Wednesday, September 10, 2008

Misafir Var: Turafrika ve Ali Eric





Bir onceki vize maceramla ilgili olarak Ahmet, bir arkadasimin basina gelenleri http://www.turafrika.com/ dan bulmus ve bana linkini gondermis. Ben de o yaziyi ve yazinin kahramani Ali`yi buraya misafir etmeye karar verdim. Ali, benim buraya ilk misafirim ama o olmazsa kim olacak ki?

Ali Eric, Turkiye`den evinin kapisindan yola cikip Guney Afrika`ya kadar bu yolculuk icin ozel olarak yaptirdigi arabasi ile yolculuk yapan bir arkadasim. Arkadasim diyorum cunku Uganda`ya geldiginde beni buldu, bulustuk ve Kampala`da uzun sure mecburen kalmasi gerekti. Tum ekipmani -laptop, fotograf makinesi vs- Uganda`da hic beklenmedik bir sekilde calininca bir sure bilgisayar bayiiligi yapan arkadaslarimla laptopunun pesine dustuk. Cok yaklastik ama kacirdik. O yuzden arabasini bize emanet edip Turkiye`ye donup hepsini yeniden satin almak zorunda kaldi :(

Ali`den alintilar:
`Neleri kaçırdım?
Seyahatim, çoğunlukla başta planladığım rotayı takip ederek geçmekle birlikte, öngörülenden ufak tefek sapmalar da olmadı değil; ta ki Zambiya sınırına kadar. Zambiya sınırından "sınır dışı" edilmemden sonra rotamın kalanı, sapma miktarı "ufak tefek" sınırlarını fazlasıyla zorlayıp, "B planı"na uygun devam etti. Bu yüzden -tabii- Zambiya, Zimbabwe, Botswana ve Namibya tümüyle program dışı kaldı.Bu ufaklı büyüklü program değişiklikleri sonucu, "görülecek yerler" listesinde yer alıp da göremediğim bazı yerler oldu tabii. Sudan'daki hırsızlık olayı yüzünden ortaya çıkan gecikme nedeniyle programdan çıkardığım Omo Vadisi (Etiyopya) gibi, Zambiya'ya girememem sonucu oluşan program değişikliği sebebiyle gidemediğim ve gerçekten görmeyi çok arzu ettiğim Viktorya Şelalesi (Zambiya ve Zimbabwe), Kalahari Çölü (Botswana), Okavango Nehri ve Deltası (Botswana), Namib Çölü ve İskelet Sahili (Namibya) gibi... `

Farkinda misiniz baltayi tasa vurmusum? Ali, bir tek Botswana, Zambia ve Namibia`yi kacirmis vize zor diye, ben de tam oralara gitmeye calisiyorum... Durun daha bitmedi, Zambia sinirinda yasadiklari var:

`Bu aşamada herkes, "Gelecek yazıda Zambiya'da buluşmak üzere..." falan gibi bir final bekliyor değil mi? İşte öyle bir final olamıyor maalesef. Daha doğrusu, Malavi'den çıktıktan sonra eğer Zambiya'ya girebiseydim olacaktı da... Ama öyle olmadı. Yani, ben Malavi'den sorunsuz çıktım ama, Zambiya'ya giremedim. Ya da Zambiya'ya "girmediğimi" düşünüyordum.
Zambiya sınırna geldiğimde, Zambiya pasaport polisi pasaportumu evirdi, çevirdi, sayfalarını karıştırdı. Anladım ki vize arıyor. Ben hemen duruma müdahale edip, vizemin olmadığını ve sınırda alacağımı söyledim. Elimdeki iki kitap da, Zambiya için vizenin sınırdan kolaylıkla alındığını söylüyordu. Ama Türkler'in de bulunduğu bir grup ülke vatandaşları için uygulama farklıymış ve bizler vizeyi sınıra gelmeden önce almalıymışız. Bu durumda, benim de vize başvurumu, Lilongwe'deki (Malavi'nin, yani artık "terketmiş" olduğum ülkenin başkenti) Zambiya Yüksek Komisyonu'na (Zambian High Commission) yapmış olmam gerekirmiş. Bunu sınırda öğreniyor olmam benim kabahatim tabii. Aslen, bir ülkeye girmeden önce, o ülkenin -bulunduğum bir önceki ülkedeki- temsilciliğine gidip vize durumunu soruşturmam gerekirdi ve bunu Zambiya için de, Lilongwe'de yapmalıydım. Ama, şu ana kadar -Türkiye'den vizesini almış olduğum ülkeler dışındaki diğerlerine- hep sınırda vize alarak girebildiğim için, direk sınıra yönlenmek bende artık bir alışkanlık haline gelmişti. Neyse! Yapacak birşey yok ve geri döneceğiz. İşin problemli kısmı, Malavi'den çıkmış olduğum için yeniden "Malavi'ye girmem", yani vize ve triptik işlemlerini yeniden yapmam gerekiyor. Ne yapalım! Akılsız başın cezası... Ama, bu kadarla kalmadı iş. Dedim ya, ben daha Zambiya'ya girmediğimi sanıyordum ama, sınır görevlileri öyle düşünmüyorlardı ve benim için bir "sınır dışı edilme" belgesi düzenlediler. "Hop yahu! Ne oluyoruz?" derken bunu bir de imzalamam için önüme koydular. İmzalamazsam pasaportuma el koyacaklar. Sınırdan daha girmediğimi, dolayısıyla sınır dışı edilmemin de söz konusu olamayacağını söylediysem de, bunun normal prosedürleri olduğunu belirttiler. Mecburen imzaladım tabii ama, belgenin bir kopyasını da istedim, "ibret-i alem" olsun diye. Vermek istemediler; sonunda ben "imzalamayı", onlar da belgenin bir kopyasını bana vermeyi, karşılıklı kabul ettik. Hayatımda ilk defa bir ülkeden sınırdışı ediliyordum. Söylene söylene Lilongwe'ye geri döndüm. Saat 16:55'te Lilongwe'deki Zambiya Yüksek Komisyonu binasının önündeydim ama, mesai saat 16:00'da bitiyormuş. Ve günlerden Cuma. Yani Pazartesi'ye kadar Malavi'de "çakılıyım". Pazartesi'ye kadar diyorum, sanki bir günde vize alacakmışım gibi. Korea Garden Lodge'a dönüyorum kös kös. O akşam ne yapacağıma karar vermek için erkendi; hem gergin olduğum için sağlıklı düşünemiyordum, hem de vize işleminin ne kadar süreceği konusunda bir fikrim yoktu. Bana "bir hafta sonra gel" derlerse bekleyecek miydim, bilemiyorum. Kaldı ki, "sınırdışı" edildiğim bir ülke bana vize verecek miydi, bu da meçhuldü. Her ne kadar sınır görevlileri bunun gerçek bir sınırdışı işlemi olmadığını söyleseler de... Neyse! `

Devamini www.turafrika.com dan okursunuz artik.
Ali`ye bir email yazdim simdi, O`na Botswana, Namibia ve umarim Zambia`dan kart atacagim adresini gonderince. Bu ne inattir, bu ne umursamazliktir, ne zaman bir Turk girebilecek bu Zambia denen memlekete? Allah bilir kac yil once kimden bakip bu vizesiz giremeyenler listesine Turkiye`ye ekledilerse, bir diplomatik temas olmadigi surece de boyle kalacak. Ve biz giremedigimiz ulkeden sinir disi edilmeye devam edecegiz.

Ali`den son alinti (Neleri Kacirdim`la beraber okunmasi lazim)
`Neleri "yakaladım"?
Zaten programımda da yer alan Palmira (Suriye), Petra ve Wadi Rum (Ürdün), Batı Çölü (Mısır), Lalibela (Etiyopya), dağ gorilleri ve Virunga Dağları (Uganda-Ruanda), Serengeti (Tanzanya), Zanzibar Adası, Kruger Milli Parkı ve Agulhas Burnu/Afrika'nın Dibi (Güney Afrika Cumhuriyeti) seyahatimin en can alıcı ve etkileyici duraklarıydı. Ama, bütünü büyük bir keyif veren seyahatimde tanışma şansına eriştiğim insanlar da -bence- "yakaladıklarım"ın arasında en önemlileriydi. Seyahatin kısa bir bölümünde birlikte olduğumuz Chris ve gözümde büyüyen Wadi Halfa beklemesini keyifli bir dinlenmeye çeviren Nando, Hartum'da tanıştığım ve bana sıkıntılı zamanımda yardımcı olmak için çırpınan Mehmet, Uganda'daki Ferrari'sini satan Meltem, Barış ve diğerleri... Hepsiyle halâ haberleşiyoruz, görüşüyoruz. `

Ilgili linkler:
http://www.turafrika.com/
http://www.turafrika.com/uganda4.htm
http://www.turafrika.com/malawi2.htm
Fotograflarin tamami Ali`nin, en alttaki ise son hedefe ulasmanin mutlulugu ile dolu bir an: Afrika`nin en alt ucuna ulastiginda...

not: Az once Ali`ye bir sms attim, `Seni benim blogta pigmelerle dans etmek uzere misafir ettim haa!` diye. Yanit dunyanin baska bir ucundan geldi: `Avustralyadayim ama pigmelerle dansa da bayilirim. ` :)

16 comments:

ebru said...

Merhaba, sayfanızı ilk bugün gördüm ve iki senedir üçüncü defa bir yorum yazma ihtiyacı duydum. Çok isterim kızımın sizin gibi kendi aklını ve kalbini izleyebilen biri olmasını, yaşadıklarına doğrusuyla yanlışıyla göğüs germesini ve cesur olmasını ve en önemlisi mutlu olmasını. Bende ne yazık kı bu özellikler çok gelişmiş değil, esasında annenizden tavsiye almak lazım ama çok sevinirim sizce anneniz siz büyürken size ne katkılarda bulundu bana kısacık birşeyler söylerseniz sevinirim. Bu ben yapamadım kızım yapsın derdinden değil aslında insan sadece onun için en iyisi olsun istiyor ondan. Ne alaka derseniz o da problem değil :) Selamlar.

Anonymous said...

Evet, Avustralya'dayim. 6 hafta buradayim, artik nereye giderim, bilemiyorum. Bir bisiklet turu var kafamda; 4-5 gun gibi. Burada, eski ve kullanilmayan tren yollarini bisiklet yolu haline getirmisler, 'yoruldugun yerde kamp yap' cinsinden.
Bu arada, senin Zambia-Botswana-Namibia turun agzimin suyunu akitmanin otesinde, gidemedigim yerler nedeniyle hirsimdan ve hasetimden de catlatiyor beni:)
Bugun aldigim SMS'ten sonra hala hayatta olmana sevindim. O kadar aradan sonra, endiselenmeye baslamistim acikcasi. Umarim iyisindir ve hersey yolundadir.
Kendine iyi bak, oralara ve tanidigim herkese benden selam.
Ali ERIC / Turafrika

Not : Gelecek Mart sonu daha uzun (2 yil) surecek yeni bir maceraya cikiyorum. Yakinda detaylari gonderirim. Beni izlemeye devam...

balanne melike said...

Bu nasıl bir çılgınlık, nasıl bir eğlence...Bayıldım, kıskandım..Harikasınız sizleri izlemeye devam..

pigmelerle.dans.eden said...

Selam Ebru,
o kadar buyuk bir iltifat ki su yazdiklarin ne diyeyim bilemiyorum...Sadece ozgur birakin, her dustugunde kaldirmayin diyebilecegim. Bir de ne olursa olsun dogru yoldan sapmamasi gerektigini anlamasi lazim herhalde. Yalanin beyazi bile hos degil ve insan yalan soyle(ye)mezse yaptiklarinda daha bir dikkatli olmak zorunda galiba. Annem olsa ne derdi acaba? Cok merak ettim :)
Ali,
Taaaa oralardan buralara sesleniverdigin icin cok sagol.
nedir bu marttaki iki yillik plan?
Cok merak ettim.
Balannecim,
gercekten felaket bir adam bu Ali. Ben de merakla bekliyorum neler yapcaak, nedir bu plan diye.

ebru said...

Tekrar merhaba annenize benden soznsuz hürmetler:)) pigmelerle dans edebilen biriyle tanışmış olmak büyük bir keyif, sağlıcakla kalın.. Yazılarını heyecanla bekleyenler arasında yerimi aldım!

kıyak said...

oo siz dans edin, biz düğünün yaşlıları gibi seyredelim.
banane!
bizde dans edicez.

pigmelerle.dans.eden said...

Gel dans et diyorum kac kez...
Hem bak para da yapistiririm ;)

okyanus said...

offffffff jip tam benlik bir kere kullansammmmmmmmmmmmmm:)

col muhtesem yaaa,sizin kesin super maceralariniz vardirrr..bayildim ben ya..

belgesel seyreden biri olarak,sizi cok sansli oldugunuzu hissediyorum..

pigme acaip reklam yapmissin:))turafrika.com'a selamlar,saygilar:))

Karanlık said...

Blogunu yaklasık 2bucuk saat önce kesfettim,tanıtım yazılarını okuduktan sonra en bastan baslayarak hepsini okudum bitti.Çok samimi bir anlatımın var.3 yılda dolu dolu yaşadığın onca heyecan, sevinç, hüzün,şaşkınlık.. hepsini bir anda yaşadım bu hızla okuyunca.:)

Trt Afrika'daki Türk izleri üzerine bir belgesele hazırlanıyor. 17 Afrika ülkesi gezilecek.Blogda Ümit Karan formalı çocuk dışında pek Türk izine rastlamadığın şeklinde bir izlenim edindim. Afrika'da rastladığın Osmanlı,Türkiye ya da Türk izleri varsa paylaşırmısın?

pigmelerle.dans.eden said...

Okyanus,
ben pigme degilim, onlardan dans dersi aliyorum o kadar :)
Karanlik,
Burada pek Turk izi yok. Sadece Lamu adasinda (Kenya-Somali aciklarinda bir ada) bir ara Turkler hukum surmus o kadar.
Burda 20-25 tane Turk vardir. Bir kismi restorantcilik yapiyor, bir kismi ahsap isleri ve demircilik isleri. Bir de Isik kolejleri var ya Fethullah Gulen`le oldugu soylenen, oyle bir okul var: Turkish Light Academy ve orda yillardir calisan Turk ogretmenler...
Baska Turk izi yok. Hele eskilerden hic yok :(
Buralara kadar gelmemisiz, Sahara zor gelmis...

Desertwind said...

Figen Kenya'da sen Afrika'nin ortasinda , bense Afrika'dan kacmis biri olarak heyecanla takip ediyorum sizi ama bana gore blogtan okumak daha keyifli:)

Opuyorum

Ali Eric said...

Selam Meltem!
Senin bu sayfa ne hareketli yahu. Daha dun (yoksa onceki gun muydu, hizli yasiyorum galiba) yazdigimda bir kisi vardi; Ebru sanirim. Simdi olmus 10 kisi (biri ben, biri -yine- Ebru, 3'u sen, kalir 4). Helal olsun!
Bu arada, ilk girdigimde resimler yok muydu, ben mi goremedim? Yakisikli resimlerden koymussun, ellerine saglik.
Ben hala buralarda kendi kafama uygun bir bisiklet kaski bulmak icin cirpinirken (neredeyse Avustralya olculeri bile bana dar geliyor, askerde de sapkami ozel yaptirmistim mecburen), bisiklet turumu planlamaya daha vakit bulamadim.
Gelecek Mart sonu nereye mi gidiyorum? Ilk ve yaklasik 5.5 ay surecek etabim hakkinda biraz ipucu: (tabii yine ve ayni arabayla) Istanbul'dan cikip, bu sefer doguya dogru gidiyorum. Gurcistan, Rusya, Kazakistan, (yine) Rusya, Mogolistan ve (son olarak yine) Rusya. Hedef ise Magadan. Orasi neresi mi? Asya'nin karadan (karayoluyla diyemeyecegim, 'karadan' en dogrusu oluyor) ulasilabilen en kuzey-dogu noktasi. Pasifik Okyanusu kiyisinda -neredeyse- unutulmus bir Rus kenti. Sonra?.. Arabayi konteynere yukleyip bir yere gonderiyorum. Gerisini senin engin hayal gucune birakiyorum.
Kendine iyi bak.
Sevgiler, herkese selamlar.
Ali
Not : Türkü kiza -hala ordalarsa- cok selam. Birkec kez mesaj gondermisti, yazistik. Bir daha ses cikmadi. Tabii benden de...

pigmelerle.dans.eden said...

Bizim ailenin de kafasi buyuktur, seni cokiyi anliyorum ;) Abime de askerde ozel yapilmisti...
Gezi plani yine super. yillar once Mogolistani bir uctan bir uca cadirlarda Mogollar gibi konaklayarak gecilen bir tur hakkinda tanitici film izlemistim de cok haosuma gitmisit. Hatta dun aksam Mogol adinda bir film izledim, manzara, goruntuler ve basroldeki cekik gozlu abla cok cok cok guzeldi :)
Bekliyecegiz artik yazmani...

Turkuye selamini iletirim, cok sevinecektir.

Kazaksitan ve Rusyada tanidik var, ona gore...

ÖZLEM said...

Merhaba blogunuzu yeni keşfettim ,yorum bırakmadan geçemedim...
Bayıldım resmen! Bu nasıl bir yaşamdır belgesel tadında..kıskanılacak kadar güzel, yalın, tek kelimeyle harika.
Geriye dönüp tüm yazdıklarınızı bir solukta okumak istiyorum.

Anonymous said...

Merhaba...
Blogunuzu yeni keşfettim,yorum bırakmadan geçemedim...
Bu nasıl bir yasamdır belgesel tadında,yalın,gerçekçi!
Geriye dönüp tektek yazılarınızı sindire sindire okumak istiyorum.
İstanbul'dan Sevgiler...
Özlem

Miray's Diary said...

burası ne kadar ilginç bir blogmuş :)