Monday, November 03, 2008

Evim Kinship House oldu dun



Uzun suredir Yetimhanedeki cocuklari evime cagirmayi hayal ediyordum. Cunku ziyaretlerine gittigim zaman
-Sister Marutam, senin evin nerde?
-Sister Maltum, evinde kac oda var?
-Sister Melutam, kim kaliyo seninle evde?
-Sister Mertem, kopeklerin ne renk?
-Sister Meltam, ben burdan yurumeye baslasam ne zaman senin evine ulasirim?
gibi nasil yasadigima dair binlerce soru soruyorlardi. Ben de onlara soz vermistim, bir gun evime goturecegim size diye. Hem Aylin (http://goddess-artemis.blogspot.com/) de bana cizgi film DVDleri vermisti, cocuklara izletmem icin, o emaneti de iletmis olacaktim.
Bir suredir bu plan gecikti ama devamli Demokles`in kilici gibi tepemde hissediyorum verdigim sozu. Gecen Cuma gunu birdenbire karar verdim, Ben`i –yetimhanenin kurucu olan Ben Amca- aradim `Pazara cocuklari bana getirebilir misin?` diye. Cok sevindi, ben daha cok sevindim.
Menu, cocuklarin deli gibi sevdigi bir menu olacak: Tavuk ve patates kizartmasi. Tavuk, Uganda`da kirmizi et ve baliga gore cok pahali. Yani cok fantastik bir yemek! Hani cocuklarla kurban bayraminda veya baska bir amacla kurban kestigimizde veya sadece parti yapip eglenmek icin beraber kirmizi et yedigimiz oldu ama tavuk felaket bi sey benim cocuklar icin. Patatesi de bu kadar cocuga kizartmak zor oldugu ve kizartma icin kullanilacak yagi dusunursek pahaliya geldigi icin yiyemiyorlardi.
Pazar sabahi geldiginde uzuntuden aglayacaktim nerdeyse pencereden bakinca. Oyle bir bulut toplanmis ki gokyuzune simsiyah! Felaket bir firtina kopacak! `Eyvah!` dedim, `Cocuklar suyun, selin, camurun icinde kalacak!` Evden cikarken yagmur damlalari dusmeye basladi, Ben`i aradim ne durumdasiniz diye, `simdi cikiyoruz, matatu (dolmus) bekliyoruz.` dedi. Yetimhanenin yollarini dusundum, camurunu, topragini, selini, ne kadar temiz giyinmis ve hevesli olduklarini dusundum cocuklarin, ne olursa olsun o yolu bi sekilde geleceklerini de biliyorum. Ertelesem daha cok uzulecekler!
Son alisverisleri, icecekleri, plastik tabak vs aldim marketten ama arabaya binene kadar siriksiklam oldum. Hatta cantami market alisveris arabasinda unutmusum karmasadan, birisi getirdi. O kadar siddetli ki yagmur, arabayi kullanirken bile korkuyorum ama bulusma noktasina giderken gozlerim doldu artik `Cocuklarin sansina bak, hava berbat` diye.
Bulustuk, yagmur biraz hafifledi, 5 tanesi matatudan atlayip benim arabaya bindiler, yavas yavas gitmeye basladik. Yol uzadikca yanimda oturan Nakiteza`nin surati asilmaya basladi. `Sister, yanina geldim ki evinin nerde oldugunu ogreneyim de yanina gelebileyim diye ama cok uzakmis, aklimda kalmadi hic bi sey` dedi.
Eve geldik, arabadan inen boynuma atliyor, en son Namibya`ya gitmeden gorustuk, cok uzun zaman oldu. Matatu da cocuklari yetimheney kadar gelip ordan almis, herkes kupkuru tertemiz…
Planim disarda TV ve DVDyi kurup cimenlerin uzerine serecegimiz sergilerin uzerinde cizgi film izlemekti ama her taraf islak. Mecburen bu kadar cocugu eve sigdirmam lazim.
Eve girdik, sandalye, koltuk, minder, yastik ne varsa salona dolustuk ama cocuklarin hepsi etrafi inceliyor. Ben Amca `Sister, dana once boyle ev gormediler, kusurumuza bakma.` dedi. Bu arada cocuklardan biri `Bu televizyon mu?` dedi. Iyice sasirdim. `Daha once gormediniz mi?` dedim, hepberaber `Hayir` dediler. E o zaman daha once film de izlemediler!
Azcik sohbet ettikten sonra evimde calisan yardimcim Catherine de ikiz torunlarini alip bize katildi. Normalde Pazar gunleri izin gunu ama O`nu da is yapmaya kalkmayip misafir olmasi sartiyla cagirmistim.
Once Lion King`i izledik, bayildilar. 20 kusur cocukla yerde, koltukta, sandalyede benim salona dolusmus oyle bir halimiz vardi ki evlere senlik!
Bir ara yetimlerden Harriet`in hafif surati asik yanima dogru geldi, oylece bana bakiyor. Anlamadim, ev cok kalabalik ya bir de deli dana gibi bir oraya bir buraya kosturup duruyorum. Rose geldi yanima, kulagima `Harriet`e sarilmamissin da sarilman icin bekliyor.` demez mi???? Ben sana nasil sarilmam Harriet???? Senin bana yazdigin mektuptaki bir cumle, dunyanin en tatli iltifati: `Sister, you are so soo sweet like a mango` (Abla, sen bir mango kadar tatlisin) diye bir lafi bir daha ne zaman duyarim ben???
Sonra ben yemek organizasyonu icin evden kisa bir sure ayrilmak zorunda kaldim, cunku Can tavuk satin almasi, marine edilmesi ve dilimleme makinesinde patates dilimlenmesi konusunu organize etti, hatta bir de sef ayarladi tavuklari izgara yapmak icin. Gittim, onlari aldim, getirdim. Yavastan yemek hazirlamaya basladik ama izgara o kadar tavuga kucuk gelince Can, ben cocuklarla film izlemek gibi bir isle mesgul (!?) oldugum icin 10 kilo patatesi kizarttiklari gibi tavuklari da kizartma makinesinde kizartmaya basladi. Cocuklar ben yanlarinda olmayinca film izlemeyip beni bekledikleri icin sayelerinde butun is  Can`a kaldi ;)
Daha once beraber yetimhaneye ziyarete gittigimiz Feride, cocuklari Hazal ve Efe, amcalari Yilmaz da bir sure sonra bize katildi.
Yagmur dindigi icin bahceye cikabildik ve yemek servisi basladi. O kadar akillilar ki hemen bir yemek sirasi oldu, en one de Catherine`in torunlarini koydular. Nerdeyse adam basi bir tavuk dustugu icin mideler sisti, keyifler yerine geldi, ama cocuklarin ne kadar cok karbonhidrat almaya alisik olduklarini bildigim icin endiseliydim acaba doyarlar mi diye. Kestigimiz bi suru karpuz ve ananas artinca sonuna kadar doyduklarini anladik. Copleri toplarken Kinship House Yetimhanesinde buyuyup sonra da orda calismaya baslayan Dan dedi ki:`Sister, plastic tabaklari ve bardaklari alabilir miyiz? Biz onlari daha kullaniriz.` dedi, icim burkuldu. Kola ve Fanta siseleri ve kizartma yagi aldigimz bidonlarin hepsini toplayip bir torbaya doldurduk. Dan, daha once sinavlarina calistiklari icin gelemeyen 4 kisi oldugunu, onlara da yemek ayirmak istediklerini soyleyince, kendi yediklerinden degil benim ayiracagimi soyleyince cok mutlu oldular. Onlara da tavuk, karpuz, ananas paketi yaptik.
Sonra bir cizgi film daha, bir tane daha…Karpuz cok yedigimiz icin ihtiyac molalari ile bolune bolune, gule eglene cok cok keyifli bir gun oldu. Yeni ogrendikleri sarkilari soylediler, Catherine, torunlar, Efe, ben hepimiz dansettik, eglendik. En son Kayip Balik Nemo da izlenince bir de baktik matatu onlari almaya gelmis bile…
Bu arada Catherine yanima gelip `Meltem, ablalarina bi sey hediye edebilir miyim?`dedi. Cocuklarla yetimhanede kalip onlara yemek yapan mahzun mu mahzun bir kizcagiz var, O`na bir hediye vermek istemis kendi elbiselerinden. `Ver tabii ki. Sen bilirsin.` dedim. Bir sure sonra kizcagiz, Catherine`in yeni ve guzel elbiselerinden biriyle cikiverdi disari. O kadar hosuma gitti ki Catherine`in sanki kendisinin cok varmis gibi yepyeni elbisesini o kiza vermesi…
Uzun uzun vedalastik, bakakaldik penceresinden ellerin sallanip durdugu `Sister, I love youuuu…` sesleri gelen matatunun ardindan…
Yemeklerin yapilmasi icin yardimlari ve organizasyonu nedeniyle Can`a tesekkurler! Ben o kadar patatesi bir haftada ancak dilimlerdim.
Gelip ziyaret ettikleri icin Feride, Efe, Hazal ve Yilmaz`a tesekkurler! Hele yetimhaneye gittigimizde cocuklarla beraber, gayet kalender bir sekilde yemek yedikleri icin bir de… Cocuklarin cok hosuna gitmisti bizimle yiyorlar diye…
Aylin (Goddess Artemis olan hani) cocuklarla cizgi film izleme fikrinden ve bana kendi elleri ile teslim ettigi DVDlerden dolayi tesekkurler! Ben cocuklarin daha once TV gormediklerini bilmiyordum.
Bu unutulmaz gunu `yetimlere benim icin bi sey yapsana Teyze` diyerek kurban kesmek yerine benim yapacagim herhangi bir sey icin hesabima para yatiran yigenim Muge`ye ayrica cok tesekkur ederim. Bunun benim icin ozellikle anlami cok buyuk: Bakip buyutup yedirip konusmayi ogrettigim kucucuk yigenim biraz da olsa yetimlerin halinden anlayabilip onlara el uzatma istegi ile beni cok cok mutlu etti. O`nun sahsinda da ayrica isim vermeden yardim eden herkese cok tesekkur ederim.
Yardim etmeme yardim ediyorsunuz cunku…
Ben sadece bir aracim, gelen iyilik sizin yureginizden…



1. foto: bahcede yemek servisi

2. foto: Rose`un uzerindeki Kapadokya tshirtu hepimizi cok sasirtti
3. foto: Catherine ikiz torunlarinin dansini izlerken cok mutluydu.
4. foto: Harriet ve ben
5. foto: Yeni ogrendikleri sarkiyi dinlerken

33 comments:

Denizin Delisi said...

okurken yaşadım sanki.. orda servise yardım edenlerden biriydim.. yada yetimlerden birini almış kucağıma çizgi film izliyordum.. onlar yeni öğrendikleri şarkıları söylerken bende mırıldanıyordum..

Sevgili Meltem.. yüce bir iş ( iş demek cazip değil ama ) yapıyorsun.. Tanrının melekleri seninle olsun..

Goddess Artemis said...

Gözlerim dola dola okudum yazını. O kadar sevindim ki çocukların mutluluğuna. Azıcık ucundan, ufak bir katkım oldusa ne mutlu bana! :o)

GulsibrA said...

Merhaba! Heyecanla yazacagin son bekliyordum sana ulasmak icin. Blogunu bir gunde bastan sona, her bir satirini tek tek okudum, resimlerin hepsine uzun uzun bakakaldim. Baska bir dunyada yasadim o esnada. Bana hemen yaz olurmu... Seni takipteyim bundan sonra ;)
Sevgiyle...

balanne melike said...

Ben seni "mangodan" daha çok sevdim:;) Çok duygulandım...yüzyüze tanımasamda seni sevmeme ne engel olabilir.? sevilesi MELTEM sen çok yaşa. Allah razı olsun o evlatları birkaç saatlik bile olsa normal bir çocuk gibi eğlendirdiğin için.Kimbilir sen onlar için nasıl bir yolsundur? evet yol dedim sen artık hayatta hiç amacı olmayan çocuklara vizyonunla iyi insanlarında olduğunu gösterdin..Artık onların bir umudu var sen orda oldukça..çok yaşa mango meltem çok yaşa..

gezicini said...

Meltem
diyecek laf bulamadım,ne güzel işler yapıyorsun sen!
seni takipteyim..
gorki

hatice said...

Canım benim gozlerimde yaslarla okudum ve kizima ve tum cocuklara da okutmak istiyorum. Iyi ki varsim Meltem'cim kanatsiz melegim benim:-)

Hatice.

Brajeshwari said...

Cok duygulandım.İnanilmaz birşey yapmışsınız.Orada olup, patatesleri bile kesmeye razı olabilirdim...

Nilambara said...

paylaşacak ne çok anı, alınacak ne çok ders var sizde... keşke bunların hepsi bir kitaba dönüşse de daha çok kimseye ulaşsa...
svglr

atiser said...

Kadere bak bugün gazetelerde çıkan haber Türkiye'de Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna giderek gizli kamera ile çekim yapan Düşes Sarah Ferguson Orada bulunan zihinsel ve bedensel engelli çocukların ilgi ve bakımdan yoksun hatta iple biryere bağlanarak tutulmalarını gördüm.Dehşet verici görüntüler.Bizler sıcak yatağımızda eksiksiz soframızda düzenli saatlerle iş ve tatilimizi yapan insanlar dünyada ama birhaber yaşıyoruz.O çocukların yaşam hakkı var evet yaşıyorlar ama insan gibi değiller hayvanlar bile onlardan özgürce sağlıklı hemde.Yazık devletimin memurlarına yazık o evlatları sözde rehabilitasyon edilmesi için gönderen anne babalara.
Senin yazını okudum arada gülerek bazen boğazım düğümlenerek ordaki çocukların ilgi sevgiye gark olduğunu gördüm fotolarında yazında mutluyum en azından bir grup çocuk günü mutlu geçirmiş.Hayat boyu en mutlu günlerinden bir anı kalacak yaptıkların.Buradan bende sana teşekkür ediyorum onca çocuğu mutlu ettin ben ve benim gibilerin yüzünde tebessüme sebep olduğun için.
Aylin ve diğer arkadaşlarada Teşekkürler katkılarından dolayı.

Meltem you are so soo sweet like a mango

pigmelerle.dans.eden said...

Kismete bak...
Bi daha kim bana `Mango kadar tatlisin` der ki diyordum bir de...
Cok sagolun!

Kitap mi dedi birisi???? :)
Bir suredir bu yazilari ve yazamadiklarimi kitaba donusturme fikri kafamda dolanip duruyor. Burda kendimle, kendi zorluklarimla ilgili pek bi sey yazmiyorum. Yazsam mi ne yapsam diyorum ama bilemiyorum. Yazsam mi?

Bir de arkadaslar lutfen yetimhanelere gidin. Onlari evinize getiremeseniz bile gidin. Goreceksiniz getirdiginiz getiremediginiz oyuncak, biskuvi, hic bi sey degil sizsiniz onlar icin kiymetli olan. Birinin elini tutup sarilmak... O kadar :)

Gulsibra,
cok tesekkurler.
ben sana nasil ulasayim?
email adresin yok :(

LiNgEr said...

En sevdiğim Teyzem -başka yok zaten diye sen bu cümleye kızıyorsun ama :D- yazını gözlerim dolarak okudum, ofisde olmasam kendimi rahat bırakacağım ve süzülecek birkaç damla..
Harika bir gün geçirmişsin, geçirtmişsin. Çocukların hepimize ihtiyacı var, ama özellikle de sana. Aman aman ben ağlamaya başladım, garip oldu ofisde.
Seni çok seviyorum. Tüm çocuklar için iyi ki varsın

Anonymous said...

merhaba Meltem,
ben de bloğunu keşfettikten sonra bütün yazılarını bir günde okuyanlardanım...yaptıklarını görüp de sana hayran olmamak,imrenmemek imkansız..
ne büyük bir cesaret sendeki... böyle bir hayatı seçmek...evet herkes sana imreniyor ama kaç kişi bütün lüksünü,ailesini bırakıp oralara kadar gider ki...bence çok az...
harikasın....
sevgiler

zerrin

Anonymous said...

Ah keşke Bilent enişten ve ben de orada olabilseydik. Bir kez tanışabildiğimiz, yuvadaki yetimlerin gözlerindeki mutluluğu tadabilme şansına erişmiş olarak keşke bir daha bu şansı yakalayabilseydik Melt'cim.
Neden uzak ki bu Uganda...Bi koşu gelebilseydik tekrar oraya..
Ben bizzat kendim tüm ege yemeklerini yapasım geldi onlara...
Börülce telaturu dahil.
Bilmem ki severlermiydi! I luv yu.
The Song

Guler Pinarbasi said...

Sevgili Meltem,

Sevgini aktarış kanalını okurken ben de duygulandım, oralarda neler oluyor? ancak okuyarak bilebiliyoruz... buradan yardım isteklerinde bende elimden geldiğince aracı olmak isterim.

Gözlerindeki ışığı, varoluşunu onurlandırıyorum sevgili, bu yaşamdaki seçtiğin yolda başarılar ve kolaylıklar seninle olsun..

sevgiler
gulerpinarbasi@gmail.com

Anonymous said...

Merhaba,

Sevgili Hatice'den biliyorum sizi...yaptıklarınızı.

Yazınızı ağlayarak okudum.Aranızdaydım sanki ve sizi,çocukları izliyordum.Onların cıvıltılı sesleri kulağımdaydı.

Bu pazar kasımpaşa çocuk yuvasına gideceğiz bir grup gönüllü ve biz de film izleyeceğiz:)

Lütfen yaşadıklarınızı yazın! Kitap haline getirin.Kitabınızı Unesco desteğiyle bastırabilirseniz eğer,geliriyle ordaki çocuklara televizyon alırsınız,onların rahat seyahat edecekleri bir araç belki...

Yolunuz sevgi ile açık olsun...

Sevgilerimle,

Ayşen Aygün

Siminya said...

Şu yazıları okuyupta oraya koşmak ve patates kızartmak isteyen en az 500 kişi çıktı, biride ben.Televizyon görmemişler hiç ha ?!'

Siminya said...

düşündümde buralardada patates kızartması seven bir sürü yetim var değil mi ?

pigmelerle.dans.eden said...

Mugecim,
yaaa iste boyle...
umarim kendin gelip kendin ellerinle de yemek yaparsin bi gun cocuklara...

Songulum,
kocaman oldular, taniyamazsin cocuklari.

Kitap, kitap, kitap...
Motive olmam lazim...

Siminya,
hah ben de onu diyorum.
Orda da patates kizartabilirsiniz.
Nerde yasiyorsaniz oracikta patates kizartmasini seven bi suru cocuk vardir. Siz bi kizartmaya baslayin aliskanlik yapacak :) Gozleri gozunuze degdiginde hep patates soyup kizartacaksiniz :)

GulsibrA said...
This comment has been removed by the author.
Lapis lazuli said...

Ne guzel dusunmussun Meltem, ne guzel bir gun yasatmissiniz cocuklara. Hepiniz harikasiniz. Sen ,Gokhan, Can, Feride`ler, Catherine... Muazzam bir is cikarmissiniz, yureginize saglik...
Memleketimin kimsesiz cocuklari adina kiskanclik hissettim!

pigmelerle.dans.eden said...

Aysen,
sizin de ziyaret edecek olmaniz guzel raslanti olmus :)

bir de cocuklara TV alsam da fayda etmez, elektrik yok ki :(
Ama yine de kitap... Yazmaya caliscagim :) Buraya yazamadigim cok sey var cunku.

pinarbk said...

Gözlerim doldu okurken. Herkesin başaramayacağı bir işi ne kadar doğal yapıyorsun. Bambaşka dünyada yaşayan bir melek gibisin...Seni okudukça, dünyanın iyilik üstünde durduğuna olan inancım artıyor.

Anonymous said...

Demek yazamadıkların da var, bi de onları okusak salya .... Burda da yetimler var ama sanki öylesi değiller, en azından tv görmemişi yoktur diye düşündüm. İlk defa tv gören 20 küsür çocuğun gözlerindeki şaşkınlık ve sevinci hissetmek ne garip bir duygudur. Yazmalısın bence de, hatta mümkünse bi kaç dile çevrilsin. Bir Çift Yürek gibi:)
tristesse

Kemal Saraçoğlu said...

Bunları bence tüm dünyayla paylaşmalısın. Harikasın ve harika şeyler yapıyorsun.
Bunları bizimle paylaştığın zaman bize yaşattıklarını, düşündürdüklerini
hissettirdiklerini bir bilsen....

Desertwind said...

Su beni opmedi kisminda ofiste olmasam hungur hungur aglardim...Ellerine saglik!

Adilyus said...

İNANILMAZSIN...

Bitiyorum yazılarına yemin ederim... yorum yapmam genelde ama dayanamadım bu posta, sarılasım geldi hepsine, resimlerdeki sana bakışlara özendim.. ne yapıpta orda olabilirimi düşündüm..

Harikasın..

pigmelerle.dans.eden said...

Kemalcim,
hanimi da alip ziyaretime gelecek gibi duruyor senin bakislarin, bilesin :)

Adilyus,
Cok sagol.
Oguz isimli Sudanli arkadasa soyle, seni de getirsin bi gun. ama O`nunla gezersen, ancak vahsi ordek gorursun Afrika`nin gobegindeki bu vahsi dogali ulkede, aslan degil, haberin olsun ;)

Pinar,
burda olsan sen de yapiverirsin, kayitsiz kalmak mumkun degil caresizliklerine...

Tristesse,
aslanim, kaplanim, yazarim di mi???
:) Hayali bile guzel bir eser birakmanin...

pRncfRn said...

Ama çok şirin görünüyor ki bunlar...

Anonymous said...

meltemcim
yazini bende cok duygulanarak okudum..ugandanin kokusu burnuma geldi :) sokaklari cocuklar.fakirligi.guzel dogasi havasi..ne diyebilirim ki meltem bu yapar :)
en guzelini yapar icinden gelerek//
sevgilerle
esra

aysema said...

Yaptıkların çok güzel, anlatımın da öyle. Ancak onlardan daha güzel ve anlamlı olanı içimizdeki insanı uyandırmanız.

Hepimiz Uganda'ya gelemeyiz, ama herkes kendi yakınındaki kimsesiz çocuklara ulaşabilir.

Çocukların ulusu yok. Hepsi masum.Bu site buna araç olabilirse ne mutlu.

Hem çocukların elinden tutabiliriz(iki anlamında da), hem de bizlerin sık sık oralara gidişimiz denetleme anlamına da gelecek. Biri gelir diye de olsa daha dikkatli davranacaklar çocuklara. Yüklerini paylaşırsak görevlilerin, daha az sinirli olurlar belki de...

Her türlü övgüyü hak ediyorsunuz.

Mehtap said...

Ne diim ben sana deli fisek... Cok duygulandim, gozlerim ve bogazimla savasiyorum. Yoksa ofiste karizma yerle bir...Seni neden cok sevdigimi bana hergun hatirlatmak zorunda hissetmesen kendini diyorum... Yani ben, egom, bogazim, gozlerim....

pigmelerle.dans.eden said...

Esraaaa,
ugandanin kokusu derken matooke kokusu gelmistir ancak :) Yavuz ne yapiyor??? Iyi mi yakisikli yigenim???

Aynen onu demeye calisiyorum Aysema, nerde olursaniz olun bi seyler yapmak cok kolay. Bir ziyaretin bile faydasi olur mutlaka.

Mehtabim,
kinali kuzum,
derdin bana :')

igzecik said...

merhabalaaaaar,
ben sizinle bir şey konuşmak istiyorum.mailimi versem size,benle irtibata geçebilir misiniz acaba?lütfen..

ezgih2@hotmail.com

cevap atarsanız çok sevinirim.teşekkürler:)
ezgi.