Friday, March 13, 2009

Bir varmis, bir yokmus...

Bir varmis, bir yokmus, cooookkk yillar once alti cocuklu, kendi halinde bir aile varmis. Ailenin babasi kucuk bir kasabada saglik memuruymus, isi gucu cocuklarini okutmakmis. Ailenin annesi ev hanimiymis, isi gucu cocuklarinin okumasina yardim etmek ve onlara sarmalar, dolmalar, borekler yapmakmis.
Ilk bes cocuk birbirlerine cok yakin yaslardaymis. Evin annesi iki yilda bir cocuk dogururmus. Hep beraber alt alta ust uste buyumusler. Sonra ara vermisler yetti artik deyip cocuk yapmaya. Ama evin tek kizi –diger dordu erkekmis- fazla oyuncagi olmadigindan midir nedir hep bir kucuk kiz kardes hayali kurarmis.
Evin besinci cocugu o zaman onbir yasindaymis ve bir falcinin annesine `Sana son cocugun bakacak.` dedigi gunden beri kara kara dusunurmus. `O kadar kardesim var, niye ben bakacakmisim ki anneme?` diye. Cocukluk iste!
Bir gun anne, altinci cocugun da yolda oldugunu anlamis. Evin en buyuk cocugu onsekiz, en kucuk cocugu onbir yasinda o zaman. Bebege isimler takilmaya baslanmis: Tekne kazintisi, kazan dibi gibi. Garip bir heyecan varmis herkeste. En cok da o zaman onbes yasinda olan ailenin tek kizi heyecanliymis: Ya bir kizkardesi olursa???? O zaman `Aysegul Kucuk Anne` dergisindeki gibi gercek bir bebekle evcilik oynayabilecek!
Yazlari cok sicak olurmus o kucuk kasaba. Kasabadaki nerdeyse herkes bir saatlik mesafedeki bir yayladaki kucuk, tahta barakalarina tasinirmis sicak yazi atlatmak icin.
Kucuk bir vadi, icinde kucuk bir dere, derenin kenarlarindaki tepelerde tek tuk bir kac baraka.
Gece indiginde sadece cam agaclarinin dallarinda gezinen ruzgarin miriltisi, derenin yazin sonlarina dogru azalan siriltisi ve icindeki kurbagalarin senfonisinden baska hic bir ses cikmayan bir yayla burasi: Horzum… Cukurova`nin sicagindan kacmaya calisan ailelerin siginagi Horzum… Tapu derdi olmadigi, dagin basi bir yer oldugu icin, ailelerin amcalar, dayilar, teyzeler, halalar ve komsularin yan yana barakalarini cativerip yazin en sicak aylarinda kaciverdikleri yayla Horzum… Kisin kar altinda, herkesin unuttugu Horzum… Yazin coluk cocuk ailelerin kacip sigindigi Horzum…
31 Temmuz gecesi barakalardan birinde azcik telas varmis. Anne dogum sancilari icinde ama altinci cocugu dogurmanin verdigi rahatlikla, sabirla bekleniyormus dogacak bebek. Evin en kucugu o gun en kucugu olmaktan kurtulacakmis. Besinci cocuk, falcinin annesine soylediklerini animsiyormus: `Sana yaslandiginda en kucuk cocugun bakacak.` ve icinden `Bu gece bu is bitecek.` diyormus.
Sancilar artmaya basladiginda ebe cagirilmis. Ebe `Dayan` demis, `Biliyorum, kiz olacak.`
Ailede cocuk cok. Yillar sonra anneleri hamile kaldiginda utansalar mi, sevinseler mi sasirmis durumda dogumu bekliyorlarmis.
Iclerinde en heyecanlisi da henuz 15 yasinda olan ablaymis. Ne kadar cok istiyormus bir kiz kardesi olsun, ona O baksin, giydirsin, suslesin… Oyuncak bebeklerle oynama yasi da gectigi icin daha baska bir sey istiyormus: Gercek bebek… Hele bir de kiz olursa, at butun oyuncak bebekleri cop sepetine. Gerci oyle cok oyuncak bebegi de olmamis, annesinin, maharetli komsularin dikip icini pamuk doldurduklarindan baska da ama olsun.
Aksam saat onmus sancilarin basladiginda. Evin reisi de bekliyormus sabirla. Hanim icerde azcik kivraniyormus. Cocuklarin hepsi heyecanli. Ne de olsa anne otuzyedi yasinda, alisik olduklari bir yas degil bir kadinin bu yasta cocuk dogurmasina.
Saat gece yarisini bes gece bir bebek aglamasi ve ebe mujdeyi vermis: Kiz oldu!
Sevinc icinde baba, yorgun anne, cocuklar mutlu-saskin karisik…
Bebegin ismi konusunda en buyuk abi ve abla anlasamamislar. Abi Alev olsun istermis, abla Meltem… Sanki Abi `birak alev alev yaksin kavursun`, Abla da `Meltem gibi esip serinletsin` Kim bebege daha cok emek verecekse onun sozu gecmis: Meltem!
Komsular da merakla kiz mi erkek mi diye beklediginden, anneyle aralarindaki sevimli anlasma neticesinde kararlastirdiklari sekilde barakanin onundaki iki buyuk cinar arasindaki gerili ipe kirmizi bir ortu asilmisr gece yarisi. O ipe tek bir kirmizi kumas asilirsa, kiz, mavi asilirsa erkek oldugunu anlayacakmis komsular.
Sabah ipte asili kirmizi ortuyu goren komsular gozaydina gelmeye baslamislar. Abla da kucuk kizkardesiyla evcilik oynamaya… Bilmezmis o zaman bu kucuk kizin bir gun taaaaa adi bile acaip bi yerlere pigmelerle dans etmeye gidecegini, hep kucuk annesi olacak sanirmis…
Bu hikayenin devami??? Belki gelir, belki gelmezmis…Ama durun, gokten henuz uc elma dusmemis…

21 comments:

Goddess Artemis said...

Ne kadar güzel anlatmışsın Meltem! Devamını bekliyorum heyecanla... :o)

aysema said...

Hoşgelmiş Meltem Bebek, güzellikler getirmiş dünyamıza...

Kumsal said...

Meltem hiç evlendin mi?

kalderavolkan said...

Hikaye biraz bilindik ama geleceği bilinmedikmiş gibi duruyor. Devamı gelsin, evet evet mutlaka gelsin...

fish said...

meltemim meğer kazan dibiymişsinnnn ondan bu kadar tatlıymışsınnnnnn :)))))

annene bakıyo musun kıs :Pppp hayır ona göre fal baktırcam :P

Anonymous said...

istediğin zaman istediğin yer istediğin şekilde istediğin kadar mısın? iyi ki yapmışsın, canına değsin..

Anonymous said...

muhteşem. bi solukta okudum, merak ettim. devamını bekliyorum meltem:)

...bahar...

Chatty Cat said...

ne tatli bir hikaye bu böle... dilerim devamı gelir ;))

okyanus said...

beş cocuk dendiginde meltemciğin geçmişine yollculuk etceğimi biraz anladım,cukurova(adana) kısmını okuduğumda ise tamaman kanaat getirdim,ama 15 yasındaki küçük hanımı sen sanmıştım:) ki en küçük olarak sen çıktın:)

bi ailenin en küçük cocugu olmak cok cok güzel:) bunu benden iyi kimse bilemezz :p
anneciğine sen bakcaksın dimi:)

bu arada masalın,hikaye boyutu almış ,romana doğru da el uzatmış bulunuyosunn,cümleten hayırlı olsun :))

Evin Kedisi said...

Orada tanıştığın bir ailenin hikayesi mi, kurgu mu diye okumaya başladım önce, sonlara doğru bu Meltem olabilir mi diye bir soru düştü ve ardından inanamadım. Altı tane kardeş toplam!!! 37 yaşında anne olmak hem de bundan kaç yıl önce. Benim annem de beni 40'ında dünyaya getirmiş, bence inanılmaz bir şey, hele de şimdilerde 35 sonrası alınan rsikler okundukça...Kalabalık ailenin anılarını okumaya devam ederiz yazarsan, ellerine sağlık :)

bahar tümer said...

bir varmış, bir yokmuş...
meltem bebek iyi ki doğmuş,
huzurlu ailesinden mutlu bir çocuk olmuş.büyümüş, büyümüş herkesleri herşeyleri çok sevmiş.en çok ta çok çoook uzaklardaki gorilleri, kimsesiz yetimleri sevmiş...

senin için belki bir yabancıyım ama sen bizim için çok kıymetli, çok sevdiğimizsin.
çook mutlu olman dileğiyle...

bahartümer.

Mehmet Vuran said...

Bir varmış, bir yokmuş,
bu yazı çok güzel olmuş...

Nilambara said...

ben de marak etmeye başlamıştım, epeydir hiç ses çıkmayınca :)
şimdi de hikayenin devamını merak eder oldum :)
sevgiler,

uzumgoz said...

dogumgunun kutlu olsun o zaman! Ne kadar guzel bir yazi!ustuste iki kere okudum...
sevgiler!!

balanne melike said...

Meltemcim, ne o anneni de mi UGANDAYA yanına alıyorsun? Hani falı gerçek çıkarma bakımından..sevgiler anneciğininde ellerinden öperim.

Coşkun said...

Selamlar,
İki kızım var. Sizin gibi biri olmalarını isterim; Kalıplara dökülmeden, düzenin dışına akabilen...
Yolunuz açık olsun...

burK@ said...

meltem cok guzel anlatmıssın,sanki orada bende bekliyormusum gibi oldu :) sevgiyle kal

Aysin said...

:)

pigmelerle.dans.eden said...

Devami gelsin o zaman :)

Falcilara inanmamak gerektigini de anlamis oluyoruz herhalde...Anneme bu kadar uzak olup hem de ona bakmak artik hayal oldu. Buraya gelmesini cok isterdim ama saglik hizmetleri burda cok yetersiz oldugu icin cesaret edemiyorum getirmeye. Anneme bana da baktigi gibi ablam bakiyor...

Paluk abla,
tum alcakgonullulugumle kendime `olgunluk (sah?!)eseri` denilmesine de izin var. ;-p Saka, saka, abilerimi, ablami kizdirmak icin soyledigim bi sey bu! Ne haddime!

Anonymous said...

Blogunuzu daha önce ziyaret etmiştim ama kaybetmiştim şimdi yeniden buldum. Okumaya devam edeceğim. Bu yazıdan anladığım kadarıyla Adanalısınız. Yani hemşerim. Yazmadan geçemedim. Bu hikayenin devamı olmalı diyorum.Mutlu yıllar.
Yasemin

Anonymous said...

Ben almanyadan sevgi, gercekten cok guzel bir blog, eger twitter veya facebook sayfasi varsa hemen
ekliycegim.