Wednesday, April 02, 2008

IK KABILESINDEN MOSES

Ugandanın en az üyesi olan kabilelerinden bi tanesı Ik. 5000 adet İk kaldığı tahmin ediliyor dünyada. Kalanlar da Kuzey Uganda’da Dodothlar ve Karamojongların bitmez tükenmez inek çalma akınları arasında kalmış hep. Arada kaldığı yetmiyormuş gibi hazır İklere de uğramışken onları da çalıp çırpalım diyen Dodothlardan ve Karamojonglardan daral geldiğinden ıssız, kurak dağlara kaçmak zorunda kalmışlar. Yiyecek, su, hastane, okul vs vs hiç bi şey yok.

E şimdi bu İk merakı nerden çıktı demeyin…. Istanbul Üniversitesinde Bilgisayar Mühendisliği okumuş olan bi tane İk tanıyorum desem… Karısı var pek tatlı Semra desem… Kampala’nın Sıraselvileri olan Wandegeya’da bi tane büfeleri var, köfte ekmek yapıp satıyorlar desem… Yani arkadaşlar bir İk’e gelin vermişiz yaaaa… Daha ne olsun?

Eniştenin adı Moses. İstanbulla ilgili acı tatlı komik bi sürü anısı var. Başlayayım…

Öncelikle burda muzun ne kadar ucuz olduğunu ben size nasıl anlatsam… 3 kg muz 700 000 eski TL civarı, o da pahalı yerden alırsan… Bu Moses İstanbula gittiğinde malum öğrenci, para ne gezer??? Memlekette alışık ya en ucuz yemeğin muz olmasına, alıyo muzu habire yiyip duruyo.. Arkadaşlarından bi tanesi, bi Türk “yaw Moses, senin burs sağlam galiba, ne bu hergün hergün muz yemek?” deyince arkadaşta jeton düşüyor. Bilmiyor ki memleketin nerdeyse en pahalı meyvesi muz!

Burda nahoş bir el hareketi var dolu anlamına gelen. Bi el aşağıda yumruk, diğeri “bu da sana kapak olsun” gibisinden açık, şap şap şap vuruyorlar… Neymiş efendim, dolu tıklım tıklım demekmiş…Her seferinde irkilmeden edemiyorum. Yapmayın kardeşim insanın yüzüne yüzüne diyorum ama dinleyen kim. “Dün akşam Rouge Club’a gittim, tıklım tıklımdı” derken şap şap şap yapıyorlar hareketi insanın gözüne sokar gibi…

Moses’in konuyla ilgili anısına gelelim. Ankara’da dolmuş duraklarına doğru yürüyor eniştemiz. Dolmuş şöförü de dolmuşunun dolmuş olmasına bakmadan Moses’a sesleniyor, gel vatandaş gel diye yarı beline kadar dolmuştan dışarı akmış bi şekilde. Moses da Uganda el hareketi ile “ne gelcem kardeşim, senin dolmuş dolmuş zaten” diyo şap şap şap sana bu kapak olsun hareketi ile. Dolmuş şöförü gözlerine inanamıyor, Allahın Micheal Jacksonı bana hareket çekti diye… Moses’in Türkçe o zaman şimdiki kadar sağlam değil tabi ki. Dolmuş şöförü “Bana mı yaptın len sen o hareketi?” diyor sakin sakin yaklaşan Moses’a. Moses da anlamıyor tabii ki, “evet, çok dolu bu dolmuş, dediklerimin arkasındayım” der gibi tekrar şap şap şap hareket yapıyor. Dolmuş şöförü “Getirme beni oraya hüleyn!!!” diyerek Moses’in üzerine uçuyor… Diğer şöförler de ne olup bittiğini anlamadan olaya karışınca, ne olup bittiğinden en anlamayan kişi olan Moses’a oluyor olan. Hastanelik oluyor çocukcağız… Şoku tahmin edebiliyor musunuz? Memleketimize yeni gelmiş bir İk’e yaptığımıza bakın hele. Moses, o olayı aradan 2-3 yıl geçtikten sonra çözüyor. Aylarca kendi kendine soruyor beni o kadar adam niye durduk yere dövdü diye…O hareketi yapmak Uganda’da o kadar normal ki yaptığının farkında bile değil eniştecaazım!

Gülüyor şimdi anlatırken… Hep gülüyor, hep gülüyor… Çok güzel Türkçe konuşuyor, “Sevemez kimse seni benim sevdiğim kadar” ı bile biliyor İk eniştemiz…

Moses ve Semra'nın güzel mi güzel bir fotografı borcum olsun.

18 comments:

Anonymous said...

öyle güzel anlatmışsınız ki gülmemi yazarken bile engelleyemiyorum.
Istanbuldan sevgiler
Emel

Expat^Square said...

Muhtesem bir olay, muhtesem bir anlatım.

Goddess Artemis said...

Semra & Moses çiftinin bir fotosunu, hatta büfelerinin de fotosunu görmek isterim.

Uganda'nın İk kabilesine bike kız vermişiz ya, hakikaten inanılmaz insanlarız!

İstanbul'dan sevgi ve selamlarımla :o)

kıyak said...

bAYLAR
Bu hafta sonu uğrayalım moses'a.
Adamım benim.

Lapis lazuli said...

Sabah sabah cok guldum, okumasi keyifli bir yazi olmus ... da Moses o anlarda keyif almamistir tabii!

balanne.com melike said...

Slm, ne küçük ve büyük dünya. Semrayı da tebrik ederim, nasılmış merak ettim IK gelini olabilmek..Keşke onunla bir ropörtaj gibi bir şey yapsan meltemcim..Hoşçakalın..

Anonymous said...
This comment has been removed by a blog administrator.
pigmelerle.dans.eden said...

Selam,
Moses enistem o kadar tatli bir adam ki anlatirken gulmekten gozlerim yasardi ama bir yandan da `elleri kirlsin seni dovenlerin` diye diye dinledim anlattiklarini... Bazen cok guldugumde `Moses, kizmiyorsun di mi? Sen dayak yemissin ama ben gulmekten bittim` O guzel turkcesi ile `Yok, gul gul, cok komik yahu!` deyip anlatmaya devam ediyor...

Hilal,
Suleyman`i da taniyorum desem??? Gercekten dunya cok kucuk! Bir gun burada sarkili turkulu egleniyoruz, Suleyman`in istek yaptigi parca uzerine annemi arayip aglamistim. Sarki su: Seni gormem imkansiz ruyalarim olmasa...
Hay allah, dunya ufacikmis be!

Sevgiler herkese...

Bay Kiyak,
Enistem felaket guzel bir is buldu. Burda sony Ericcson`da calisiyor artik... kotfe olayi sallantida :)

Anonymous said...

Merhaba tekrardan,
Suleiman'i da tanimaniza sevindim :) Bilmedigim atasozlerini bilir kendileri. Selam ve sevgilerimi iletin lutfen.
Saglicakla kalin.
Selamlar,
Hilal

Arzu Çur said...

İşyerinde sabahın sessizliğini Moses enişte için attığım kahkaha bozdu. Kusura bakmasın ne olur güldüğüm için. Hay Allah:)

kıyak said...

Baylar

Ben IK kabilesinde yaşamak istiyorum:)

Benimde tanıdığım birisi var.
IK kabilesinden olmasa bile
çakma IK li.

Sefer Kılıç.

Seferle 1 gün pazara gittik telik alıcaz.
-abi terlik ne kadar.
-1,5 milyon birader
sefer durdu bana ben hallederim gibi sırtıma vurdu.
Avi bak ikisini 3'e verirsen alırım yoksa kalsın.

Adam yüzümüze baktı.
Bu seferlik olsun bakalım dedi...

Sefer telefon aldığında.
taksimdeki kapkaççılar önce telefonu pazarlıyordu sonra seferden araklıyordu.
elimizde ağırlık olmasın telefonu nasıl olsa alırız diye.
bazende birbirleriyle haberleşmek için seferi kullanırlardı.
cebine not koyup öyle haberleşirlerdi.

not: sefer telefonunu 7 kez çaldırdı.

Kültür Mantarı said...

ya alaahtan hareketi ankara'da yapmış. ya, istanbul da yapsaymış. verilmiş sadakası varmış.

du bi dakka ya, benden önce yorum yapan kıyak arkadaşı tanıyorum ben. bu herif bir dönem ankara'da dolmuşçuydu. moses'i arıyor olabilirmi?
moses burayı okuyormu?

Nihat Akkaraca said...

Pigmelerle dans eden güzel bayan. beni gülmekten kırdın. İnşallah sen de gülesin, benim kadar.

cien anos de soledad said...

bu seferki yazı o kadar şaşırttı ki beni (hani şöyle "e yok artık!" hissiyatı vardır ya) artık gizli hayranınız olmaktan çıkıp işte şuracığa yazıyorum :)
çok sevdim ben sizi. bi ara ziyarete gelmek istiyorum hatta, o derece :)

Sevgi said...

Cok hos bir yazi. Dogrusu ben de guldum. Bana cok yillar oncesinden boyle komik bir olayi hatirlatti. ODTU'de ogrenciyken, Sudan'li bir arkadasla beraber servis otobusunde sehre iniyoruz. Arkadas'in Turkcesi yarim yamalak. Giderken sofore "Inek var" dedi. Demesiyle sofor frene basti aniden yola bakiyor, inek falan yok. Meger arkadas "inecek var" demek istemis. Tabii hepimiz gulmustuk kahkahayla.

nilay said...

Türk kızı Semra ile Moses enişteyi gerçekten çok merak ettim. İnşallah en kısa sürede fotosunu yayınlarsın.
Anlatım yine müthiş. Sabah neşem oldunuz.

kıyak said...

bAYLAR
Yeni gelenlere şakalar...
odtü den bir arkadaşın anlatısı.
yeni gelen çocuğa yatağını müdüre damgalatması gerektiğini anlatmışlar.
Bu avanak öğr. de sırtlanmış yatağı.
Müdürün ayaklarının dibine sermiş.
-hocam yatağımı damgalatıcaktım
müdür şaşkın!
-ne damgası len
-hocam ben yeni geldim. yenilerin yatağını damgalıyomuşsunuz.
-sktr len kafa bulmuşlar senlen...
bu taze daha sonra intikamını almış.
onuda sonra anlatırım.

figen said...

süperdi çok güldüm .bizede hoca anlatmıştı hani meşhur el hareketimiz varya onun heykellerini brezilyada bereket olsun diye evlerin kapılarına dikerlermiş sakın oralara giderseniz o evleri anormal sanmayın demişti kopmuştuk gülmekten,demek her kültürün garip yanları varmış..senin maceralarına bayılıyorum...