Wednesday, April 23, 2008

Paskalya Tatilinde Kamp -2


Ertesi gün önce bir aslan turuna çıkıldı. Azcık dolandıktan sonra gece kamp yaptığımız yere pek de yakın tombul tombul aslanlar gördük. Antilop cinsi o kadar çok ki bu aslanların aç kalması söz konusu değil bana sorarsanız.

Parkın Mweya kısmına doğru yola çıkmadan önce –daha önce de gitmiştim hani- Maramagombo ormanında bir yürüyüş yapalım ve yarasalarla dolu mağarayi bir daha görelim istedim. Bu kez şansıma 3 tane Boa yılanını da gördüm. Hatta bir tanesi o kadar yakındı ki elimdeki feneri tutunca ve birdenbire karşımda yılanı görünce o kadar şaşırdım ki bir çığlık atmışım. Mağarada görmeyen ama fena halde duyan yarasalar sesimden ürküp kafamın üzerinden kaçışmaya, omuzumu yalarcasına yakın kanat çırpmaya başladılar.

Yılanları da görüp yolumuza Mweya tarafına doğru devam ettik. Yol çok kötüydü, o yüzden normalde yarım saatte gidilebilecek bir mesafeyi almak saatler sürdü. Aynı yolu Congo’ya giden tırlar da kullandığı için normal bir dörtçekerin kapasitesini aşan çukurlar oluşmuştu.
Mweya kamp yerine vardık. Çadırı nereye kuralım diye etrafa bakınıyoruz ama kamp alanının manzarası çok güzel. Albert ve George Gölü’nü birbirine bağlayan Kazinga Kanalı’na bakıyor.
Kenny hiç karışmıyor çadırları nereye kuracağımıza, bakınıyoruz. Bir arkadaşım diyor ki tuvalete uzak olmasın. Ben diyorum ki farketmez, zaten gece korkudan tuvalete gidemeyiz. Başka bir arkadaşım diyor ki şu çalı çırpının oraya arkamızı verip kuralım çadırları. Ben diyorum ki gece karanlığı neleri saklar o çalı çırpının içinde....
Neyse, çadırları kurduk. Bir gece önce çok fazla yağmur yağdığı için kamp komşularımız çadırlarında kalamamışlar. Bu gece hava daha güzel olduğu için tekrar gelmişler. Dua ediyorum ne olur yalnız olmayalım kamp yerinde diye. Geldiler, çok mutluyum...Bi şey olsa canımı mı kurtaracaklar??? Yooo.. Ama alternatifsiz yemek olmak hoş değil. Hani bir hayvan geldiğinde tek hedef olmak istemiyorum.
Çalı çırpı getirdik kampçılar için odun kesilip bırakılan yerden. Az göründü gözüme. Arkadaşım yetmezse akşam gidip getireceğini söyledi. Tabii gündüz gözüyle 10 metre ilerde olan odun yığınına gece gitmek yürek ister. Söyledim, “yok yok, ben getiririm” dedi. Ben kesinlikle güneş battıktan sonra hiç bir yerden hiç bi şey getirmeyeceğimi çok net bi şekilde ifade ettim.
Yemek yaptık, bi güzel yedik. Kamp ateşina bakarak, gece karanlıktan gelen sesleri dinleyerek ve nargileyi fokurdatarak güzelce vakit geçirirken ateş yavaşlamaya başladı. Kenny yanımızda yok, kamp komşularımız akşam yakınlardaki kantinden yemek yiyorlar galiba, henüz gelmediler, normalde dolunay ama henüz ay bulutların arkasında. Yani gecenin içinden gelen sesleri duyuyoruz, aslanları, sırtlanları... Pek bi şey görmüyoruz, etrafta kimse yok, kamp görevlisi dersen o da yok, herkes Paskalya kutlama derdinde. Ateş sönüyor, odun da yok. Yani yok gibi bi şey. O karanlıkta 10 metre ilerdeki bi şey için var demek yalan olur gitmeye cesaret olmadığı için.
Arkadaşımla diyaloglar.
-Ateş sönüyor.
-Evet.
-Odun?
- Haa evet, odun ama odun çok uzakmış yahu.
-Evet, ateş sönünce hayvanlar gelebilir.
-Yapma yaa...
-E nasıl alcaz odun? Sönerse bittik vallahi.
-Arabayla gitsem oraya kadar?
-Ne yani? Beni burada yalnız mı bırakacaksın?
-Canım, ne var ki? 10 metre uzakta odunlar.
-O kadar yakınsa, yürüyerek al madem. Hayatta burada yalnız kalamam.
-E peki sen de arabaya bin.
-Bak o olur...
Bana sorarsanız, arabanın çalılardan taraftaki kapısından içeri girmek bile ürpertici...

O sırada kamp komşularımızın yakıp gittiği kamp ateşi ve etrafındaki odunlara gözümüz çarpıyor. Bakışıyoruz, tamamdır. Komşu komşunun külüne de odununa da muhtaçtır kardeşim, Allah allaaaah!!! Odunu bol bulunca coşturdukça coşturduk ateşi. Alevler yükseldikçe cesaret geldi, ne aslan ne bi şey... Hele dolunay da çıktı ki her yer aydınlık oldu... Manzara harika! Az sonra komşularımız da geldi... Hiç bi şeyden korkmaz olduk :)

Gece yine bi sürü yaratık geldi, ama kamp ateşimiz yanıyor, komşu desen bol, mışıl mışıl uyundu :)

not: son fotografta dikkat edilmesi gereken nokta, ortadaki cukurdaki Boa yilani! Daha yakin cekmek mumkun olmadi, cunku bunu cekerken bile rahatsiz olan yarasalar, bize bakip tisliyor, omuzumuza degerek ucuyordu. Karanlik magarada dusmemek icin dokundugum heryer vicik vicik elime yapisiyor, yarasalar uzerimde ucarken ara sira da cis yapiyordu :(

17 comments:

ert said...

Çok cesur birisiniz.Allah yolunuzu açık etsin :)

pigmelerle.dans.eden said...

Cesaret, korksan da bi seyi yapmaya devam etmekse, cesurum...
Ama cesaret korkmamak demekse, bende eser yok ;)
Korka korka yapiyorum inan ki...

ert said...

Buralara dönünce (tabi eğer dönerseniz) yaşadıklarınızı tecrübelerinizi anlatmayı paylaşmayı düşünüyormusunuz acaba ?

Eğer böyle bir şey yaparsanız seve seve sizi dinlemeye gelmek isterim.

Size bol şanslar

nilay said...

Boa yılanına inanamıyorum. Fotosunu daha da yakın çekemediğin için bence çoookkk şanslısın.:))

sihirli eller said...

ne boğa yılanı nede o pis sevimsiz yarasalara o kadar çok yaklaşabilirim.
ama çok sanşlısın senin yerinde değilde yanında olmayı çok isterdim .daha önce söylemiştim şimdide söylüyorum aşağıdaki posta o muhteşem gözlerine maşallah diyorum.çok güzeller...

arzın merkezine yolculuk said...

walla ınanılmaz. Kamp mecaralarınızı büyük bir heyecanla takip ediyorum ve hayran kalmamak mümkün diil. Bi şey diil şimdi bizim burdaki yaylalarda çadır tatiline falan gittiğimizde artık eskisi gibi ,yok ayı gelir, tilki gelir, domuz eşyaları çalar gibi korku tripleri yapmak da bu okuduklarımdan sonra çok manasız gelicek!:)))

pigmelerle.dans.eden said...

Boa yilaninin daha yakin fotografinin olmadigini kim soyledi :)
Var da ben bunu begendim...
3 tane yilan, cek cek bitmedi...

Ert,
Haziran`in ilk iki haftasi Istanbul`dayim. Yakinda da yazarim: isteyen, vakti olan arkadaslarla bulusmayi, gorusmeyi cok istiyorum.
Artik ben Istanbuldaki cafeleri, publari bilmedigim icin bi yer onerisi alip sonra gorusmek icin bir yazi yazacagim.

Sevgiler,
Meltem

ert said...

Maceranızı dinlemek eminim çok keyifli olacaktır.Peki Ankara taraflarınada yolunuzun düşme ihtimali varmı acaba.Galiba çok şey istiyorum:)Neyse kısmetse görüşürüz,ne diyelim.

Sağlıcakla kalın.

pigmelerle.dans.eden said...

Yok yok...
Uganda`dan oncelikle Ankara`ya geliyorum, cunku 29 Mayis`ta yigenim evleniyor.
O yuzden 28inde ordayim, 29unda cok mesgulum, 30 Mayis cok ideal gibi duruyor.
Ama dedigim gibi yazacagim.
Kim okuyor cok merak ediyorum, bana sanal isimler yetmiyor, gozumle gormek istiyorum :)
Gorusmek uzere,
Meltem

Anonymous said...

amannnn tanrimmm,cok cesursunuz yaa.valla bakarken bile bi acayip oldum.
dayanamadim yazdim,rahatladim,ohh:))

Çiğdem said...

Edremit de bekliyor :) Hem de dört gözle :)

Aysin said...

Ah Meltem ah seninle tanismayi bende cok isterdim amaaa sen bende daha once Ankarada oluyormussun uhuhu:))uzuldum simdi

Anonymous said...

sitenize blog ödülleri sayfasından geldim; ne kadar güzel bir site! ne kadar dolu! daha çok resim görmek istiyor insan okudukça; daha net anlattıklarınızı gözünde canlandırabilmek için! bir foto albümü yaratsanız süper olacak:)
sitenizi takip etmeye devam edeceğim; iyi ve sağlıklı bir ömür dilerim. Dünyanın sizin gibi insanlara ihtiyacı var bence:)

esin said...

ayyy ciyakkk ciyakk ciyakk diyorum baska bisey demiyorum resimlere bile bakamadim cabuk cabuk okudummm...

esra guyildar said...

canim meltemcim..
ben seninle tanisan sansli insanlardanim..hayat sevincin maceraci ruhun, gulucuklerin hic bitmesin..sasirdin dimi bende okuyorum yazilarini hep..biz de kaldik ugandada 7 ay ama bir safariye gidelim dedik neler oldu biliyorsun :)

sevgiler
esra..

pigmelerle.dans.eden said...

Esraaaaaa!!!!
Aaaaaa!
Cok sasirttin beni!
Ben size cok kizdim, el kadar cocugun, guzelim saclarini nasil kestirdiniz beee!
Soner`i, seni, Yavuz`u cok opuyorum.
Bi yerde bi zaman bi daha gorusebilmek umidiyle...
Sevgiler :)
Meltem

banadair_berrin said...

ara sıra tkıp edıyorum ve ozellıkle dogal yasam maceralarınız fotograflarınız anlatımınız harıka..
bende 1 hazıranda ankarada olacagım haha herkese ıyı yolculuklar..

yarasa en sevmedıgım tırstıgım hayvanlardan resımlerıne bıle bakmak felaket omzumun ustunden gecse ayık kalabılırmıyım bılemıyorum :)