladi. Kadinin sozunun ozu benim aklimdan gecenlerle ayniydi: `Iyilik yaptigini dusunuyorsun 2-3 tane fotograf cekmek adina ama kasabamizin cocuklarini dilencilige alistiriyorsun.` Wilfred ise kadinin demek istediklerini anlamaya calisacagina `Xtir git! Sana ne benim ne yaptigim?` diye kadina cikisti. Ben de korktum bu is butun gezi boyle mi devam edecek diye.

Dostoyevski demis ki: `Bir kisi, kahkahasindan taninabilir ve bir kisiyi henuz tanimadan kahkahasini severseniz, iyi bir insan oldugunu soyleyebilirsiniz.` Sevmedim! Wilfred`in kahkahasini sevmedim! Once kesik kesik disari saldigi tikanmis bir bogazdan gelen hiriltiyi sonra daha yuksek tondan bir hiriltiyla icine yine kesik kesik cektiginden midir nedir kahkahasini da kendisini de sevmedim. Ileriye dogru uzattigi boynunu da ayni kesiklikle salladigi icin de olabilir. Ya da ara sira suratina yapistirmaya calistigi ama siyrilip geri dusen gulumseyisinden de olabilir. Kiziyorum kendime boyle pesin fikirli oldugum zamanlar ama zorla degil ya??? Sevmedim!

O gun dogru duzgun baska bir aracla karsilasmadan Trans-Kalahari yolunda 600 km yol yaptik. Kah elimdeki kitabi okumaya calisarak, kah Louis`in hikayelerini dinleyerek Botswana`ya gectik.

Ghanzi kasabasindaki kamp yerimize ulastik ve hemen cadirlarimizi kurduk. Kamp yerinin banya-tuvaletine gittigimde sabun degil ama prezervatif bulunmasi AIDSin ne kadar yaygin oldugunun bir gostergesi gibi geldi bana.

Kampin arkasinda Kalahari coluna dogru acilan bolgesinde bir yuruyus yapayim dedim. Malum tum gun yolda gecti. Hayvanlarin gelip icmesi icin bir kucuk havuz yapilmis. Havuza gelen ve giden hayvanlarin ayak izleri beni azcik korkuttu ama cogu toynak seklinde olunca rahatladim. Sonra da dedim ki kendi kendime :`E Meltem simdi de iz surucu mu oldun basima?` Fazla oyalanmadan kamp yerine dondum.
Aksam Bushmen dans gosterisi olacakmis. Onu izlemeye karar verdim. Gercek Bushman neymis bir goreyim bakalim!

Foto 1: Sagdan sola Louis, Rachel, Ruth, Wilfred, Evelyn, Marian ve Ben. Fotografi Marian`in kendisi ile ayni isimdeki esi cektigi icin O`nunla sonra tanisacagiz.
Foto 2: Trans-Kalahari otoyolunda mola yaptigimiz yerde ogle yemegimizi hazirlarken.

2 comments:

GULTEINEN ENKELINI said...

Kitap yazmayi dusunuyor musun? Anlatimin cok guzel ve kimsenin satin alamayacagi anilar biriktiriyorsun...

kalemine saglik...

Dubai'den sevgiler

pigmelerle.dans.eden said...

Dusunuyorum ve hatta basladim :) Ama su aralar elim gitmiyor pek. Yazcam ama, cok kararliyim!
Dubai`ye Kampala`dan sevgiler,
Meltem