Sunday, June 08, 2008

Ankara Buluşmaları


Ankara’da 31 Mayıs’ta Cafe des Cafes’te buluşacaktık hani... Buluşma saatinden önce bir telefon geldi Deryik’ten ‘Ben fazla kalamayacağım, buralardaysan, hemen buluşsak?’ diye... Hay Allah... Üzüldüm. Hemen buluşma yerine doğru hızlanırken düşündüm: ‘Büyük şehirler neyi ne kadar önce planlasan da sana daha başka bir plan, daha öncelikli bir süprizi hazırlıyor hep.’ Olsun, hiç yoktan iyidir.
Buluştuk, konuştuk çabuk çabuk... Elime pek anlamlı ve naif bir hediye ve hediyenin mealini tutuşturdu. Ayrıldık. Sonra içeri birisi girdi, doğrudan bana doğru yürüdü, ben de ayağa kalkarken bildim Ertuğrul bu... Ertuğrul’un bana 3000 adet soracak sorusu olduğu hemmen anlaşılıyordu. Müge, Ayşen, Ertuğrul, ben konuşurken yan masadan birileri geldi ‘Biz gelmediğinizi sanıp gittik de bi kez daha deneyelim diye tekrar gelmiştik’ diye... Onlar da Ayşe ve Menekşe... Sonra ODTÜden yurt oda arkadaşım geldi: Şule ve oğlu Ege... Akıp giderken sohbet Konya’dan annesi felç geçirmesine rağmen 2 saat beni görmek için atlayıp gelen esskkiiiiiii, yaşlıııııı arkadaşım Taner’le buluşma saati geldiğini farkettik.
Ege’yi henüz görmek kısmet olmamıştı ve Şuleyle çabucak sayıverdik, Ankara’ya gelmeyeli 7 yıl olmuş. 7 yılda ne yaptığımızdan çok beraber neler yaptığımızdan konuşuldu, gülüşüldü.

Mesela meselaaa.... Şule’nin düğününe geldiğimdeki pek hoş anı J Gelin odasında Şule’nin gelinliğinin son hazırlıklarını yapıyoruz. Eteğin altına giyilen metal telalarla koca bir daire haline gelen tarlatan denen astarı giydirmek istedim en son. Gelin odası düğün salonuna doğru bakıyor, kapı camdan, ama gündüz dışardan baktım, aynalı cam. Yani içerisinin dışardan görünmemesi gerek. Şule’nin eteğini başına geçirip tarlatanı giydiriyorum, o sırada dışarda ne olup bittiğini de görüyoruz. Kapının tam önünden, dışardan geçen bir kadın, bize doğru el salladı. İşime devam edecektim tam ama bir an duraksadım. ‘Şule, dışardan geçen kadın kime gülümseyip el salladı?’ dedim. Şule demesin mi ‘Banaaaa... Bilmemnereden Bilmemne Teyze O...’ Kafamdan aşağı kaynar sular döküldü. Gelin eteklerini kafasına kadar toplamış, ben iç eteği giydiriyorum, her şey ortada, gayet güzel de telleri vs düzeltiyorum, o sırada dışardan geçen biri gelini bu halde görüyor. Ciyyaaakkkk diyerek eteği indirdik. Gelini teşhir etmeye kalktık yaaa... Sonra baktık ki bizim kapının önündeki masalar henüz boş, yani dikizleyen olmadı. Bir tek Bilmemne Teyze gördü J Gelin odasının kapısı da evliliğin ilk gecesinin tartışma ve kıkançlık krizleri için özel, dışardan camlı ama aslında içeriyi gösteren cinsten...

Meselaaa meselaaa.... Şule’nin evlendikten sonra evini ilk ziyarete gidişim. Kapı numarasını unuttum. Aşağıdan telefon ettim : ‘Şule, apartman kapısının önündeyim ama daire numarasını anımsamıyorum. O yüzden zile basamadım.’ Dedim. Şule ‘7 numara’ dedi. Ama kapı açılmıyor. Hala telefondayız, kapatmadık. Bekliyorum. ‘E açsana. Kapıdayım. Zaten zil çalmak da kapıdayım kapıyı aç demek değil mi?’ dedim. ‘Aaaaa... Doğru’ dedi. Uzuuunnn süre güldük buna...

Ege, aslında herkese öyle çabucak ısınmazmış ama Şule aslanlı, çitalı fotoğraflarımı gösterip önceden bir çalışma yaptığı için koşa koşa gelmiş. Çok istedi onlarda kalayım da bana alet takımlarını göstersin ama vakit o kadar az ki... Bir 10 yıl daha beklemek gerekecek gibi bunu yapabilmek için.

Çookkkkk güzel bir gün geçirdim. Tanımadan merak ettiim, tanıyıp da merak ettiğim arkadaşlarımla taaaa 1992lere uzanan anlar yaşadım. Rakı içip sohbet ettiğimiz yerin kapanma saati geldiğinde son ana kadar, çöpleri toplamak için personel bizi sandalyelerden silkeleyene kadar oturduk. Şule’nin taaaa Rusya’daki eşini de arayıp ‘Öpüjemmm’ dedikten sonra anılar tekrar yerine gömülmek üzere ayrıldık....

4 comments:

Oguz ASMA said...

her yeni yazında blogumda görünüyorsun..."pigmelerle dansa yeni yazı eklendi" şeklinde...hemen koştura koştura girip okuyorum yazdıklarını...

sen de gir bak bakalım bloğumu beğenecek misin? http://kutupzencisi.blogspot.com/ yazılarımdan biri de senin için...

ert said...

Meltem harbiden çok keyifli bir sohbet oldu benim için.Şimdiden iyi yolculuklar dilerim sana bu arada o kadar sorum olduğu gerçekten anlaşılıyormuydu ya :)

ayse&menekse said...

yaşasın ünlü olduk :P
geç kalsak da çok keyifliydi! hepinizle tanıştığımız için çok mutluyuz!
bi dahaki sefer 7 yıl olmasın arada ama ;)
öperizzz

burK@ said...

istanbul bulusması askıda kaldı :))
resimleri de gondermedin daha ,,
sevgiler..