Tuesday, April 07, 2009

Beyaz Leydi (?!)


Bir gun once yapmayi planladigimiz yuruyusu yapmak uzere yine ver elini yollar, daglar derken yuruyusumuze basladik. Basladik da bize verilen rehber tazi ile keci arasi bir hiz ve ceviklikte cikinca pesinde dilimiz bir karis disarda pesinden surunmeye basladik. Manzara o kadar guzel ve garip ki kafamizi kaldirip bakmaya kalksak, rehber kayalarin arasinda yok oldugu icin yakalayabildigimiz bir yerde rica etmek istedim: `Cok hizli gidiyorsunuz, etrafa bakip iki kare fotograf cekemiyoruz.` diye. `Vakit nakittir` deyince cok sasirdik. Yavas yavas sallana sallana yuruyen rehberlere alisinca tazi rehber, bir de ustune ustluk `vakit nakittir` deyince tatilde oldugumuzu, bunun bir yuruyus oldugunu, kosu olmadigini animsatmak geregi hissettik. Dinlemedi. E dinlemeyince biz de kendi aramizda `manzaranin keyfini cikarmayi secenler` grubu kurup kendi basimiza kuru dere yatagini takip ederek yolumuzu bulmaya calistik.
Gelelim Beyaz Leydi`ye... Beyaz Leydi yine Namibya-Damaraland`daki Brandberg dagindaki kovuklardan birinde geceleyen Alman kasif ve topograf Reinhard Maack tarafindan bulunan bir grup Kaya Sanati eserinin en ilgi cekici olaninin adi. Kimin bu resmi yaptigi, ne zaman yaptigi hakkinda bi suru teori uretilip en sonunda Bushmenler tarafindan yapildigina karar kilinmis.
Maack, geceledigi kaya oyugunda sabah uyaninca duvarda bir takim cizimlere rastlayip cok etkilenmis. Cunku resim grubunda bi suru insan, antilop da varmis ama figurlerden bir tanesi biraz ilgincmis: Diger insan figurlerine gore daha uzun ve beyaz bacakli bir figur. Gerci figurun cok bariz pipisi var ama neden Leydi adini vermis onu Maack`in o anki ruh haline baglamaktan baska bir secenek yok. Torensel bir dans yapar gibi bir pozisyonda, biraz `Medicine Man` edasi var ve bacaklari ve kollari da sanki boyanmis gibi ya da bir takim aksesuarlarla suslenmis gibi beyaz. Etrafindaki oriks antiloplarindan birinin de insan gibi bacaklari var. Samanik bir toren soz konusu olabilecegi dusunulen bu sahnede toren icin oriks kiligina girmis bir insan olabilecegi gibi cizen kisinin kafasi da ruhlarla iletisime gecmek icin kullandigi maddelerden dolayi biraz donmus olabilirmis.
Resmin yasi en az 1800 yil diye tahmin ediliyor. Cunku kromatografi denilen boyada kullanilam yumurtanin beyazindaki proteinin olcmeye dayali yonteme gore 1800 yil sonra proteinden eser kalmiyor. Bu cizimlerde de protein izi kalmadigi icin en garantili soylem bu pipili Beyaz Leydi`nin 1800 yildan daha yasli oldugu.
Maack, bu erkek figurune leydi diyerek ortaligi karistirdigi gibi bir de bu Leydi`nin Akdenizli, Misirli veya Fenikeli olabilecegine dair de bazi teorilerle kendi kafasi da bayagi karisik bir sahis gibi geldi bana. Bu teorisine Fransiz antropolojist Breuil`i de inandirinca O da `Beyaz Leydi bence Giritli` deyivermis. Bilim dunyasini karistirdikca karistirmislar.
20. yuzyila gelindiginde ise beyaz bacakli `Hanimefendi`nin etraftaki diger cizimler gibi Bushmenlere ait oldugu kabullenilmis. Sit alani olmadan once gelen turistlerin cizim uzerine su dokup (Cis yapmak anlamindaki su dokmek degil haaa! Ama kim bilir???) daha rahat gormeye calismalari ile zedelenmis olsa da su an burasi da Dunya Mirasi alani ilan edilerek koruma altina alinmis. Sadece rehberler esliginde ziyaret edilen bu alan, kuru bir nehir yatagindan yapilan zorlu bir yuruyusle ulasiliyor.
Zorlu yuruyusle ulastik ve zorlu bir inisle `tavsan kac, tazi tut` tarzini benimsemis rehberimize artik donuste gereksinim duymadigimiz icin daha keyifli bir yuruyusle donduk.
Fok baliklarina ulasmak icin Iskelet Sahillerine dogru uzuuuunnnnnn –ya da uzun gorunen- yolumuza koyulduk.
Foto 1: Yuruyuse basladigimiz nokta (dagdaki renk farkliliklari degisik minerallerin varligina isaret)
Foto 2: Devrilse hepimizi linc edecek kayalarin arasinda gecti yuruyusumuz
Foto 3: Yerli dili alfabeye gecirmeye latin alfabesi yetmeyince bakin nasil bir goruntu cikmis ortaya???

No comments: