Tuesday, February 05, 2008

Big Five – Masai Mara

Bana hep Afrika`ya gelenlerin mutlaka gormesi gereken hayvanlar demek gibi gelirdi Big Five. Ama arastirinca ortaya cikti ki aslinda Afrika`ya avlanmaya gelenlerin avlanmakta en cok zorluk cektigi hayvanlar demekmis: Leopar, buffalo, fil, gergedan ve aslan.
Artik sadece gormek icin geliniyor avlanmak icin degil –yani cogunlukla-, midem bulandi bu hayvanlari `photo shooting` icin degil de sadece `shooting` icin gormek istemelerine. Hem zaten hayvanlar o kadar kendi hallerinde ve umursamaz ki gelip bunlari vurmak is mi yani? Marifet neresinde anlayamiyorum.
Benim oyle Buyuk Bes`i gorme saplantim yok –he heee, belki de yeterince gordugum icindir- ama ne bileyim o kadar sevimli Kucuk Besler, Ucan Yediler, Ziplayan Sekizler var ki hani illa ki de Buyuk Bes goreyim diye delirmiyorum. Amaaaaaa Tanzanya`ya, Serengeti`ye 7 yil once ilk safariye geldigimde, yalan soylemiyeyim, cita gormek icin gelmistim.
Mesela aslan gormeden olmaz, ama cita gormeden hayatta olmaz. Zurafa zerafetiyle beni buyuleyen bir hayvan ama tombul hipopotamlari gormeden hic olmaz. Timsahi omrumun sonuna kadar hic gormesem de olur ama leopar gormeden donmiyeyim diye dua ederim. –Allahtan leoparsiz dondugum hic olmadi, o kadar gormesi zor ve utangac bir hayvan olmasina ragmen-
Bir gun once karsilastigimiz Avustralyali grup Masai Mara`da cita gorememis, cok uzuldum.
Sabah hayir dualari ile safarimize basladik. Baslar baslamaz bizim rehber Francis, baska bir safari aracindaki rehberle bi seyler konustu, tarifler alindi, basti gaza. `Aslan varmis ilerde` dedi. Ben de inceden Francis`I doldurmaya calisiyorum: `Aman bizi cita gormeden gonderme, kimsenin yuzune bakamam Masai Mara`dan cita gormeden donersem. Bak yillar once Tanzanya`ya cita gormeye gittim.` diye mizmiz mizildaniyorum.
Francis bir yollara daliyor, ordan giriyor, burdan donuyor, bir yandan da bana anlatmaya calisiyor: `Yani cita goremeyebiliriz, garantileyeyemem. Zaten hayvanlar Serengeti`ye goc etti. Gormeden geri geldigimiz oldu` vs vs uzatiyor. `Ama` dedi, `sanirim surada bir cita yatiyor.`
Aaaaaaaaaa! Megersem o konustugu rehberden cita yeri tarifi almis, supriz yapmis afacan Francis! Cita gozlerini kirpistirarak onumuzde oturmus, sanki biz yokmus gibi savana bakiyor!
`Vay be, ne sans!` deyip asildik fotograf makinelerine. Ardan yarim saat gecmedi ki onumuzde bir leopar sinirli sinirli dolaniyor! Aklimi yitirecegim! Yeminle!
Leopar in yurumesinde bir gariplik var. Dikkatle bakinca on patisinde bir yara oldugunu farkettik, kaniyor. Bir sure sonra etrefinda o kadar cok safari araci vardi ki rahatsiz olup hirlmaya, arabalarin arasindan yolunu bulup kacmaya calisti. Ama safari araclari hayvanin yolunu kesmeye devam ediyorlar. Icim burkuldu, belki o hayvanin kim bilir kac gun avlanamayacagi icin olme tehlikesi olduguna ve rehberlerin umursamazca hayvani araclarla kovalamalarina.
Bizim rehber de cok heyecanli, en son iki yil once bu kadar yakin gormus bir leopari diye seviniyor. Herkes yeterince sevinince, hayvani kovalama niyetinde olan Francis`e bu isi biraz sevimsiz buldugumuzu soyleyip kalaballigin icinde biraktik zavalli hayvani.
Yolda bir ara heskesin tuvalet ihtiyaci oldugu icin Francis duz bir alandaki koccaman bir karinca yuvasini gozune kestirdi, etrafinda bir tur atti. Tamam, aslan, yilan yok gorunurde. Orayi bayanlar tuvaleti yaptik. Fakat biraz durunca bi sey gorup de durdugumuzu sanan diger safari araclari toparlanmaya basladi etrafimizda. `Ne gordunuz?` diye heyecanli sorularina `mirin kirin kem kum` diye yanit vermeye calisirken, vasak kovalayan bir ceylan dikkatimizi cekti. Olacak sey degil, Thompson ceylani katmis onune bi tane vasak, kovaliyor. Soran gozlerle rehbere baktim, bakislarini kacirinca anladik ki bu pek normal, aciklanasi bi sey degil. `Iste buna bakiyorduk, ne ilginc degil mi?` diye pacayi kurtardik.
Mara nehrine dogru ogle yemegimizi yemek uzere yola ciktik.

1 comment:

Alp&Ege'nin annesi said...

Cicek toplamak uzereydik de diyebilirdiniz...Doga yuruyuslerinde pek unludur ya TR de, iseyecektik demek ayip oldugundan...