Wednesday, April 01, 2009

`Belki de su var` adinda bir yer





Namibya`da en son Taslasmis Orman`da buyulenmistik degil mi?
Taslasmis Orman`da yurudukten sonra, bir yurume maratonu basladi ki durdurabilene askolsun. Kostur kostur Damaraland`da Afrika`nin en petroglif (kayayi oyarak yapilan Kaya Sanati) yogun sit alani olan Twyfelfontein`e (ya da yerli dilinde /Ui-//aes) dogru yola ciktik. Yerli dilindeki o, / veya // isaretleri hani Tanrilar Cildirmis Olmali filminde dillerini damaklarina yapistirip sonra birdenbire serbest birakarak cikardiklari sesler vardi ya iste onlarin bazilarini anlatmak icin kullaniliyor. Hangisinin hangisi oldugunu bana anlatmak, deveye hendek atlatmaktan daha zor oldugu icin o konuyu bu kadarcik bir bilgiyle gecistiriyorum.
Twyfelfontein aslinda Afrikaans dilinde `varligi supheli cesme` ya da `belki de su var` anlamina geliyor. Nedeni ise 1946 yilinda buraya yerlesen bir ciftci, alandaki su kaynaklarinin ailesine ve cfitligindeki hayvanlara yetip yetmeyecegine emin olamayinca boyle garip bir isim koymus.
Bu kayalik sit alaninda 2000den fazla Kaya Sanati eseri var ve yuzyillardir kutsal bir alan olarak bilinip kullanildigi icin bilim adamlari degisik zamanlarda yapilan bu eserlerin yasinin 1000 ile 10,000 yil arasi oldugunu tahmin ediyorlar. Unesco tarafindan 2007 yilinda Dunya Mirasi alani olarak ilan edilen bu sit alaninda henuz boya kullanimi bilinmeden yapilmis, oyma veya kayanin yuzeyini siyirma teknigi kullanilmis. Yerlilerin bu alani cok uzun sureden beri bildigi ve fakat bu dunyadan goc etmis kutsal ruhlarin yasadigi bir alan olarak bildikleri icin alana korkularindan/saygilarindan girmedikleri ogrenilmis. Afrika`da her konuda oldugu gibi yerlinin yillardir bilip icinde yasadigi gercek, beyaz adam gorunce birdenbire adi duyulup her yil 40 000 adet turistin ziyaret ettigi, kutsalligindan eser kalmayan bir sit alani haline gelmis.
Dusunuyorum da benim icin cok ozel, kutsal olan bir alan olsa, yillarca atalarimin ruhlarinin yasadigina inandigim, benim olmasina ragmen saygimdan/korkumdan gezip dolasmadigim bir tapinagim olsa, ben ona yillarca gozum gibi baksam, sonra birdenbire birileri gelip adim adim her yerine bakip kurcalasa, ustune basmadik toprak birakmasa ne dusunurdum? Insanligin gelisimini anlama, medeniyetlerin tarih haritasini cikarma vs vs tamam ama ne dusunurdum? Bana geri ve vahsi diyenler hakkinda ben ne dusunurdum???
Kayalardaki resimlerin arasinda gergedan, fil, deve kusu ve zurafa en cok tekrarlanani. Bir rehberin dedigine gore bu cizimleri tas devrinde cocuklari egitmek icin kullanmislar. Daha acemice olan eserler ise cocuklar tarafindan yapilmis. Gercekligi suphe goturen bir teori bu ama baska bir teori de yok.
Yuruyusumuze oglenin sicaginda basladigimiz icin 1 saatlik bu gezi colde kavrulmaya donusse de 20 yasindakinden 60 yasindakine kadar herkesin tamamladigi ve sicaktan eriyerek de olsa cok keyif aldigi bir yuruyus oldu. Alman hemsireler vucutlarinda gunes yagi surmedik herhangi bir acik nokta birakmadan, bilgiye ac sevimli ve merakli gozleriyle yuruyusu tamamlarken 60 yasindaki diger Alman bayan Anna, hic gikini cikarmadan herseyi dinleyip Ingilizcesinin yetmedigi yerlerde Almanca tercume yapan diger arkadaslardan yardim aldi.
Sicaktan kayalarin arasinda saklanmis bir suru kaya faresi –hamster gibi bi sey-, kertenkele oldugu icin tirmanirken elimizi tutunmak icin attigimiz her kovuga bakar olduk. Bu kovuklardan bir tanesinde elimin tam yaninda duran kaya faresi nedense kacmayinca bir anda rehber kadincagiz –zaten tombul ve sicaktan zor yuruyor- bir ara arkasina bakinca kimseyi goremedi. Hepimiz farenin basina toplanip hic bir sekilde kacmayan hayvancagizi azcik sevdik.
Rehberimiz sicaktan bayildi bayilacak, yigiliverirse kimin tasimaya gucu yetecek derken yuruyusumuz bitti. Ziyaretci merkezinde soguk bi seyler icip dinlendikten sonra `Beyaz Leydi` Kaya Sanati yuruyusumuze yetismek uzere cabucak tekrar yola koyulduk.
foto 1: Zurafa, aslan ve antilop turlerinin cok net oldugu cizimler
foto 2: Ben Hulya Kocyigit pozunda
foto 3: Kaya Faremiz (hemen sahiplendik zavalliciga)
foto 4: Azimli grup eriyerek tirmanista
foto 5: Ayin yuzeyindeyiz sanki

6 comments:

Moldflesh said...

Beni de götürsene..

nilay said...

Son fotoğraf gerçekten ayın yüzeyinden bir parça gibi gerçekten.
Senin Hülya halindeki fotona da bayıldım. Biraz zayıflamışsınız sanki. Acaba sıcaktan mı ? :)))

pigmelerle.dans.eden said...

Moldflesh,
yolu tarif etsem, olmaz mi?

Nilaycim,
hic zayiflamadim. Insafsiz bir ahcinin elinde odun atesinde pisen mis kokulu yemeklerden uc kilo alarak Uganda`ya dondum. Begendin ya artik hep `Hulya`li pozlar veririm. :)

Moldflesh said...

Olur tabiki :), bence dünya üzerindeki en güzel şeyi yapıyorsun, biraz kıskanıyorum seni.

pigmelerle.dans.eden said...

`Kiskanmak, yapmanin yarisidir` dememis hic kimse ama deseler iyi olurmus...
Gaza gelip bir gun cantani sirtina atip yollara dusmen dilegiyle :0)

Moldflesh said...

Son bir cevap vermezsem kendimi kötü hissedicem, kutup çizgisine gittim ben gaza gelip.