Thursday, May 15, 2008

Café des Cafes ve Limonlu Bahce


Ankara ve Istanbul icin iftar vakitlerini bildiriyorum ;)

Ankara, 31 Mayis, 18:00
Yer: Café des Cafes,
Tunali Hilmi,
No:83A Ankara.
Tel: 0 (312) 428 01 76

Istanbul: 4 Haziran, 20:00 (trafikten ancak gelebilir calisanlar, di mi?)
Yer: Limonlu Bahce
Yeniçarşı Caddesi No:98 Galatasaray
Tel: (212 - 252 10 94)

Saat, yer belli. Heyecanla bekleyecegim!!!

Bu arada gidis tarihi yaklasti ya yetimhaneye bi gideyim de cocuklara bi soyleyivereyim dedim. Bi saat sorgulandim daha cok geri gelecek miyim konusunda. Bi suredir rahatsiz oldugum icin gidememistim, yeni sarkilar, yeni danslar gosterdiler, ogrettiler bana. Bi turlu bana hikaye okumayan, hep kacacak bi bahane bulan en kucukleri Arnold bile bana tum bi hikaye kitabini okudu. Ayrica yazacagim.

Gorusmek uzere…

26 comments:

zerrin said...

oh ohh..blog bulusmasi icin daha keyifli ortam dusunemiyorum,limonatalar hamaklar..hazir gitmisken fransiz sokagina ugramamak olmaz,
tee burdan ben niye karisiyorsam,bide ayhan isik sokaktan girip devam edince ifsakin karsininda bi kafe var,o kafede batu diye bir cocuk acaip fal bakiyor..olur gidersen ben ugandadayim tavsiye eden kanadada dersen yavrucagiz pek sevinir bukadar unlu olduguna
yalniz hem sizi cok kiskandim hem istanbulu cok ozledim

Hilal said...

Merhaba,

Zerrin'e: Orasi artık fransız sokagı degil. Cezayir sokagı, orijinalinde olduğu gibi :)

Hosgeldin Meltem.

Hilal

nilay said...

İnşallah gelebilirim İstanbula . Biz MAİLE (eşim , oğluşum ve ben) seninle tanışmayı çok istiyoruz.

Bu arada bulmuşssun doğal mantarları (ilaçsız, hormonuz ) ye babam ye tabii. Tereyağlı ve kaşarlı fırına vermeyi de unutma.

pigmelerle.dans.eden said...

Zerrin,
Sen Limonlu Bahce der demez baska yer olasiliklari kafamdan cikti gitti. Aklima getirdigin icin sagol:)

Hilal,
Cezayir sokagina mecburen ugranilacak. Giristeki bir erkek heykeli var ya kimseye caktirilmadan onun poposu oksanacak ;-p (Bence simdiye piril piril olmustur bile :)

Nilay,
14 Haziran`a kadar Istanbul`dayim. O zamana kadar oralarda olursaniz bi haber verin. Benim oyle yetistirmeye calistigim bi isim gucum yok :) Uygun olacagim cogu zaman...
Mantar meselesine geleyim: Burda her sey organik. Ilacsiz ve dogal haliyle buyuyor hersey. Insanlar da, mantarlar da...

Icten mesajlariniz icin herkese tesekkurler,
Sevgiler,
Meltem

Goddess Artemis said...

4 Haziran'da Limonlu Bahçe'de buluşmak üzere... ;o)

ayse gokce said...

ankaradan ben yalnız geliyorum galiba :) :P

Anonymous said...

bu insanlar sizi tanıyorlar mı bilmiyorum ama ben tanımıyorum. daha doğrusu sadece blogdan tanıyorum... enteresan.. tanışmak dinlemek isterim... gıpta ettiğim 5 kişi yoktur hayatta... biri sizsiniz...
görüşmek üzere...

mail adresinizi blogda bulamadım varsa da... aslında mail atmak istemiştim...

bilge aksoy
bilgeyenidag@yahoo.com

inciK said...

Tarihlerimiz cakismadigi icin Istanbul bulusmasina katilamayacagima uzuldum cok. Baska sefere belki. Bak aklima ne geldi, su Masai bileziklerinden yaninda bolca gotursen de Kimsesizler yurdu yararina satsan ya bu bulusmalarda. Eminim herkesin hosuna gidecektir bu fikir; hem super bir bilezik sahibi olacaksin, hem de hayir isi yapacaksin! Sevgiler, iyi tatiller!

pigmelerle.dans.eden said...

Merhaba Bilge,
Bence bu sorunun iki yaniti var.

Birincisi: Burdaki internet baglantisinin kotulugu, birak onu, elektrik problemleri yuzunden ben pek kimseyi tanimiyorum, bloglara girip pek okumaya, yazmaya firsat bulamiyorum.Ben tanimiyorum bu yazan ve gorecek oldugum kimselerin hic birini... O yuzden aslinda bu bulusma, bana daha cok yariyacak ;)

Ikincisi: Ama simdiye kadar vakit ayirip okuyanlar, bence beni taniyorlar...

Incik,
`su elimde gormus oldugunuz Masai kolyesi safi inek derisinden olup...` demeye utanirim ama yetimhaneki cocuklar icin de her seyi yaparim aslinda :)

zerrin said...

benim de aklima geldi keske satsan diye..
hatta blogunda bile satabilirsin,ben alirim..

zerrin said...

benim de aklima geldi keske satsan diye..
hatta blogunda bile satabilirsin,ben alirim..
fransiz sokagi=eski cezayir sokakti..artik cezayir sokakmi oldu..bence eski ismi daha guzeldi zati

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET said...

belki bizimde bir yararımız olur katılıyorum arkadaşlara..hem onlarda bu sayede emeklerinin bir parça karşılığını bulmuş olur Meltem..
Ankara'daki buluşma gününe katılacağım heyecanla..

Hilal said...

Merhaba Meltem,

Demek orada oyle bir heykel var. Parlatmakta fayda var :)

Soyle de bir haber gordum, paylasayim istedim:
"Cep telefonları için ilk kez 2003’de yazılan Silverback isimli oyun, insanların dikkatini sayıları her geçen gün azalan Ruanda’nın dağ gorillerine çekmeyi amaçlıyor." http://teknoloji.milliyet.com.tr/detay.asp?id=4557

Selamlar,
Hilal

Anonymous said...

Ankara'daki kafe, "belki de bugüne kadar hiç tanıklık etmediği kadar renklilikte bir karşılaşmaya evsahipliği edecek," diye düşünüyorum. Bu zamana kadar, güncenizi kararlılıkla takip etmesine rağmen, şimdiye kadar yorumda bulunmamış olan biri olarak, "Tanışabilir miyiz, bayaaan" nidalarıyla yan masadan size nazar fırlatmayı pek isterdim :) Paniğe gerek yok! Elbette, böyle birşey olmayacak. Umuyorum, Ankara'da görüşürüz.

Sağlıcakla kalın,
Dans etmeyi hiç ama hiç beceremeyen

ne yazdı ne yazamadı said...

limonlu bahçeye 4 haziran'da ben de gelip bizzat tanışmak isterim, kabul eder misiniz?

deryik said...

ay azıcık kaldı gibi. işimin son gününün çıkışında meltem! mis mis :)

Mutlu Kum Taneleri said...

Bende tanışmayı çok isterdim ama Bursa'dayım o tarihlerde ne Ankara ne istanbula gelmem mümkün değil :(

Gokce said...

İyi o zaman madem herkes tanidik olmayacak ben de gelecegim, cunku sizi ve blogunuzu kesfettigimden beri takip ediyorum, siz beni bilmeseniz de ben sizi biliyorum hazir gelmisken neden olmasin 4 Haziran'da 20:00'de gorusmek dilegiyle...

Sevgilerimle
Gokce

ayse gokce said...

geldik bulamadık
:(((((((((((
gidioruz tunalıdaki internet kafede son bi umutla baktıımız posttan da umut çıkmayınca..
sokağa çık festtesinizdir belki diye bir de oraya bakıp gitcess :(

pigmelerle.dans.eden said...

Ayşecik Gökçecik beni kıvırcık saçlı beklediği için tanıyamadı.
Ama buluştuk yine de...
Ekim dikim olayları olmadı yoksa :)

ayse gokce said...

:) Meltem'in post-düğün hali nedeniyle neredeyse kaçırıyorduk, kılpayı buluştuk;)geç de olsa geldik.. iyiki de geldik! zaman nasıl geçti, ne zaman geldik ne zaman kalktık hiç anlamadık.
çok çok güzeldi!

ert said...

Meltemin tıpkı burdaki gibi çok güzel bir enerjisi var.
Gerçekten çok güzel bi sohbetti,keşke 3-5 saat daha olsaydı,oralara dair merak ettiğim daha bir sürü şey vardı benim.Dönüşte ankaraya uğrarsan bir buluşma daha olabilirmi Meltem,yoksa abartımmı biraz :)

burK@ said...

meltem selam
ist geldin mi?
bakalım bahceyi bulup seni de tanıyacakmıyız
ankara havası olmasın :)

renkli birseyler giyiver :)
yakana da karanfil

gorusmek uzere selamlar

burK@ said...

geldik gorduk dinledik ve cok mutlu olduk :)
sevgiler

Oguz ASMA said...

çok güzel bir akşamdı...hem ben seni ilk defa turkiye de istanbul da gormus oldum, hem de diger sicak blog okuyuculari ile tanistim...konusurken o kadar akicisin ki, sanki 2,5 seneden beri orada yasayan ben degilmisim gibi heyecanla dinledim seni...

ve dün akşam seni izlerken farkettiğim bir şey vardı;
toplayıp pılını pırtını gitmiş olsan da uzaklara (ki o uzaklarda tanıdım seni) istanbul yakışıyor sana be meltemim, istanbul yakışıyor sana...

pigmelerle.dans.eden said...

Arkadaslar, 28 Eylul - 7 Ekim 2011 tarihlerinden Taksim Beyoglu`ndaki Yapi Kredi Sanat Merkezi`nin karsisindaki Anzanur Pasajinin 2. katinda sergi aciyorum. Beklerim. Selamlar, sevgiler!