Monday, November 10, 2008

1 Ekim: Mars`in Yuzeyi



Gunes ciktigi an yakmaya basladigi icin yanimizda bol su aldik. Fotograf makinelerimizi de alarak 5 kmlik col yuruyusumuze basladik.
Sagimizdan solumuzdan Gemsbok veya Oryx denen sovalye gorunumlu acaip antiloplar ya da Springbok isimli hani tehlike sezdiginde ancak bir cizgifilmde gorulecek komiklikte hoplayip ziplayip grubunu –bence- guldurerek uyarmaya calisan antiloplar geciyor. Devekuslari ise bizle hic muhatap olmuyorlar.
Asmamiz gereken yuksek kumullarin bir de lunaparktaki kaydiraklardan bile keyifli inisleri oldugunu dusunerek ancak cesaret edebiliyorum tirmanmaya. Su sicakta en kucuk engebe bile o kadar yuksek gorunuyor ki insanin gozune… Sabah attigim her adimin yarisindan cogu bosa gidiyordu ya azcik yorulduktan sonra adimlar kuculuyor, bosa giden kismi artiyor, mehter takimindan daha yavasiz…
Daha once bazi mevsimsel nehirler buradan akar, Atlantik Okyanusuna karisirmis. Namib Colu bundan 5 milyon once olusup bu nehirlerin onunu kesmis demistik. Namib colu, Namibya`ya hem adini veren, hem de ulkenin %25ini kaplayan mucizevi bir florasi ve faunasi olan guzel ve korkutucu bir yer . Bitkilerin su tutmak icin, antiloplarin susuz kalinca sicaktan havale gecirmemek icin beyinlerini nasil serin tuttuklarini, kertenkele ve boceklerin sicaktan korunmak icin ne acaip seyler yaptigini, ogrendiklerimin hepsini anlatacagim. Yavas yavas…
Once Deadvlei`yi anlatmam gerek.
Kirmizi kumullarin arasinda beyaz tuz gibi, yer yer catlamis bir duzluk dusunun. Uzerinde 900 yildan beri curumeden yaslanmis ve oylece kalmis Deve Dikeni agaclarinin su icin yalvarir gibi, bir mucize bekler gibi dallarini gokyuzune cevirmis duruslarini dusunun. Kurak, beyaz, bu olu agaclarla dolu havzaya, dunyanin herhangi bir yerinden gozlerini kapatip birisini getirin, koyun, Dunyada mi Mars`ta mi, bugunde mi, 200 yil once veya sonrasinda mi oldugu konusunda hic bir fikri olmadan etrafa bakip kalabilir…
O kadar garip etkileyici bir yer ki etrafima bakinirken sanki kendi nefesimi bir astronot basligi icinde duyuyormusum da baska bir gezegendeymisim gibi garip bir hisle gezinmeye basladim… Ya da dunyada hayat sona ermis de ben bir yerde Allahin sevdigi kuluymusum da bir tek ben hayatta kalmisim gibi filmler ceviriyorum icimden. Gerci boyle bir durumda hayatta kalmak sevilen kul olmak mi demek, yoksa ceza cekmek icin mi karar veremedim.
Hayal kurmaya devam ediyorum: Mumkun olsa tum insanlari buraya getirip `yasadiginiz dunyaya saygili davranmazsaniz dunya yakinda bu hale gelecek, kalin bakalim surda tek bir gun` dense, 10 yillik cevrecilik dersinden daha etkili olur diye kendi kendimi ikna ettim.
Bizim grup beni cagiriyor geri donme vakti geldi diye ama gidemiyorum. Astronot kiyafeti icindeyim ya sesler cok uzaktan geliyor, yavas yavas kafami ceviriyorum –e yercekimi yok ya!- yavas yavas toparlacik cam kuvozun icinden etrafa bakiyorum ve sadece uzaktan gelen kendimi adimi hayal meyal duyuyorum ve fotograf makinemden ard arda gelen zuuummm-klikk! seslerini duyuyorum. Mars`ta hayat yok, delil toplamaya calisiyorum, ama bir yandan da her an kumullarin arkasindan yaratiklar cikabilir diye korkuyorum. Oksijen tupunden gelen hisirtili ses, kendi nefesim, zummmmm-klik! Omuzuma birisi dokunuyor, yavas yavas donup bakiyorum: Rehber Emmanuel `Hadi Mel, gidiyoruz. Seni bekliyoruz.` diyor bana!
Cok garip bir yer dunya… Cok sasirtici… Cok korkutucu ve cok guzel!

7 comments:

nilufer said...

okurken kum gozlerime kacti sanki... sicaklik yuzume vurdu... dilim damagim kurudu... orda gibiydim... cok keyifle okudum meltem ama simdi buzlu bir su icmeye gidiyorum ben...

balanne melike said...

Meltemcim Zambiya'dan Vıctorıa falls kartpostalı aldım..Çok sevindirdin beni..Dünya'nın heryerinde arkadaşım var diye havamı da attım.:)))) sevgiler..şımardım valla.

Nilambara said...

ben hala kitap konusunda ısrarlıyım :)
blog yetmiyor, doyurmuyor ve kitabın zenginliğini tahmin edemiyorum blogdaki zenginlikle kıyaslayınca ve sabırla bekleyeceğim kitabınızı :)
Afrika'ya ait ne kadar kitap varsa okudum macera, belgesel.. her tür... ilkokulda "ağla sevgili memleketim" isimli hayli kalın bir kitap ile başladı bu aşk... anlaşılan hala doymamışım ve sizden de bekliyorum :)
svglr

pigmelerle.dans.eden said...

Cift sekerli,
daha sonra serinleten seyler de yazcam demek isterdim ama yok... Tum gezi cok sicak gecti.

Anneeee,
gelmeye baslamis kartlar, haberini aldim. 20 gun surmus Zambiya`dan gelmesi o zaman. Fena diil :)

Yazmaktan daha kolayi, sslinda zevkle cevirebilecegim bi suru kitap var burada, cok ilginc, cok keyifle yazilmis. Edebiyat da klasik muzik de Avrupa tekelinde. Bir hayalim var: Klasik muzik Afrikadan ciksa nasil olurdu acaba? deyip konuyu dagitmaya calisiyorum, Nilambara :)

Lapis lazuli said...

Pantolon yakmadi mi Meltem?

Cevrecilik dersi onerin cok iyi!

Bir solukta okudum yine, astronot benzetmen super olmus :)

pigmelerle.dans.eden said...

Lapis,
pantolon degil oracikta striptiz yapasim ve pek bi kiymetli fotograf cantami firlatip atasim da gelebilirdi... Ama o kadar guzeldi ki goruntuler, umurumda olmadi :)

ala funda said...
This comment has been removed by the author.