Friday, September 26, 2008

Ben gidiyorum...

















1 aya yakin bir sure yazamayacagim.
Malum, Bushman olacagim Kalahari colunde...
Herkese `iyi bayramlar` diycektim ama vazgectim...
Gunumuz degil, omrumuz bayram olsun!
Ben gidiyorum...

Thursday, September 25, 2008

Zambia Zambia Duy Sesimiziiiii...



Pasaportum hani Guney Afrika`da tanimadigim ve gormedigim birinde 4 haftadir... Hani o biri -Annemarie- hayatinin en zor vize ugrasini verdi safari isinde simdiye kadar... Botswana, kalacagim kamp yerinden bile belge istedi gercekten bu Turk nerde kalacak diye. Nerede kalacagim??? Okavanga Deltasinda, Kalahari colunde, ne bileyim bir yerlerde kalcam ama ben de bilmiyorum ki!


Neyse uzatmayayim lutfen: Bilet alip vizesiz mizesiz yola cikmak uzereyken, tam umitler kesilip pasaportum bana iletilmek uzere ucaga verilecekken , Annemarie`nin son atagi ile pasaportuma bir vize damgasi daha vuruldu: Zambia isi de tamamdir.


Tum kart icin adres veren arkadaslar, hepinize su yukardakine benzer kartlar atacagim ama adresler gorunmesin diye hepinizin mesajlarinizdan adresler ve pozitif enerjiler alindi, gerisi reject edildi.


Cok tesekkur ederim...


Bakalim beni Namibia`nin collerinde, Botswana`nin deltasinda, Zambia`nin selalelerinde neler bekliyor??!????

Zambiya Zambiyaaa, duy sesimiziii...

Fotograf: http://www.wayfaring.info/search/Africa/page/8/

Monday, September 22, 2008

Gerisayim basladi


Bugun 22 Eylul...
29 Eylul`e ayirttigim bir Entebbe-Johannesburg-Windhoek (Namibia) biletim var.
30 Eylul`de sabah baslayan bir safariye niyetim var.
Ama pasaportum henuz yok. Olsa bile faydasi yok, henuz icinde hic bir vize yok. Gicir gicir :(
Safari icin -Namibia-Botswana-Zambia safarisi icin- vize basvurusu yapali 17 gun oldu, henuz tik yok hic kimseden.
Yavastan umidimi kaybetsem mi acaba diyorum ama icim elvermiyor.
Cantalar, fotograf makinesi ve aksesuarlari hazir. Ben hazirim. Ama vizeler degil.
Bana sans dileyin, 4 gun daha haber cikmazsa bu is yatar ve en erken bir daha 6 ay sonra tekrar bu safari isine girisebilirim... Eger vizem geri cevrildi diye bir daha islem yapmayi reddetmezlerse... Ya da belki ben su an haberim olmadan Zambia`dan sinir disi edilmis olabilirim Ali -Turafrika Ali- gibi :)
Gidecegime inananlar buraya bir adres birakirlarsa, -comment icinde birakabilirsiniz, yayinlamayacagim- onlara bana inandiklari icin su yukarda gordugunuz meshur, dunyanin en buyuk kumulu olan Namibia kumullarinin kartpostalini Namibia`dan gonderecegim...
fotograf: benim degil :(

Tuesday, September 16, 2008

Afrika`da Zaman


Hani daha once saatimi cok begenen bir Ugandalinin beni bayagi dusunduren bir sozunu yazmistim: `Madam, saatiniz cok guzelmis, ama sizin saatiniz, benimse vaktim var!` Dusununce vaktimin olmasini saatimin olmasina tercih ettigimi, zaten bunun icin burda oldugumu anlamam uzun surmedi tabii ki…
Burda bir tane buyuk saat kulemiz var, etrafinda da koca bir meydan… hani boyle merkezi bir alanin ortasinda, ne taraftan bakarsan gorunsun diye dort tarafinda kocaman saatler olanindan. Dort yanindaki dort saat de birbirinden ayri saatler gosteren bir saat kulesi ama!
Kralica Elizabeth hediye etmis zamaninda ama yilda bir kez Ingiliz bir `saatleri ayarlama enstitusu` mezunu gelip ayarlarmis saati, bakimini yaparmis. Malum, sicagin altinda herseyin ayari bozulabilir. Ondan sonra bir yil sonraki ayarlamaya kadar ileri mi gider, geri mi kalir, Allah`a emanet!
Haa, bir de cok ilginc bir saati soyleme yontemleri var, cok dikkatli olmak gerek. Yarin saat 6`da ucagim var, 2 saat once gel beni al dediginiz taksi soforu, sizi oglen 12`de ucaginiz var sanip sabah 10`da almaya gelebilir! Nedenine gelince: Ekvator uzerindeyiz burada ya gunes tum yil sabah 7de dogar, aksam 7de batar. Uzama kisama o kadar az ki yok sayilir. Geceler 12 saat, gunduzler 12 saat. Bu yuzden gunesin dogdugu ani, saat 1 olarak alip saymaya baslamislar. 12ye kadar gidiyor gunduz saati. Aksam saat 7 oldugunda ise aksam saat 1, yani karanligin 1. Saati.
Mesela sabah 1 demek aslinda bildigimiz sabah 7. Sabah 4 demek bizim sabah 10. Tum Kenya ve Tanzanya`dad a saatler boyle soyleniyor.
Simdi bu kadar karisiklik yetmezmis gibi bir de zaman konusundaki kaygisizliklari eklenince, isler Arap sacina donuyor.
`Simdi geliyorum` demek su an ve onumuzdeki 2-3 saati kapsayan bir zaman diliminde gerceklesebilen bir gelme eylemi olabilir. Bir keresinde –bana oldu yoksa inanmazdim- `simdi geliyorum ` lafi 3 gunu gecen bir gelme islemine donustu. En sonunda aradim `Gelme` dedim, ` ama simdi geliyordum` demez mi? Iyi ki gelmedi, cok kotu olacakti!
Aslinda yasam sekillerini dusunursek, pek de haksiz sayilmazlar. Hergun fezaya fuze ya da maymun gondermiyorlar ki naklen yayinla, bu kadar dakik olsunlar, dakika saysinlar???? Hepsi tarim iscisi. Bir tohumu ha bugun ekmis, ha yarin. Yeter ki yagmur mevsiminden once ek ki yagmurlar yagmaya basladiginda urun ciksin. Zaten tum yil sicaklik ayni oldugundan ve topragin bereketinden ayni tarladan ayni urunu bir yilda 4-5 kez almak mumkun. Ha bugun ekmisim bu tohumu ben ha gelecek hafta… Yagmur bir baslasin bir haftada hersey diz boyu!
Bir keresinde bir Turk geldi, deri ihracati yapmak icin. Benden rica etti: Bir haftada ben mallari toplayip gidecegim, bir araba kiralamak istiyorum, yardimci olabilir misin diye… Dedim ki:``Cok iyimsersin ama burasi Uganda. Bir haftada istedigin kadar keci derisini kimse bir araya getiremez. Bu isin lojistigi asar buranin hizini. En iyisi bu kadar zaman –ki 1 aydan uzun surer demistim- araba kirasi odeyecegine bir araba satin al, giderken satarsin.` Begenmedi fikrimi, ben de ona koktakt numaralari verdim araba kiralamasi icin ama 3 hafta kadar sonra altinda bir araba gordum, satin almis! Giderken, 1.5 ay sonra satti da giti, zarar da etmedi!
Burda isler teslim tarihinde degil, bitebildigi zaman bitiyor. Simdi, bir hafta sonra, 2 hafta sonra vs bunlar burada anlamini yitirmis zorlama zaman soylemleri… Bu tarihleri zorlamak ise kendi aklima zarar…

Wednesday, September 10, 2008

Misafir Var: Turafrika ve Ali Eric





Bir onceki vize maceramla ilgili olarak Ahmet, bir arkadasimin basina gelenleri http://www.turafrika.com/ dan bulmus ve bana linkini gondermis. Ben de o yaziyi ve yazinin kahramani Ali`yi buraya misafir etmeye karar verdim. Ali, benim buraya ilk misafirim ama o olmazsa kim olacak ki?

Ali Eric, Turkiye`den evinin kapisindan yola cikip Guney Afrika`ya kadar bu yolculuk icin ozel olarak yaptirdigi arabasi ile yolculuk yapan bir arkadasim. Arkadasim diyorum cunku Uganda`ya geldiginde beni buldu, bulustuk ve Kampala`da uzun sure mecburen kalmasi gerekti. Tum ekipmani -laptop, fotograf makinesi vs- Uganda`da hic beklenmedik bir sekilde calininca bir sure bilgisayar bayiiligi yapan arkadaslarimla laptopunun pesine dustuk. Cok yaklastik ama kacirdik. O yuzden arabasini bize emanet edip Turkiye`ye donup hepsini yeniden satin almak zorunda kaldi :(

Ali`den alintilar:
`Neleri kaçırdım?
Seyahatim, çoğunlukla başta planladığım rotayı takip ederek geçmekle birlikte, öngörülenden ufak tefek sapmalar da olmadı değil; ta ki Zambiya sınırına kadar. Zambiya sınırından "sınır dışı" edilmemden sonra rotamın kalanı, sapma miktarı "ufak tefek" sınırlarını fazlasıyla zorlayıp, "B planı"na uygun devam etti. Bu yüzden -tabii- Zambiya, Zimbabwe, Botswana ve Namibya tümüyle program dışı kaldı.Bu ufaklı büyüklü program değişiklikleri sonucu, "görülecek yerler" listesinde yer alıp da göremediğim bazı yerler oldu tabii. Sudan'daki hırsızlık olayı yüzünden ortaya çıkan gecikme nedeniyle programdan çıkardığım Omo Vadisi (Etiyopya) gibi, Zambiya'ya girememem sonucu oluşan program değişikliği sebebiyle gidemediğim ve gerçekten görmeyi çok arzu ettiğim Viktorya Şelalesi (Zambiya ve Zimbabwe), Kalahari Çölü (Botswana), Okavango Nehri ve Deltası (Botswana), Namib Çölü ve İskelet Sahili (Namibya) gibi... `

Farkinda misiniz baltayi tasa vurmusum? Ali, bir tek Botswana, Zambia ve Namibia`yi kacirmis vize zor diye, ben de tam oralara gitmeye calisiyorum... Durun daha bitmedi, Zambia sinirinda yasadiklari var:

`Bu aşamada herkes, "Gelecek yazıda Zambiya'da buluşmak üzere..." falan gibi bir final bekliyor değil mi? İşte öyle bir final olamıyor maalesef. Daha doğrusu, Malavi'den çıktıktan sonra eğer Zambiya'ya girebiseydim olacaktı da... Ama öyle olmadı. Yani, ben Malavi'den sorunsuz çıktım ama, Zambiya'ya giremedim. Ya da Zambiya'ya "girmediğimi" düşünüyordum.
Zambiya sınırna geldiğimde, Zambiya pasaport polisi pasaportumu evirdi, çevirdi, sayfalarını karıştırdı. Anladım ki vize arıyor. Ben hemen duruma müdahale edip, vizemin olmadığını ve sınırda alacağımı söyledim. Elimdeki iki kitap da, Zambiya için vizenin sınırdan kolaylıkla alındığını söylüyordu. Ama Türkler'in de bulunduğu bir grup ülke vatandaşları için uygulama farklıymış ve bizler vizeyi sınıra gelmeden önce almalıymışız. Bu durumda, benim de vize başvurumu, Lilongwe'deki (Malavi'nin, yani artık "terketmiş" olduğum ülkenin başkenti) Zambiya Yüksek Komisyonu'na (Zambian High Commission) yapmış olmam gerekirmiş. Bunu sınırda öğreniyor olmam benim kabahatim tabii. Aslen, bir ülkeye girmeden önce, o ülkenin -bulunduğum bir önceki ülkedeki- temsilciliğine gidip vize durumunu soruşturmam gerekirdi ve bunu Zambiya için de, Lilongwe'de yapmalıydım. Ama, şu ana kadar -Türkiye'den vizesini almış olduğum ülkeler dışındaki diğerlerine- hep sınırda vize alarak girebildiğim için, direk sınıra yönlenmek bende artık bir alışkanlık haline gelmişti. Neyse! Yapacak birşey yok ve geri döneceğiz. İşin problemli kısmı, Malavi'den çıkmış olduğum için yeniden "Malavi'ye girmem", yani vize ve triptik işlemlerini yeniden yapmam gerekiyor. Ne yapalım! Akılsız başın cezası... Ama, bu kadarla kalmadı iş. Dedim ya, ben daha Zambiya'ya girmediğimi sanıyordum ama, sınır görevlileri öyle düşünmüyorlardı ve benim için bir "sınır dışı edilme" belgesi düzenlediler. "Hop yahu! Ne oluyoruz?" derken bunu bir de imzalamam için önüme koydular. İmzalamazsam pasaportuma el koyacaklar. Sınırdan daha girmediğimi, dolayısıyla sınır dışı edilmemin de söz konusu olamayacağını söylediysem de, bunun normal prosedürleri olduğunu belirttiler. Mecburen imzaladım tabii ama, belgenin bir kopyasını da istedim, "ibret-i alem" olsun diye. Vermek istemediler; sonunda ben "imzalamayı", onlar da belgenin bir kopyasını bana vermeyi, karşılıklı kabul ettik. Hayatımda ilk defa bir ülkeden sınırdışı ediliyordum. Söylene söylene Lilongwe'ye geri döndüm. Saat 16:55'te Lilongwe'deki Zambiya Yüksek Komisyonu binasının önündeydim ama, mesai saat 16:00'da bitiyormuş. Ve günlerden Cuma. Yani Pazartesi'ye kadar Malavi'de "çakılıyım". Pazartesi'ye kadar diyorum, sanki bir günde vize alacakmışım gibi. Korea Garden Lodge'a dönüyorum kös kös. O akşam ne yapacağıma karar vermek için erkendi; hem gergin olduğum için sağlıklı düşünemiyordum, hem de vize işleminin ne kadar süreceği konusunda bir fikrim yoktu. Bana "bir hafta sonra gel" derlerse bekleyecek miydim, bilemiyorum. Kaldı ki, "sınırdışı" edildiğim bir ülke bana vize verecek miydi, bu da meçhuldü. Her ne kadar sınır görevlileri bunun gerçek bir sınırdışı işlemi olmadığını söyleseler de... Neyse! `

Devamini www.turafrika.com dan okursunuz artik.
Ali`ye bir email yazdim simdi, O`na Botswana, Namibia ve umarim Zambia`dan kart atacagim adresini gonderince. Bu ne inattir, bu ne umursamazliktir, ne zaman bir Turk girebilecek bu Zambia denen memlekete? Allah bilir kac yil once kimden bakip bu vizesiz giremeyenler listesine Turkiye`ye ekledilerse, bir diplomatik temas olmadigi surece de boyle kalacak. Ve biz giremedigimiz ulkeden sinir disi edilmeye devam edecegiz.

Ali`den son alinti (Neleri Kacirdim`la beraber okunmasi lazim)
`Neleri "yakaladım"?
Zaten programımda da yer alan Palmira (Suriye), Petra ve Wadi Rum (Ürdün), Batı Çölü (Mısır), Lalibela (Etiyopya), dağ gorilleri ve Virunga Dağları (Uganda-Ruanda), Serengeti (Tanzanya), Zanzibar Adası, Kruger Milli Parkı ve Agulhas Burnu/Afrika'nın Dibi (Güney Afrika Cumhuriyeti) seyahatimin en can alıcı ve etkileyici duraklarıydı. Ama, bütünü büyük bir keyif veren seyahatimde tanışma şansına eriştiğim insanlar da -bence- "yakaladıklarım"ın arasında en önemlileriydi. Seyahatin kısa bir bölümünde birlikte olduğumuz Chris ve gözümde büyüyen Wadi Halfa beklemesini keyifli bir dinlenmeye çeviren Nando, Hartum'da tanıştığım ve bana sıkıntılı zamanımda yardımcı olmak için çırpınan Mehmet, Uganda'daki Ferrari'sini satan Meltem, Barış ve diğerleri... Hepsiyle halâ haberleşiyoruz, görüşüyoruz. `

Ilgili linkler:
http://www.turafrika.com/
http://www.turafrika.com/uganda4.htm
http://www.turafrika.com/malawi2.htm
Fotograflarin tamami Ali`nin, en alttaki ise son hedefe ulasmanin mutlulugu ile dolu bir an: Afrika`nin en alt ucuna ulastiginda...

not: Az once Ali`ye bir sms attim, `Seni benim blogta pigmelerle dans etmek uzere misafir ettim haa!` diye. Yanit dunyanin baska bir ucundan geldi: `Avustralyadayim ama pigmelerle dansa da bayilirim. ` :)

Wednesday, September 03, 2008

Namibia-Botswana-Zambia, Hirs-Azim-Istek


Hani bu yil daha cok gezilecekti ya… Gezilecek o ayri ama Turk olmanin dayanilmaz neyini desem bilemiyorum, ama kisaca dayanilmazligini diyeyim geceyim Afrikanin gobeginde bile hissetmek beni fazlasiyla yordu, yormaya devam ediyor…
Yillardir yapmak istedigim bir Botswana gezisi hayalim vardir. Turkiyedeyken planlamistim, tam gidecektim ama hani su meshur develuasyonlardan birisi daha gerceklesmis ve bir kac aya kalmadan isten cikarmalar, ekonomik krizlerin gelecegini anlayinca bu sevdadan vazgecip safari ucreti `ya issiz kalirsam paranoyasi` hesabima aktarilmisti.
Neyse, simdi buradayim ya, tam Afrikanin ortasinda bi yerde… Oraya da gideyim, buraya da gideyim denilebilecek bir yer hani. Dogum gunu yazimda da kendime soz verdigim uzere yogun bir plan yapma surecine girdim. Istikamet: Namibia, Botswana ve Zambia!
Namibia`da Iskelet Sahillerine gidilecek, Kalahari colunde Bushmenlerle aylaklik yapilacak, Hima kabilesi gibi camura bulanilacak, kumullarda surf yapilacak…. Botswana`da Okavanga deltasinda kuccucuk bir kanoya binip deltada kaybolunup gece kucuk bir ada uzerinde yildizlara bakilip uyunacak… Zambia`da dunyanin yedi harikasindan Victoria Selaleleri uzerinde kucuk bir planorle uculup kac tane gokkusagi oldugu sayilacak….
Bir bucuk ay boyunca safari plan program arastirmasi yapildi, yorgunluktan olundu, bitildi, gozler sasi oldu, daha once gidenlere soruldu vs vs derken karar verildi, 22 gunluk Bir Afrika Destani isimli tura katilacagim Wild Dog Crazy Kudu safari firmasi ile.
Bu kez de viza isleri var tabii ki. Namibia vizesini safari firmasi halledecek, Botswana ve Zambia`nin Uganda`da konsoloslugu yok ama Namibia`dakilerin telefonunu aldim, gelince halledebilir miyiz diye. Problem yok dediler. Botswana, Namibia vizesini aldiysam bir gunde Botswana vizesi alabilecegimi, Zambia da sinirdan alabilecegimi soyledi. Tamamdir!
Tam safari firmasina odeme yapacagim gun sabahi, iskillendim. `Ben Turkum, bu kadar kolay olmamali hersey` diye. Tekrar aradim hem Botswana, hem Zambia konsolosluklarini, tam bir bastan asagi kaynar kazanlar olayi!!! Ikisi de demesin mi `Kim bilgi verdiyse yanlis vermis, yok oyle bi sey. Botswana vizesi iki haftada, Zambia vizesi 3 haftada cikar` diye! Benim safari grubu 2 hafta sonra yola cikiyor ama!!!
Tabii ki odemeyi yapmadim bu durumda. Botswana Konsoloslugundaki kiz bana gerekli butun belgeleri fakslayacagini, onlari doldurup geri gondermem gerektigini, Namibia`ya gelince de kendisini gormemi soyledi. Yassasin! Cok sevindim once ama belgeler bi turlu gelmiyor. Her gun ariyorum: `Lovisacigim, hani gelmedi belgeler?` `Aaaaa, gelmedi mi? Dur simdi gonderiyorum!!!` Bir hafta boyunca her gun ayni diyalog yasandi. Gondermiyor! Deliriyorum gibi oluyorum ama deriiinnnnn zen nefesleri almaya calisip `ya allah` deyip bir daha ariyorum, yok! Belgeler gelmiyor, Lovisa saskin, diyalog ayni!
Zambia`nin en yakin konsoloslugu Kenya`da. Telefon numarasini buldum, ariyorum, `bu telefon numarasi degisti` diyor. Devamli diyor! Kenya`nin Bilinmeyen Numaralarini ariyorum, ayni numarayi veriyorlar. Neyse, Kenya`daki bir arkadasim numarayi buldu, aradim, `gel basvur` diyor. E gidip basvursam cikacak mi hemen ki? Hayir, uc hafta! E ben uc hafta ne yapacagim Kenya`da? Isim var, gucum var! O zaman formu doldur, (Zambia`nin baskenti) Lusaka`ya faks cek. Eeee, sonra ne yapacagim? 3 hafta bekle… Devamli bir uc hafta bekle kismi var, bi tek onu anliyorum aslinda. `Formu ineternetten gonderseniz` dedim, olmazmis, orjinal belgeymis, orjinalini doldurmam gerekiyormus.
Kenya`daki arkadasim –hani gecenlerde ziyarete gitmistim- sayesinde belge Zambia Konsoloslugundan alindi, Ugandaya bana otobusle gonderildi. Meshur orjinal belgeyi bir gordum, yeminle soyluyorum fotokopi! Yani bana email etse ya da faks cekse, ben burdan daha guzelini print ederim.
Tabii tum bunlar olurken Zambia bir de demesin mi Zambia vizesi icin pasaporttan iki sayfa gerek diye. Benim pasaportta kalmis 4 sayfa! Bir de tum bu islerin arasinda pasaportu DHL ile Kenya Konsolosluguna gonderip yenilettim!
Bu kadar caba sonunda bayagi bir enerjim gitti ama asla yilmiyorum, Evliya Celebiyi aklima getirip `Seyahat ya Resulullah` deyip hirs-azim-istek uclusu ile her sabah baska bir yol denemek uzere `nasil nasil nasil` diye dusunerek ise geliyorum…
Bir Turkun seyahat etmesi Afrika`da bile ne kadar zor!Butun arkadaslarim istedikleri zaman istedikleri ulkeye gidiveriyorlar, ben –Turk, potansiyel terorist- nereye gitmeya kalksam `Halt!`
Aklima bir fikir geldi: Daha once yazisip da turuna katilmayi reddettigim bir safari firmasi vardi Guney Afrika`da, ordaki kizla –Annemarie- cok guzel guzel yazismistik, turuna katilmaktan vazgecip rezervasyonumu iptal ettirsem de severek ayrilmistik. O, onlarla safariye gitmem durumunda tum vizelerimi alcakti Guney Afrika`dan, orda tum konsolosluklar var. Ona bi email attim, ne kadar uzgunum, bi vize alamadim, yeni safari firmasi da hic yardim etmiyor falan… Bana demesin mi belgelerini tamamla, bana gonder hepsini vize basina 70usd karsiliginda bizim firma alir diye!!!! 3 vize 270 usd, viz gelir tiris gider, 9 Eyluldeki safariyi kacirdim ama safari firmasinin 30 Eylulde ayni safarisi bir daha var, bari onu yakalayayim!
Bir de tum bu dertlerin arasinda bir de mevsim problemi var. Ekim sonu Namibia ve Botswana`da yagislar baslayacak. Ama oyle boyle yagmur degil, 6 ay surecek… Kurak mevsimin sonu vahsi hayatin az kalan su baslarinda toplastigi zamanlar oldugu icin en guzel zamanlar. Uzun lafin kisasi bu son 30 Eyluldeki tura gidemezsem –safari firmasinin onceden belirlenmis hareket tarihleri var- 6 ay beklemem gerek! Ne hos!
Belgeleri ve pasaportumu yine sagolasi DHLe verdim, Guney Afrikadaki bir arkadasima-Iain- gonderdim, iletmesi ve parayi odemesi hem de aslinda gercekten Annemarie diye birisi var mi, hem de Annemarie beni sahipsiz sanip da papaportumu ve verecegim parayi abuk subuk islerde kullanmasin diye…
Dun Iain pasaportumu , parayi ve belgeleri Guney Afrika`daki Annemarie`ye teslim etti. Tur 30 Eylul`de. Bekliyorum.
Iain`e bir email gonderdim: `Do you think I will ever see my passport again?` (sence pasaportumu bi daha gorebilecek miyim?)
Yanit geldi: `We shall see???*` ( Gorecegiz???)
Bana sans dileyin!
*burada aslinda cinas yapti bana `gorecegiz` derken. Yani hem `evet, pasaportunu gorecegiz` hem de `bilmem, zaman gosterecek` gibisinden.
**Fotograf Aardvark safari firmasinin bir fotografi. Bir onceki entryde oldugu gibi bi gideyim, kendim cektiklerimle degistircem.