Wednesday, March 05, 2008

Simitci Geldiiiiii!!!!



Bloguma Aysun adinda bir bayan mesaj birakmis, `Uganda`ya geliyoruz.` diye. Emaillesmeye basladik, geliyorlar hem de 15 kisi civari. Kusadasi Lions Dernegi her yil boyle `off the beaten track` yani herkesin gitmedigi yerlere goturuyormus. Bu yil Uganda varmis planda.
Uzun uzun emaillestik. Sitma hakkinda, Ebola hakkinda, ne yenir ne icilir, yanlarinda ne getirsinler, ne giysinler diye… Sonra konu benim ne istedigime geldi. Her gelenden istedigim
klasik listeyi yaptim: Kitap, antep fistigi, tulum peyniri, sucuk… Ama Aysun o kadar icten ve samimi ki `O kadar kisiyiz ne istersen valizlere sigar, illa ki getirelim daha ne varsa istedigin` diye israr ediyor.
Peki, listeme burda 3 aylik bebegi olan bir Turk arkadasim icin bebe vitamin suruplari ve gaz onleyici caylari da ekledim. `Daha? Bu kadar mi?` deyince Aysun dayanamadim: Simit! Simit istiyorum! Turkiye`den en cok ozledigim sey SIMIT! Hani hali hazirda tulum peyniri de getirmisken, simit de olsa yaninda, boyle cay bardagina simiti bandirip, cayin icinde susam taneleri birakip o cayi igrenc bi hale getirip simidimle tulum peyniri yesem!!! Offf ki ne off!
Olur dedi! Havalara zipliyorum!
Telefon numaralari degistik, bekliyorum bu cilgin grubun Uganda`ya gelmesini…
Geldiler, bulustuk… Yaslari 25-50 arasi degistiren coluklu cocuklu gencli ihtiyarli (Amman kimse alinmasin haaaa… Lafin gelisi! ) kalabalik bir grup! Gozlerime inanamiyorum! O kadar keyifli bir grup ki!
Bulusur bulusmaz haftada sadece bir gun olan Uganda`nin tum bolgelerinden dans gosterisinin oldugu Ndere Center adindaki yere goturdum tur araclarini pesime takip. Ne kadar eglendik, dansettik! Popoma maymun kurkunden bir sal bile taktim sallaya sallaya fenalik gecirene, midem bulanana kadar… O kadar hayattan keyif almayi, gezmeyi bilen, kalender bir grup ki bir an `Keske` dedim `devamli boyle gruplar gelse buraya, ben de ellerimle gezdirsem!`
Iki aksam beraber gezdik, sohbet ettik, cok isindik birbirimize… Ikinci gunun sonunda safarilerine dogru yola cikarken bile icim burkuldu, mizildandim `ama ben alisivermistim size` diye… Donuste de dogrudan havaalanina gittikleri icin bir daha gorusemedik ama bu is burada bitmedi. Bir gun bir yerde mutlaka bir daha bir araya gelecegiz :)
Bana da onlardan geriye bu guzel fotograflar ve bir email kaldi.
Gelmeden once de daha emaillerinde kanim isinmisti Aysun`a, gelince sevdim, simitleri verince taptim, su emaili alinca da agladim:
`Meltemcim canim,
Yorucu bir o kadar da heyecan verici bir geziden donduk, ama ben istanbulda kaldim hala eve donmedim.
Canim arkadasim,seninle tanismak seninle birlikte olmak ve seni arkadaslarimla paylasmak oylesine heyecanliydi ki anlatamam. Sicakligin icimizi doldurdu ve tum gezimiz boyunca senden ve guzelliginden bahsettik.Taaa dunyanin bilinmez bir kosesinde internetten tanisarak senin kadar seker bir arkadasim olcagini hic hayal etmemistim,o ilk telefonunda sesini duydugumdaki heyecanimi anlatamam.
O kadar guzel resimlerimiz var ki eve doner donmez sana gonderecegim , seni tanimak ,Ugandanin Kampalasinda sizlerle birlikte olmak hala ruya gibi.
Ben, keske daha uzun sureler beraber olabilseydik diye dusunuyorum, ne kadar az gorusebildik ama sen olmasaydin o ilk gecemizdeki Ndere gosterisini gormeyecektik zaten o da ilk ve son gosteriydi Uganda da gordugumuz.
Ben simdilik seni o guzel yanaklarindan opuyorum,gulen yuzun hep gulsun dileklerimle.
hersey icin tesekkur ediyorum
Aysun `
Aysuncum,
bana taaa nerelerden ne aktarmali ucaklarda yaninda tasiyip getirdigin 0 5 simit benim icin ne kadar degerliydi anlatamam. Baksana, simidimle hatira fotografi bile cektirdim. Seni o simitler kadar cok seviyorum!

21 comments:

Hüseyin said...

uganda ve simit...
her ikisini de canım çekti, hem uganda da ya da böyle akla normalde gelmeyecek bir yerde olmak ve öylesine özlediğin bir yiyeceğe kavuşmak...
güzel olmuş bu simit hadisesi:)

otopsiraporu said...

giden var gidemeyen var kardeşim... :hıh: valla ben okurken eğlendim yaşadıklarınız süper ötesi olsa gerek. (:

Anonymous said...

keyifli iki gün geçirmişsiniz ne de güzel olmuş. memleketten taze kokular almışsın:) benim de burnuma susam kokusu geldi sanki.. o kadar söz etmişsin ki canım çektii.
tristesse

Ebru said...

Ne güzel uzaklarda böyle dostluklar kurabilmek :)maymun kürkü ilginç geldi,daha önceki postlarınızda söz konusu olmuşmuydu hatırlamıyorum.biraz bahsetmeniz mümkün mü,Meltem?

Goddess Artemis said...

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN!

pigmelerle.dans.eden said...

Selam Ebru,
burdaki danslar tahmin edersin kalca sallamadan olmaz. Puskul gibi muz yapraklarindan yapma bir sal takiyorlar bellerine, bir de siyah-beyaz colobus maymunu yasiyor burada... Cok guzel, uzun, daldan dala sicrayinca havalarda ucusan tuyleri var. Yerli danslarini yaparken bellerine bu hayvanin uzun sirt tuylerinden yapilma sallari takiyorlar. Avlanmak yasak ama hic kimse sormuyor bu kadar deri nereden geldi diye...Bize o kadar guzel gorunen Colobus maymunlari, onlara deri ve yemek olarak gozukuyor ne yazik ki :(

Biyo said...

Ne yani simit ve tulum peynirinden bu kadar zevk almak için ugandaya mı gelelim:)

Aysun ve arkadaşları harikasınız!

Meltemcim,dostluk afrikada bile olsa buluyor demek insanı.
Ve tüm bu güzellikleri sen çekiyorsun unutma!

Kazana girmeden gel,seni ben pişirecem biliyosun.O zaman ben de senin suyuna simit banar banar yerim.
Sefer mi?
O kazanın altında ki odunların arasında yanıyor olacak hahhahhaaaa

Gerçi sen gelmezsin de oralardan.Baksana ev sahibi olmuşsun ,gelenleri ağırlıyorsun:)
Hem gelip naapçen,memleket ağlıyo anacım!
Sen orada maymun kürkünü takıp oynuyosun.
Herifçioğulları burada bizim götümüze kürk takıp , maymun gibi oynatıyolar bizi!!!!!

Haydins said...

Ne gusel keyifli vakit gecirmissiniz , insanin atlayip gelesi geliyor..
Ben de Turkiye'den uzakta en cok simit'i ozluyorum..Olsa da bende yesem yaa ama sokak simiti,pastane simitini sevmem..
Sevgiler..Simit coktan bitmistir ama afiyetlet olsun..

Lapis lazuli said...

Senin ne seker, ne guleryuzlu, ne misafirperver, ne candan, ne eglenceli biri oldugunu anlamaya Uganda`ya gelmeye gerek bile yok Meltem, taa buradan bile anlasiliyor!

Ben de simiti cok ozledim!

Anonymous said...

Merhabalar,

Öncelikle yaptığınız site ve içeriği konusunda çok inceleme fırsatı bulamamama rağmen sizi tebrik ederim.

Ben KAREL elektronik firmasında Uluslararası Pazarlama Grubunda Satış mühendisi olarak görev yapmaktayım ve mart sonunda da müdürümüz Funda Hanımı orada ki bayimiz ile toplantı için Ugandaya gönderiyoruz. Fakat herkes gibi ben de çok fazla bilgi bulamadım.

Acaba Uganda vizesi, giriş çıkış işlemleri ve dikkat edilecek hususlar, yaptırılması gerekn aşılar konusunda bize yardımcı olabilir misiniz?

Hatta telefon numarası verebilirseniz ben de arayabilirim.

Yardımlarınız için şimdiden çok teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.

Saygılarımla,

Mr. Sezgi Dincer
Sales Engineer
International Marketing Group
KAREL Electronics Corporation
Tel: + 90 312 265 02 90 / 1956
Fax: +90 312 265 02 97
Email: int.marketing@karel.com.tr
Web: www.karel-electronics.com

ozgur said...

bir tek biz karsilasamadik meltem.:)kismetse bir dahaki sefere.bu arada onumuzdeki ay bu gunlerde. g.afrika,mozambik,swaziland civarlarında olacagiz esimle.ters kalmasaydı uganda yada tekrar gelmek isterdik.gokhan a selamlar.

ah bu arada aklima gelmisken lesotho vizesi sinirda alinabiliyormu yoksa pretoria elciliklerindenmi almak gerek.ne internetden bilgi bulabildim nede burada diplomatik misyonlari var.eger kampala da elcilikleri varsa telefon edebilirmisin benim icin.tesekkurler.

pigmelerle.dans.eden said...

Selam Ozgur,
Yaaaa... Getirdigin rakilari afiyetle ictik cilingir sofrada ama seninle ve esinle karsilikli icmek vardi :(
Leshoto konusunu arastirayim. Haaa, birde sana bi link vereyim:
http://www.mfa.gov.tr/MFA_tr/Konsolosluk/VizeUygulamalari/TurkVatandaslarininTabiOlduguVizeUygulamalari/
Burda genelde diger ulkelerin bize karsi vize uygulamalari varmis.
Bi arkadasim gitmisti Leshoto`ya ona sorayim.
Sevgiler,
Meltem

ozgur said...

tekrar selam
mfa.gov.tr disisleri bakanliginin sitesi.ama orada sinirda verilen vize hakkinda bilgi verilmiyor.dikkat edersen uganda icinde vize uygulamasi var yaziyor ama havaalanindan alinabildigi yazmiyor.

Anonymous said...

karel müdürü kardeş, ugandadaki bayinizin eli armut mu topluyor yahu, sorun anlatsın size

pigmelerle.dans.eden said...

Ozgur,
Lesotho ile ilgili elde edebildigim en guncel bilgi soyle: Pretori`dan alinabilecegine dair. Orada Lesotho High Commission varis, 2-3 gunde vize cikiyormus.
Gunahi bana bu bilgiyi verenin boynuna :)
Iyi yolculuklar,
Meltem

ozgur said...

teşekkür ederim meltem.bu arada geçmiş olsun.kendine dikkat et.

Anonymous said...

ben de ingilterede yasarken hep gevrek (ne de olsa izmir'liyim) ismarlardim, onca seyin icinde canimin tek cektigi sey "gevrekti"
afiyet bal seker olsun. birgun karsilasmak tanismak karsilikli gevrek keyfi yapmak uzere..sevgimle kalin
duygu

ergul kocamaz said...

KUŞLARINI UGANDA'DA ARAYAN ADALILAR

Üç minibüs durdu okul bahçesinde. 16 kadın ve erkek indiler ve teneffüsteki çocukların dünyasına giriverdiler öylesine. Ellerinde Kuşadası - İzmir - İstanbul - Kahire - Entebbe - Kampala - Ekvator çizgisinden Masaka istikametine doğru beraber yolculuk ettikleri kırtasiye malzemeleriyle, iki Uganda'lı öğretmene yöneldiler. Sözün bittiği bir anlık suskunluk yaşandı.

Mavi önlüklü ürkek bakışlı çocuklar nereden geldiklerini bilemedikleri bu topluluğa merakla bakıyorlardı o güzelim büyük gözleriyle. Mıkroskopun altındaydılar sankı, incelenen ve inceleyen olarak . Once gözler ıncelendı , sonra bakışlar…… Gozbebekler genış acılıydı, genel bır taramadan sonra gözler buluştu….. Sevecen bakışlar ürkek bakışları ısıttı ,ışıldattı…. Parladı gözlerı çocukların…. Uzak duruşları ve bakışları yakınlastı çocukların. İlk adım , ikinci adım derken artık bir adımlık mesafedeydı öğrenciler , öğretmenler ve konuklar.

Gözlerımız en yakınımızdakı çocuklara odaklı bakıştık ve gulumsedık …..Parlak günesın ısıldattığı gozler ıçımızı ısıttı……Dokunduk bırbırımıze. Resimler çekildi topluca ,kameralarda kendilerini gören çocuklar güneş sıcaklığındaki bakışları ve gülümsemeleriyle mutluluklarını ve şaşkınlıklarını yansıttılar. Okul bahçesinde ''Bakirelik kız ve erkek öğrenciler için sağlıklıdır'' yazısı ve ''Aids den korunma yöntemlerini şematik olarak açıklıyan tablolar ve ortalama insan ömrünün 47 yaş olduğu söylenen Uganda'daki bir okul bahcesinde kahve kurutan yaşlı kadın farklı ülke gerçeklerini yansıtıyorlardı.

Birden çocuklar ikinci minibüse doğru dalga dalga yöneldiler. Heyecanlı ve yüksek sesle birbirlerine minibüsün arka camını işaret ediyorlardı. Gözler meraktan büyümüş. Nereye bakıyorlardı? O da ne? Ada, 6 yasındakı Kuşadalı delıkanlımız camda….''. Yağmur yagıyor, Arap kızı camdan bakıyor'' şarkısı düştü aklıma. Yagmur yağmıyordu ama küçük beyaz adam camdan bakıyordu bıraz tedirgin ve utangaç….. Tüm bakışları üzerinde hissetmekten, biraz tedirgin ve utangaç . Sonra çekildi camdan Ada. Çocuklar minibüsün orta kapısına yöneldiler arka koltukta boyluboyunca sere serpe oturan Ada'yı daha da yakından görmek ıcın…… İlk kez kendı yaşıtları bır beyaz çocuğu görmekten şaşkın bakışlar Ada'ya odaklı. Ada önce ayaklarını topladı ,sonra cama sırtını dayadı, gelgit olayını yaşıyan adalar gıbı küçülüverdı , bakışlarını büyüterek……. Sankı kapana kısılmıştı…. Yüreüinin kapanını açmak için babası geldi ,''Haydı arslan oğlum, ver elını bana ,inelim '' Bakışları soru doluydu Ada'nın,yanıt vermedi. Ama Uganda'da aslan görmesinden ve kendisinin de aslan gibi kabul görmesinden midir bilinmez fazla da bekletmedi yaşıtlarını ve bizleri. Bülent'in kucağında sonra da Rıdvan 'ın kucağında çocukların arasına karışıverdi. Sanki bır şampiyondu, kucaklarda taşınan. Çocuklar ve büyükler hep bir aradaydık nihayet. Uganda güneşi içimizi ve tenimizi daha da güzel ısıttı, Ada'nın da okul bahçesine deniz ferahlığı getiren varlığıyla…….

'' Bugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar''
der gibiydi Ada Ugandalı yaşıtlarının arasında.

Ada , guneş ve okul bahçesinde toprakta kahve kurutan kadın bahtiyardık, ama günlerden Pazar değildi. ''Galina'nın Nazım''ı Hikmet Ran'a ve yazarı Dursun Özden'e Uganda'dan selam olsun.

5 şubat 2008 Salı, Saint Charles Okulu - Masaka - UGANDA

Ergül Kocamaz
http://picasaweb.google.com/ergulkocamaz/UgandaOkul?authkey=-avgXEGbTzM

pigmelerle.dans.eden said...

Merhaba Ergul,
cok tesekkur ederim bu guzel yaziyi buraya koydugun icin.
Omur boyu animsanacak bir gezi olmustur umarim Uganda sizin icin.
Tekrar tekrar soyluyorum, burada sizin gibi cilgin bir ekip olsa, Uganda daha guzel bir yer olurdu benim icin.
Sevgiler,
Selamlar,
Meltem

serkan konya said...

merhaba,
benim adim serkan konya.
eskimo-kayaks team member sifatiyla uluslararasi yarismalarda ve expedisyonlarda yer alan bir extreme paddler im.
turkiye asya ve avrupanin zor nehirlerinde kurek cektim son 10 yildir. simdi uganda da ki beyaz nil e gitmeyi planliyorum ve sonra zambezi in zambia.
yani;
uganda ve zambia vizelerini nerden ve nasil alabilirim??? lutfen bana bu konuda bilgi verin.
yardimlariniz icin simdidien tesekkur ederim.
iyi calismalar.

pigmelerle.dans.eden said...

Merhaba Serkan,
Ugandaya vizeyi gelince sinirda aliyorsun ama Zambia icin onceden alman gerek. Zambiyanin turkiyede konsoloslugu var mi bilemiyorum ama 14 is gunu suruyor basvurduktan sonra vizenin cikmasi.
M