Tuesday, September 16, 2008

Afrika`da Zaman


Hani daha once saatimi cok begenen bir Ugandalinin beni bayagi dusunduren bir sozunu yazmistim: `Madam, saatiniz cok guzelmis, ama sizin saatiniz, benimse vaktim var!` Dusununce vaktimin olmasini saatimin olmasina tercih ettigimi, zaten bunun icin burda oldugumu anlamam uzun surmedi tabii ki…
Burda bir tane buyuk saat kulemiz var, etrafinda da koca bir meydan… hani boyle merkezi bir alanin ortasinda, ne taraftan bakarsan gorunsun diye dort tarafinda kocaman saatler olanindan. Dort yanindaki dort saat de birbirinden ayri saatler gosteren bir saat kulesi ama!
Kralica Elizabeth hediye etmis zamaninda ama yilda bir kez Ingiliz bir `saatleri ayarlama enstitusu` mezunu gelip ayarlarmis saati, bakimini yaparmis. Malum, sicagin altinda herseyin ayari bozulabilir. Ondan sonra bir yil sonraki ayarlamaya kadar ileri mi gider, geri mi kalir, Allah`a emanet!
Haa, bir de cok ilginc bir saati soyleme yontemleri var, cok dikkatli olmak gerek. Yarin saat 6`da ucagim var, 2 saat once gel beni al dediginiz taksi soforu, sizi oglen 12`de ucaginiz var sanip sabah 10`da almaya gelebilir! Nedenine gelince: Ekvator uzerindeyiz burada ya gunes tum yil sabah 7de dogar, aksam 7de batar. Uzama kisama o kadar az ki yok sayilir. Geceler 12 saat, gunduzler 12 saat. Bu yuzden gunesin dogdugu ani, saat 1 olarak alip saymaya baslamislar. 12ye kadar gidiyor gunduz saati. Aksam saat 7 oldugunda ise aksam saat 1, yani karanligin 1. Saati.
Mesela sabah 1 demek aslinda bildigimiz sabah 7. Sabah 4 demek bizim sabah 10. Tum Kenya ve Tanzanya`dad a saatler boyle soyleniyor.
Simdi bu kadar karisiklik yetmezmis gibi bir de zaman konusundaki kaygisizliklari eklenince, isler Arap sacina donuyor.
`Simdi geliyorum` demek su an ve onumuzdeki 2-3 saati kapsayan bir zaman diliminde gerceklesebilen bir gelme eylemi olabilir. Bir keresinde –bana oldu yoksa inanmazdim- `simdi geliyorum ` lafi 3 gunu gecen bir gelme islemine donustu. En sonunda aradim `Gelme` dedim, ` ama simdi geliyordum` demez mi? Iyi ki gelmedi, cok kotu olacakti!
Aslinda yasam sekillerini dusunursek, pek de haksiz sayilmazlar. Hergun fezaya fuze ya da maymun gondermiyorlar ki naklen yayinla, bu kadar dakik olsunlar, dakika saysinlar???? Hepsi tarim iscisi. Bir tohumu ha bugun ekmis, ha yarin. Yeter ki yagmur mevsiminden once ek ki yagmurlar yagmaya basladiginda urun ciksin. Zaten tum yil sicaklik ayni oldugundan ve topragin bereketinden ayni tarladan ayni urunu bir yilda 4-5 kez almak mumkun. Ha bugun ekmisim bu tohumu ben ha gelecek hafta… Yagmur bir baslasin bir haftada hersey diz boyu!
Bir keresinde bir Turk geldi, deri ihracati yapmak icin. Benden rica etti: Bir haftada ben mallari toplayip gidecegim, bir araba kiralamak istiyorum, yardimci olabilir misin diye… Dedim ki:``Cok iyimsersin ama burasi Uganda. Bir haftada istedigin kadar keci derisini kimse bir araya getiremez. Bu isin lojistigi asar buranin hizini. En iyisi bu kadar zaman –ki 1 aydan uzun surer demistim- araba kirasi odeyecegine bir araba satin al, giderken satarsin.` Begenmedi fikrimi, ben de ona koktakt numaralari verdim araba kiralamasi icin ama 3 hafta kadar sonra altinda bir araba gordum, satin almis! Giderken, 1.5 ay sonra satti da giti, zarar da etmedi!
Burda isler teslim tarihinde degil, bitebildigi zaman bitiyor. Simdi, bir hafta sonra, 2 hafta sonra vs bunlar burada anlamini yitirmis zorlama zaman soylemleri… Bu tarihleri zorlamak ise kendi aklima zarar…

19 comments:

berrin açılmış said...

uganda da saati hesaplamak bayağı zormuş...

kutup zencisi said...

hey meltem how do u make it? :))

balanne melike said...

Keşke bu kadar bol vakite, ömür de uzasa..

pigmelerle.dans.eden said...

Aslinda bizimkinden daha kolay hesap... Gunes doguyor saat 1 a.m., gunes batiyor saat 1 p.m. gibi :) Burdakiler bizim saat soyleme yoluna alisik da esas karmasa Kenya ve Tanzanya`daymis...
Zenci,
hadi ordan!
Balannecim,
benimki uzadi mi ne oldu anlamadim ama yavasladigi kesin :)

kıyak said...

Abi Almanya'da tam saatinde geliyor otobüs. ne eksik ne fazla.
Amerika şöyle sistemli.
ben bunları duydukça Türkiye'yi seviyorum.

korhan said...

otomobilimi satıp belli bir süre alamadığımda farkettim ki

sakinleştim,hayatım yavaşladı. acele etmeliyim psikolojisinin üzerimdeki baskısı azaldı.

ulaşım için ayırdığım zaman artınca düşünme fırsatım oldu. düşünmeye hiç zaman ayırmadığımı. bunu çok önemli bir ihtiyaç olduğunu hissettim.

evet hayatını yavaşlatmayı başarabilirsen hayatın uzuyor bu kesin.

bir teyp kaseti düşünün 60 dakikalık.
dönüşünü yavaşlatırsan, zaman uzar, şarkılar uzar, seslerde uzayacağı için pop koyar blues dinlersin o olur :)

ömrümü uzatmanın yollarını farkettim ama tabii bunun içi kıtalar aşacak lüksüm de yok tabii.

kıtalar aşmak da gerekmez kanımca,
dünyanın afrikasına değil türkiyenin afrikasına sürersin arabanı...

pigmelerle.dans.eden said...

Ilahi Korhan, Ugandaya gelmek luks mu? Sence ben hayati yavaslatmak icin mi bu kadar `luks` bir harekette bulunup buraya geldim? Burda olmamin nedeni; herkes Amerika, Avustralya hayali kurarken bendeki garip Afrika`da, bu iklimde, bu cografyada olma istegidir, baska bi sey degil. Geldim, bir de is buldum, arkadaslarim oldu, yerlestim gitti.
Geldigim yere bakarsan, `luks` kelimesinin buraya pek uymadigi cok acik. Ucak bileti almak luks ise, benim o luksum oldu sadece, gerisi degil cunku. 2 yil mum isiginda kim oturur sevmese???

TUĞBA'NIN DÜNYASI said...

Merhaba Meltem,
sana zamanla ilgili söylediği cümle baya etkiledi beni.ne kadar da doğru.bizim için zaman ne kadar başka.oysa onlarda olması gerektiği gibi.keşke içimizde bir parça onlardan bulabilsek uzaklara gitmeye gerek olmadan. sanırım ben bunun için çabalıyorum.umarım bir gün o gün gelecek..sevgiler sana

korhan said...

ilahi dans eden :)
lüks benim için konforlu bir yaşam değil ki.
yüreğinin götürdüğü yere gidebilmek, yaşamak istediğin yerde olmak en büyük lüks bence.

ve sen bu lüksü maceraya gözü kapalı dalarak elde ettin.

ama bana şöyle demek de lazım.
"lüksüm yok deme, cesaretim yok de."

erkeklik var ya serde,
dedirtmemiş işte :)

nilly said...

Herseyin hizla yasandigi bugunlerde zamani yavaslatmak icin oralar birebir gorunuyor. Acele ise seytan karisir lafini dusunecek olursak orada hic seytan yok :)))

pigmelerle.dans.eden said...

Ilahi korhan (aliskanlik yapti :)
ben de seni yanlis anlayip uzattikca uzatmisim????
Aciklama izin sagol.
bir an uzuldum ordan oyle mi gozukuyor diye...

Benim Hayatim said...

Meltemcim, konuyla alakasız olarak can sıkıntısından A.Arman'ın arşivinde gezinirken seninle ilgili bir yazısına rastladım. Sanki ben çıkmışım gibi bir sevinç, bir neşe. Ne oldu sonra röportaj yaptın mı?

Bu rada senden zürafa resmi istesem. Bayılıyorum o hayvana :)

pigmelerle.dans.eden said...

Ayse Arman`la roportaj yapmadik, ama telefonda konustuk bi kac kez, `nerden geldi bu cesaret?` konusunda... Roportaj yapmak istedigi zaman ben 3 haftaligina Itakya`da tatildeydim, bir de baska bir gazetenin cumartesi ekinde kapak olunca arayi acmak gerektigini, baska gazeteyi takiben roportaj yapmanin uygun olmadigini soyledi ve hakli da aslinda. Oyle bir iletisimimizoldu iste :)
Zurafa gondereyim sana email birakirsan :)

muratt said...

blogu arkadaşım (sanırım mersinden komşunuzmuş=) gökçe nin tavsiyesiyle buldum çok sevdim sizi de çok başarılı buldum yani her şeyi bırakıp gitme mevzusunda bu arada o kadar vakte benim de ihtiyacım var cok...

Kolay gelsin size.

Nilambara said...

"sizin saatiniz,benimse vaktim var" çok çok güzel :)
bu yaz başında, biraz da sıcaklardan saatimi bir çıkardım bir daha da takmadım... saate bakmadan zamanı yaşamak çok daha güzel...
imrenerek takip ediyorum sizi, cesaretinize ve yüzünüzdeki gülüşe hayranım... gülüşünüz daim olsun :)

arzu pinar said...

yıllardır güya saat takmıyorum, ama cep telefonu var ve de ekranında saati. burda hayat afrikada ki gibi olamıyor.belki de ondan çekiyor uzaklar bu kadar insanı.

Bir Hayat Dolusu said...

Aklım karıştı.
Şimdi ben yorum yazıyorum.
Bu şimdi bir ay sonra mı olacak?

Benim Hayatim said...

Meltemcim; zürafa,zebra,fil :))) benim liste uzar, doğal ortamlarında olan resimlere bayılıyorum.

benimhayatim2@gmail.com

müsait olduğunda fotolarını bekliyorum.
Çok teşekkürler

aysun

Desertwind said...

Bu yazi o kadar icime sindi ki...zaman ve mekan olmadigini hep dusunmusumdur ama afrikali bunu icinde yasiyor demek ki:)