Monday, July 21, 2008

Hastane Maceralari -1


Anlatmistim burada hastanelerin ne kadar Allahlik, personelin ne kadar yetersiz ve bilgisiz oldugunu… Ama elden ne gelir, bu kadar tropik hastaligin oldugu bir ulkede bir elin parmagini gecmeyen adette tip fakultesi var…
Ilk geldigim yil, 3-4 ayda bir kusma, ishal, ates, titreme hepsi birden bastirip parmagimi kipirdatamayacak kadar yataklara dusuruyordu beni. Tum belirtiler sitmayi isaret ediyordu. Agzima bir lokma yiyecek bile alamiyorum, su bile icsem cikariyorum. Vucut iflasin esiginde! O kadar halsizlik yapiyordu ki bir keresinde ev arkadasim beni kucaklayip hastaneye goturmustu.
Sitma testi icin kan vermek gerekiyor. En sevmedigim, korktugum sey! Kolumu cekerim de kolumdan sarkan siringayla ortada deli danalar gibi kosarim diye korkuyorum… Kolumdan kan almaya calisan laboranta soyle saglam bi tane cakarim diye korkuyorum… Korkuyorum da korkuyorum vesselam… Sevmiyorum vucuduma goz gore gore igne batirilmasini…
Neyse, bagir cagir kan verdim. Attigim ciglik, cikardigim arbededen utanip bekleme salonundaki Allah bilir hangi hastaliktan muzdarip kisilerin yanina gitmek istemedegim icin labarotuvarda neticeyi beklemek istedim, kabul ettiler… Laboranta dedim ki:`Hazir kan vermisken ne kadar tahlil varsa yapin. Neler yapilabilri?` dedim. AIDS, sitma, tifo, bilharzia* dedi, `hepsini yap` dedim. Laborant `Daha once bu onemli testi yaptirdiniz mi?` dedi. Saka yapasim geldi. AIDSden bahsettigini biliyorum ama anlamazdan geliyorum.
-Sitma mi? Hangisi?
-Hayir, hayir, digeri…
-Tifo mu?
-Hayir, AIDS testi
-Yaptirdim da hala pozitif miyim onu merak ediyorum ;)
Hah hah haaaa… Cok komigim degil mi? Laborant, mikroskop altinda bi seyler yaptigi kanimdan kafayi bana cevirip `Ama bir kez pozitif ciktiysaniz, sonra negative olamazsiniz ki!!!` diye dehsetle bana bakmaya basladi.
O sirada iceri bir hemsire girmis, `Ne? Kim HIV pozitif?` diye panik oldu. Ben `izah edeyim, saka yaptim` diyorum ama kimse beni dinlemiyor. Laborant `Bu bayan pozitifmis` diye beni gosteriyor. Hemsire bana dogru geliyor `Oyle mi?` diyor. Laborant `Pazarlari kilisede sizin icin dua edecegim` diyor. Ben gitgide yukselen bir sesle `Saka yaptim, negatifim ben` diye kendimi parcaliyorum… Kabus gibi!!! `Dilim, seni dilim dilim dileyim` deyip duruyorum…
Sonunda laborant kendi gozleriyle neticeyi gorene kadar inanmadi, zaten sesimi duyuramadim ki! Hemsire de en sonunda sakinledi.
Ben de acemi Afrikali olarak ogrendim nufusun %10unun pozitif oldugu, anne babasinin AIDsden oldugu icin 2 milyon cocugun oksuz kaldigi bir ulkede boyle saka yapilmayacagini…
Sonuclar mi? Hepsi negatif! Gastro enteritis olmusum. Alisik olmadigim bakteriler, pislikler, sunlar bunlar vucutta birikince vucudum isyan ediyormus, ne var ne yoksa disari atmaya calsiyormus. Artik olmuyorum, alistim galiba :)
*Bilharzia, az gelismis ulkelerde kanalizasyonun durgun su kaynaklarina (gol ve bir de nehir kiyilari) karismasi neticesinde bilharzias sulugunun tirnak diplerinden, deriden vucuda girip yerlesmesi ve cogalmasi ile ortaya cikan atesli hastalik. Bilharziali bir arkadasimin bir haftada 6 kilo verdigini gordum.
**Fotograftaki tabelanin yamuk ve Allahlik olmasi haricinde dikkatinizi cekmek istedigim bi hatasi: `Marternity Ward` diye bi sey bilen var mi? Ben bi Maternity Ward bilirim, hamile/lohusa kogusu gibi bi sey demektir. Marternity Ward ise Harmilelik/Lorhusalik Kogusu gibi bi sey olmus :) Guzel Uganda`m benim :)

16 comments:

Gazanya said...

Bilharziali hastalığı, kilo verdiren bir hastalık yani... Bunu rejim yapanların duyması ve öğrenmesi iyi olabilir... Kontrollü bir şekilde bu hastalıkla zayıflama olabilir belki :)

Sana da geçmiş olsun...

fish said...

oyy oyyy oyyy...herşey bi yana işte sırf bu sebepten bile yaşamak cesaret ister...acaba ne mikrobu kapacağım ve ömür boyu çekmek zorunda kalacağım..
yıllar önce üniv de iken klasik "risk nedir" sorusuna o zaman seni tanıyor olsaydım "uganda ya gitmek ve gitmekle kalmayıp yaşamak " derdim meltem :Pp

Haydins said...

Sonda bahsettigin hastalik korkunc geldi kulagima..
Saka he ..onlarda sana pozitifsiniz diye saka yapmadilar iyi ki :)
Hala pozitifsiniz hanimefendi endiselenecek bir durum yok!!

pigmelerle.dans.eden said...

Emin ol Gazanya,kimse bu hastaligi istemez...
Terleyerek eriyip bitiyorsun ve bobreklerinde suluk yavrulari dolastigini bilmek hic hos degil...
Gollerde, nehirlerde coluk cocukla bi suru yuzdum ama (cislerinin suya karismasi ile bulasiyor hastalik)ama sudan cikar cikmaz havluyu surte surte krurlandigim icin girmeye vakit bulamadilar herhalde :)
Sevgili Paluk,
milyonlarca insan boyle yasiyor, gore gore alisiyorsun. Sadece her gordugun suya nehire atlamamak gerekiyor...
Pozitif kelimesinin `Po..`su bile beni kalp krizinden goturebilir Haydins... O yuzden temiz temiz kalpten giderim ben en fazla :(

Taylan said...

Geçmiş olsun. Ne acayip hastalıklar var dünya da...

kıyak said...

Ufuk çizgisine baktığında herşey birbirinin içindedir.
bence yaşadığın yerde öyle.
buradan baktığımda, oradaki yaşamı netleyemiyorum.
alışır insan zamanla.
diye düşünüyorum...

Hilal said...

Geçmiş olsun Meltem. Harika bir adaptasyon örneğisin. Ayrıca "Türk'e bişi olmaz" lafının da sağlan bir kanıtı :)
Sağlıcakla kal.
Sevgiler,
Hilal

TUĞBA'NIN DÜNYASI said...

Ayy çok geçmiş olsun sana. Bu tarz kusma ve ateş yapan hastalıklardan oldum olası korkarım ben. Kusmaktan ve kan vermekten nefret ederim. Burda dondurulmuş et yiyoruz nerden geldiği belli olmayan.Sanırım 3 defa zehirlendim.Artık yememeye çalışıyorum.Şaka olayına gelince haydins i dediği gibi iyiki onlarda sana şaka yapmamışlar yaa.Tuhaf bir durum olurdu sanırım.Kendine dikkat et oralarda.Artık daha dirençli olduğunu duymak sevindirdi beni. Vücut alışmıştır tabi artık. Ben de burda baya direnç kazandım sanırım.Bu arada mailim sana ulaştı mı merak ediyorum.Haber verirsen sevinirim:)
sevgiler

berrin açılmış said...

uganda da yaşam sınav -yazılarınız sanki farkındalık dersi gibi...sahip olduklarımın kıymetini daha fazla bilir oldum...

Goddess Artemis said...

Fotoğraftaki tabelanın yanukluğu yüzünden, hastanenin bazı bölümleri toprağın altındaymış gibi bir his uyanıyor insanda. Hani "gözü toprağa bakıyor" derler ya, tövbe Yarabbim, onun gibi! :-P

petunya-egzotica(candies) said...

kötü bir şaka ama tabi Türkiye de olsa zaten pozitif olduğunuza inanmazlardı.

aa yok canım değildir değildir yanlışlık olmuştur felan derlerdi...

pigmelerle.dans.eden said...

O hastanenin muhtesem hikayesini de anlatcam... Gercekten gozler topraga bakiyor orada :(

Açalya said...

Goddess Artemis iyi gormus...

Hani Turkiye`de en geri kalmis ulke diye Uganda`yi ornek verirler ya...sanki biz pek iyi durumdaymisiz gibi...eminim bizim de su kanallarinda, derelerde yuzulen yerlerimizde goruluyordur bu hastalik.

Kültür Mantarı said...

enteresan bir hastalıkmış. ne boyutta bu sülük. sülük tü dim, yanlış okumadım.

pigmelerle.dans.eden said...

Gol kenarinda goruyorum boyle bildigin findik kadar salyangoz olur ya onun yavrulari vucuda giren... findik kadar olan anne artik insan vucudu hevesine bir son vermis, yavrularinin gelecegi icin ugrasiyor ;)

Kültür Mantarı said...

o yavrular vucutta fındık kadar oluyordurlar o halde.. vay anam vay.