Thursday, January 01, 2009

If only she was in my shoes: To my beautiful Nina…

-Turkcesi asagida-
You know about my close friend Nina…
While moving from Uganda and resigning from her well-paid job in the Norwegian Embassy to become an unemployed (I want to call it `free-lance` though) photographer in Cairo, Egypt, Nina gave some of her stuff to me. Funny things as she does not like to throw things in the rubbish bin and neither do I:
-Spoons,
-spices (too many of them as Egypt did not allow bringing spice to the country),
-some tshirts,
-a skirt,
-a thermometer for cooking meat in the oven,
-things to give to the orphanage like first aid materials, clothes,
-some cards coated with plastic with funny drawings on it and writing the name of the object in Kazakh language which her teacher used to teach her Kazakh language,
Firstly, we agreed that those `Kazakh` cards would not be useful for anyone including Nina. However she gets so fond of things and the memories that, she could not get rid of those cards for more than 3 years! Now that she is a fluent Kazakh speaker, she simply could not throw them thinking `what if someone someday somehow…
Anyway, as agreed, I put all those A4 size cards in the first rubbish bin I saw after I left her house as I know if I stay too long with those cards, I will end up spending the next 3 years trying to make it useful…
The shoes ended up being the most comfortable shoes I have ever had.
Now I am wearing those shoes in Namibia and wishing Nina were in her shoes! Or more correct to say, in my shoes… Well, whatever… All I wish that she were here travelling with me in this pair of shoes she gave me enjoying the simplicity and peacefulness of this country with me taking the most beautiful photos of me and Namibia…
I am missing you dearly, Nina…
Wish you were in those shoes or any shoes but travelling in Namibia with me…
Written on: October 2, 2008 Windhoek Namibia

Another wish for 2009: It is not only the journey that counts, it is also the people you travel with... People who are worth travelling with is hard to find… Please travel with the ones who are worth it and hope you have people like that in your life… Do not waste your journeys…

1. photo: Nina
2. photo: When i was in Nina`s shoes ;)

Simdi Turkce`si:
Yakin arkadasim Nina`yi taniyorsunuz…
Kampala Norvec elciligindeki fistik gibi para odeyen isini birakip da Kahire`de issiz (ben `bagimsiz` demeyi daha uygun buluyorum aslinda) bir fotografci olmak uzere Uganda`dan tasinirken, Nina esyalarindan bazilarini bana verdi. O da beni m gibi hic bi seyini cope atmaktan hoslanmadigi icin komik komik seylerdi bunlar:
-Kasiklar,
-Baharat (Bissuru hem de, cunku Misir`a baharat sokmak yasak),
-Bi kac tane tisort,
-Bir etek,
-Firinda et pisiriken kullanilan termometre,
-Yetimhaneye vermek uzere ilk yardim seti, kiyafet gibi seyler,
-Uzerinde komik resimler bulunan ve Kazak dilinde ne oldugunu yazan plastik kapli komik komik resimler –ki ogretmeni Kazakca ogretmek icin kullanirmis onlari-
Oncelile, o kartlarin Nina da dahil hic kimsenin isine yaramayacagina dair fikir birligine vardik. Ama esyalarina ve anilarina o kadar baglaniyor ki Nina, 3 yildir o kartlar oylece dururmus! Simdi Kazak dilini cok iyi konusuyor, ama yine kartlari `ya bir gun birinin isine bi sekilde yararsa…` deyip deyip atamazmis.
Herseyse… Anlastigimiz uzere evinden cikar cikmaz karsima cikan ilk cop kutusuna kartlari attim. Aslinda o kartlar azcik bende kalsa, ben de baglanip bir gun bir yerde ya isime yararsa diye, bir 3 yilda bende kalir diye atamamaktan korktum. …
Verdigi ayakkabilar hayatimda sahip oldugum en rahat ayakkabilar oldu.
Simdi o ayakkabilar Namibya`da giyerken keske Nina kendi ayakkabilari icinde* olsa diye dusunuyorum! Ya da daha dogrusu benim ayakkabilarimin icinde olsa… Her seyse… Dilegim keske benim yanimda bana verdigi ayakkabilarinin icinde kendi olsaydi da benimle beraber bu ulkenin basitliginin ve huzurunun keyfini beraber cikarirken hem Namibya`nin hem de benim en guzel fotograflarimizi cekseydi…
Seni cok fena ozluyorum, Nina…
Keske bu ayakkabilarin veya herhangi bir ayakkabiyla Namibya`yi benimle geziyor olsaydin…
Tarih: Ekim 2, 2008 Windhoek Namibia

2009 icin bir dilek daha: Aslinda onemli olan sadece yolculuk degil. Kiminle yola ciktiginiz da onemli... Beraber yola cikilacak insanlari bulmak, cok zor hayatta… Lutfen buna degen insanlarla yola cikin ve umarim hayatinizda boyle insanlar vardir… Yolculukarinizi bosa harcamayin…

*Aslinda Ingilizcede `birinin ayakkabilari icinde olmak`, kendini onun yerine koymak anlamina gelen bir deyimdir. Ama benim burdaki kullaninim, fiziksel olarak `kendi ayakkabilarinin icinde olmasi` durumu.

**Bir de az once Kahire`den aglayarak aradi... Cok hosuna gitmis de bu yazi :`)

9 comments:

ert said...

"2009 icin bir dilek daha: Aslinda onemli olan sadece yolculuk degil, kiminle yola ciktiginiz da onemli... Beraber bir yola cikilacak insanlari bulmak, cok zor hayatta… Lutfen buna degen insanlarla yola cikin ve umarim hayatinizda boyle insanlar vardir… Yolculukarinizi bosa harcamayin…"

Demeyle oluyormu ki Meltem, insan düşe kalka öğreniyor hayatı tıpkı kazık yiyerek insanları tanıdığı gibi.

ert said...

"2009 icin bir dilek daha: Aslinda onemli olan sadece yolculuk degil, kiminle yola ciktiginiz da onemli... Beraber bir yola cikilacak insanlari bulmak, cok zor hayatta… Lutfen buna degen insanlarla yola cikin ve umarim hayatinizda boyle insanlar vardir… Yolculukarinizi bosa harcamayin…"

Demeyle oluyormu ki Meltem, insan düşe kalka öğreniyor hayatı tıpkı kazık yiyerek insanları tanıdığı gibi.

sude naz'ın annesi said...

tesadüfen gördüm sizi..birçok insanın hayal edipte birtürlü yaşayamadığı hayat..hayal,özgürlük herşey aslında..benim yaşamak istediğim yerdesiniz..abimde afrikada yaşıyor..ve bende en kısa zamanda gelmek istiyorum..sevgiler...

sude naz'ın annesi said...

birçok insanın yaşamak istediği bi türlü cesaret edemediği özgürlük..sizi tesadüfen gördüm..yaşamak istediğim ülkede abimden sonra sizi gördüm mesela..en kısa zamanda bende gelmek istiyorum oraya..sevgiler..

UÇURTMA:) said...

Herseyse… Anlastigimiz uzere evinden cikar cikmaz karsima cikan ilk cop kutusuna kartlari attim. Aslinda o kartlar azcik bende kalsa, ben de baglanip bir gun bir yerde ya isime yararsa diye, bir 3 yilda bende kalir diye atamamaktan korktum. …
Bu paragraftan çok etkilendim.Bazen başkalarının hatıralarına kendi hatıralarımız gibi sarılıyoruz. Farkına bazen varıyoruz bazen de varamıyoruz.

dharma said...

Sevgili Meltemimcim,
Nina da sana sahip olduğu için o kadar şanslı ki! hem artık ayakkabıları senden olduğuna göre gezdiğin, gittiğin yerlere ondan bir parça da götürüyorsun, onun ruhuna da ışıltılar yolluyorsundur! Ne güzel:)
Yeni yıl dileklerin için kocaman teşekkür ederim!!
Yepyeni yılın kutlu olsun ugandalı'm!!
Öpücükler
Ayşecin Gökçecin

balanne melike said...

Yolculuğun en önemlisi hayat yolculuğu, yanyana yürüdüğün insan her zaman en az nina gibi olsun...sevgiler

pigmelerle.dans.eden said...

Ert,
Haklisin...
...da bana bazen biliyormusuz da cok fazla iyi niyetli davraniyormusuz gibi geliyor.

Aysecim, Gokcecim,
ben senin iyi niyetlerine ne diyeyim??? Beni simartoorsun!!!

sude nazin annesi,
bi geliver, bi bakiver...
icinde kalmasin.

Balannem,
kartim geldi mi?

pigmelerle.dans.eden said...

Ucurtma,
Yeni seyler almaktan cok eskilerden bi sey yapmak merakim beni nereye kadar goturcek bilemiyorum...

`Eskiler alıyorum
Alıp yıldız yapıyorum `