Monday, August 11, 2008

Anita, Anita Wangu....




8 Agustos`tan bu yana Kenya`dayim. Arkadaslarim, Volkan ve Eva`yi ziyarete geldim, azcik degisiklik olsun dedim. Eva`nin Cekslovakya`dan bir arkadasi, Suzanna da benimle ayni zamanda ziyarete gelmis. Ziyaretinin de cok guzel bir amaci varmis, dun ogrendim.


Ogleden sonra bir alisveris merkezinde taaaa Cekoslovakya`dan gonderdigi parayla okuttugu Moreen adinda bir Kenyali yetim ve kardesleriyle bulusacakmis, bana `sen de gelir misin?` dedi. Hoplaya ziplaya tabii ki!


Daha once bulusup hayvanat bahcesine vs gidilmis, yani tanisilmis ama Moreen`in biraz icine kapanik ve utangac oldugunu soyledi.


Bulustuk, boy boy 4 kardes! Victor ailenin tek erkegi, 8 yasinda. Grace, en kucuk kiz, 9 yasinda. Sharon, pek sakin ve guleryuzlu, melek gibi, 12 yasinda. Ve Moreen, Suzanna`nin okula gitmesini sagladigi en buyuk abla, 15 yasinda.


Grace en kolay iletisime girilebilen. Victor, erkegi ya bu 3 kiz cocuklu kalmis ailenin, o merakli ama biraz mesafe koymaya calisiyor. Sharon, sicakkanli ama sakin. Moreen ise hic bi sey konusmuyor. Hele ilk bulusmalarinda Suzanna ile karsilasmak o kadar heyecanlandirmis olmali ki uzun sure titremis yaninda, hic konusamamis :(


Acilsinlar, konussunlar diye aklima ilk gelen seyleri soruyorum.

Mesela Grace`in yuzunde bir yara izi vardi,

-Ne oldu yuzune? dedim. Bayagi buyuk bir yara izi. Dusmustur vs diye dusunuyorum. `Teyzem dovdu` dedi. Dondum kaldim. Sormaz olaydim. `Niye?` dedim. `O su tasimak icin evden gitmisti, oglunu bana birakmisti, ben de oglunu yalniz birakinca agladi. O da oglunu aglarken gorunce beni bulup dovdu` dedi. `Niye biraktin peki yigenini?` dedim. `Kiyafetlerimi yikiyordum` dedi. Su kadarcik konusmanin icinden neler neler cikiyor degil mi?


Bu 4 cocuk, hem anneleri hem de babalari yillar once AIDSden olunce babaannelerinin eline kalmislar. Ama -klasik hikaye- yasli babaanne daha kendine bakamazken bir de 4 bogaz daha ekleniyor caresiz... Ayrica Suzanna`nin dedigine gore babaannenin acilen ameliyat olmasi gerekiyor, cunku gobeginin altinda bir kist midir nedir varmis, iltihap akiyormus.


Daha bitmedi, `yeter icim kiyildi` demeyin. Bu cocuklarin ve bababannenin kalacak yeri olmayince Moreen`in simdiki okudugu okulun muduru, onlara okulun icinde kucuk bir teneke kutu gibi gece uyuyacak yer vermis, orda kalislarmis. Ama okula yeni su depolari ve gunes enerjisi panelleri alindiginda hirsizlar okuldaki guvenlik gorevlisini bir guzel dovup iceri girmisler. Herseyi bir kisim hirsiz, arsiz, nursuz calarken icerde 4 cocuk ve bir yaslinin oldugunu farkeden digerleri -Moreen, Grace ve Victor`u kacirmayi becermis- daha sadece 4 ay once o gece Sharon`a defalarca tecavuz etmisler.


Ben burada bittim. Sharon daha 12 yasinda bir yetim. Allah bilir daha neler gelecek basina Kenya`da. Baska bir cografyada baska bir aileye de dogabilirdi. Ya da ben bu durumda olan binlerce cocuk gibi dogabilirdim... Neyse, daha fazla uzatmanin hic geregi yok! Dayanadim. Daha once hic bu durumdaki bir cocukla yanyana oturmadim, gozlerine bakmadim. Cok zormus, kaldiramadim.


Cocuklari yasadiklari yere geri birakirken Suzanna bana Grace`in arabaya binmeye alisik olmadigi icin kustugunu, o yuzden yanimiza torba almamiz gerektigini soyledi. Aldik ama dikkatini dagitirsam da kusmayabilecegini dusundum. Bana cok sevdigi bir sarkiyi ogretmesi icin rica edince inceden, hafiften, basladi (aklimda kaldigi kadari ile yaziyorum):


`Anita, Anita wangu...

Lel le leeee...

Nasukoma sukoma wiki ende,

Unakuja nyumbani pamoja...`


Turkcesi:


Anita, Anitam benim...

Cok ugrasiyorum gunler gecsin,

sen eve gel ve hep beraber olalim` gibi bi sey...



Dun Sharon`un gozleri gozlerimin onunden gitmedi...

Sizin de gitmeyecek!

`Anita, Anita wangu...` diye mirildanarak dusundum durdum.


Grace mi? Kusmadi. Sarkiyi hepberaber soylemeye baslayinca az sonra hafif bir horlama sesi duyduk. Uyuyup kalmis bile arabada yanimda, kafasi kolumda :)



Fotograflar sirasiyla:

1-Sharon

2-Grace

3-Grace ve Suzanna

4- Victor

5- Sharon beni, bir fili ve kardeslerini cizmis :)

21 comments:

Kriptograf said...

sizi kıyafetli kendilerini ise kıyafetsiz çizmiş ya da öyle gözüküyor. Aslında çocuktur daha anlamaz gibi söylemlerin ne kadar yanlış olduğunu gösteriyor. Onlar çıplak biz kıyafetlerleyiz.
Gerçekten cesaretinizden dolayı kutlamak hatta omuzlarda taşımak gerek sizi :)

berrin açılmış said...

içim acıdı kelimesi yetmiyor....
biz rahat yataklarımızda uyurken başka bir yer - başka bir iklimde insanların hayatta kalma çabaları
inanılmaz ve anlattıklarınız çok etkileyici
dünya ya bakışımı etkiliyor...

zerrin said...

biz kizimizi kendi gozumuzden sakinirken..oralarda....cok fena meltem hakikaten cikmiyor gozleri aklimdan..ne kadar masum nekadar guzeller

Elif Özlem said...

Meltem
Günde 24 saat yetmiyor bana, bazen şirketçe hiç ara vermeden 36 saat çalışıyoruz dolayısıyla uzun süreli zoraki ayrılıklar yaşıyorum siteden
Yazamıyorum belki ama kaçamak kaçamak okuyorum yazılarını
bu yazın çok etkiledi beni, nasıl bir kader bu çocukların(ve de benzerlerinin) yaşadıkları, nasıl iç yakar, nasıl yürek burkar ve dahası bunca en kötü'den sonra nasıl hala bu kadar içten ve sımsıcak gülümser bu güzel çocuklar?
benim de okuttuğum doğulu bir kardeşim var, nasıl zor şartlarda sürdürüyorlar yaşamlarını diye üzülüp duruyorum her daim ama bu çocukların yanında şanslı kalıyormuş benim güzel kardeşim
yüreğim parçalanıyor hepsi için
umarım bugünlerinde olmuyor bile olsa geleceklerinde sonsuz bir mutlulukla gülebilir yüzleri
sevgilerimle
Elif Özlem

MeRaiL said...

Ne diyecegimi sasirdim, icim acidi.Bunu kucukcuk bir cocuga nasil yaparlar aklim almiyor.
Avrupa ulkelerinde yasiyan tanidigim bir kac kisiden duymustum, afrikada bir kac cocuga maddi yardimda bulunduklarini. Buralarda malesef ki o kadar yaygin degil, acikca cok merak ediyorum bu konular nasil oluyor.Bu konularda da yazarsan inan cok sevinirim.

özlemcik said...

meltemcim nekadar masum bakışlar...insan dünya adaletini tekrar tekrar sorgulayıp sinir oluyor..
bu arada seni kısa saçlı çizmiş kıydınmı yoksa o güzelim saçlarına :)

sihirli eller said...

oradaki bütün çocuklara çok üzülüyorum.çocukların bu kadar kaybını bilerek ve yaşam şeklini görerek yaptığı o rezilliğin cezasını o ruhsuz insan en yakın zamanda çeker inşallah.

doktor meltem said...

Buradan akıtılan gözyaşlarının o küçücük ve tertemiz yavrulara ne yararı dokunabilir ki. Onları gülümsetmeyi başarabilmek ne harika.

bahartümer said...

Yüreğim nasıl acıyor bilemezsin, gözyaşlarıma hakim olamıyorum.O güzelim çocuklar,zavallı yetimler malesef bizim kadar şanslı değiller.Bizim çocuklarımızda nekadar şanslı olduklarının... Müptelası oldum yazılarının, hayata bakış açım ve değer yargılarım değişti.gerçekten.
Seni çok seviyorum.
Bahar.

loungetime said...

Oooof, içim acıdı okurken. Daha dışarıda binlerce Sharon olduğunu bilmek daha da acı. Çizdiği resmi şöyle bir inceledim de seni en üste, ve renkli çizmiş, kendisini de küçücük , detaysız , hatta viktor dan bile küçük çizmiş...

pigmelerle.dans.eden said...

Grace`in basina neler gelecek acaba? ya da Victor o hirsizlarla arkadas olacak mi bir gun?
Hani bir laf vardir: In rome, do as the Romans do.
kalabaliga karisip yok olmazlar umarim...

Meralcim,
bu konuda ilgili bilgili arkadaslarim var. Sorayim da ona gore bilgi vereyim.

Bahar, ben de seni seviyorum :)
Ne kadar guzel, dogal yazivermissin `seni cok seviyorum` diye :)

Ali said...

Meltem, seni ne kadar çok sevmişler ki seni çizerken özen gösterdikleri belli.
sevgiler
ali

irem said...

yazıyı okurken içim acıdı, kelimeler boğazımda dizildi.dünyanın her köşesinde böyle yüzlerce hatta binlerce çocuğun olduğunu bilmek daha da can yakıcı. iyiki sizin gibi insanlar var. teşekkür ediyorum kendi adımıza size.

petunya-egzotica(candies) said...

off yaa

ne kadar şanslıyız..

keşke onlar içn yapabileceğim bir şey olsa şu an kendimi çok çaresiz hissediyorum.

nilly said...

Oradaki her cocuga dokunsankimbilir ne oykuler cikacakher birinden. Dunya neden tepkisiz kaliyor boyle duruma ben anlamiyorum. Oh, tabi ki daha onemli konular var. Tum dunya Britney'in cocuklarina kimin bakacagini, Brangelina'nin ikizlerinin 14 milyon dolarlik resimlerine, rahmetli Heith'in cocugunun annesinin kiminle flort ettigini filan daha cok merak edip onlarla mesgul oluyorlar. Ya da aslinda bizlere bunlar sunulup gozumuzun o kisimla ilgilenmesini engelleyenler var.

pigmelerle.dans.eden said...

`Keske elimden bi sey gelse`diyen arkadaslar,
taaaa Cek Cumhuriyetinden yardim edebiliyorsa Suzanna, ben de siz de yardim edebilirsiniz.
Ustelik yeter ki isteyin ben size bu aileye yardim etmenin yollarini da bulabilirim diye dusunuyorum.

zuza the czech republic said...

Mel! Hi from Zuza. Thanks for coming with me to meet the children. I hope to see you soon!

pigmelerle.dans.eden said...

Heyyy!!!
Look who is here!!!
Zuza,
i was asking for your email address to Eva `some of the friends reading the blog are interested in helping the rest of the family. Please please let me know how we can help them.
Lots of love,
Hope to see you soon too!
I am sure i will come to prague one day.

pinarbk said...

16 aylık bir kız çocuğu annesiyim ben. Dediğin gibi Sharon da farklı bir yerde doğabilirdi, benim kızım da orada. Okuduklarımı "kaldıramadım". İçim parça parça. Herşeye isyan etmek, bildiğim tüm inanışları reddetmek istiyorum böyle hayatlar karşısında. Böyle bir acı nasıl reva görülür ki insana...Nasıl, nasıl..

Kültür Mantarı said...

bu petunya falan çok başka kişilere yardım etme derdinde belliki. burayada hit için yorum bırakıyorlar bence.

(istersen bunu yayınlamayabilirsin)

petunya-egzotica(candies) said...

evet biz seks maceralarımızı anlatıyoruz ya... insan değiliz, duygularımız yok...

yanlız bu aralar bize bulaşan da popüler oluyo..