Wednesday, February 13, 2008

Buyuk Goc


Masai Mara hikayelerine devam: Sabahtan hazirlanip yanimiza aldigimiz ogle yemeklerini yemek icin Mara nehrinin kiyisina gittik. Maymunlardan sakinarak yemeklerimizi yedik. Sonrasinda meshur okuz basil antiloplarin yillik Serengeti-Masai Mara gocu sirasinda gecmek zorunda olduklari nehrin uzerinde bazi noktalara gittik. Hele bir nokta vardi ki gecen gocte bogulan, olen, timsahlardan arta kalan leslerin biriktigi bir yer . Her taraf antiloplarin hala marabou leylekleri ve akbabalar tarafindan bitirilmemis lesleri ile dolu. Havada kesif bir les kokusu var ve tepede akbabalar ucusuyor.
Kopruden gecip Tanzanya topraklarina dogru kisa bir gezi yaptiktan sonra donus yoluna dogru yola ciktik.
Tanzanya`daki Serengeti ile Kenya`daki Masai Mara Dogal Parki ayni ekosistemin iki ulkeye bolunmus alanlari. Her yil Kasim ayinda daha yesil olan Serengeti`ye dogru yaklasik 2.5 milyon okuz basil antilop, Thompson ceylani ve otoburlar goc yapiyor. Gocu tamamlamak icin iki ulkenin siniri olan Mara nehrini gecmeleri gerekiyor. Ama Mara Nehri o sirada buyuk soleni bekleyen timsahlarla dolu oldugu ve nehir kenarlarinda da her cesit etobur, antiloplarin nehirle bogusarak gecmeleri sirasinda pusu kurdugu icin can pazarina donusuyor. Kurtulup da gecebilenler Temmuz ayinda tekrar Serengeti`den Masai Mara`ya donuyor.
Bizim gordugumuz lesler bir hafta once nehri gecmekte gec kalan son grubun lesleriymis.
Antiloplar gidince onlarin pesinde aslanlar, leoparlar, citalarin da gitmesine ragmen Masai Mara her cesit hayvanla doluydu. Daha dolu nasil olabilir kafamiz karisti…

No comments: