Thursday, January 24, 2008

Bir Hayal: Manyatta – The Real Masai Experience


Masai Mara`ya geri donelim: Aksam yemegini yerken kamp yerinde calisan bir Masai onumuze bir kagit parcasi koydu. Kagitta istedigimiz takdirde adam basi 5 usd karsiliginda kamp atesi etrafinda Masai danslari yapabilecekleri yaziyordu.
Cok sinirlendigim, uzuldugum, kahroldugum bir konu: Her yil dunyanin dort bir yanindan milyonlarca insan Masai Mara`ya safariye gelip cogunlukla beyazlar tarafindan isletilen safari firmalarine ve kamplara/otellere dunya kadar para verirken dogal park haline geldigi icin buralardan atilan Masailer sefalet icinde.
Arkadaslara `Bu cocuklara destek olalim lutfen.` diye rica edip dans gosterilerini izlemek uzere kamp atesini netrafina toplandik. 6 Masai ates etrafinda sarkilarini soyleyip sicrayayarak, etraftan gelen vahsi hayvan cigliklarina kendi cigliklarini karistirarak danslarini yaptilar. Her turistik gosteride oldugu gibi bizi de kendileri gibi sicratmaya bosuna ugrasip dansettirdiler.
(Burada bir not: Hani bu uzun arkadaslarin olduklari yerde neredeyse 1 metre kadar sicrayarak danslari var ya onun kokeni ineklerini otlatmaya gittiklerinde dumduz olan savanda vahsi hayvan vs var mi diye gormeye calismalariymis diye bir rivayet duymustum. Bilemem dogru mu.)
Sonra oturduk ates basina. Ingilizcesi iyi olan, ortaokul mezunu, okumaya devam etmek icin ugrasan 22 yasindaki Elucha isimli genc Masai ile konusmaya basladik. Sordum, dedim ki: `Siz bu ulkenin turiste bogan cok onemli etkenlerinden birisiniz. Bu ulkenin sembolusunuz. `Big Five` kadar kadar onemlisiniz. Hatta dogal park haline getirildigi icin topraklarindan atilan efsane savascilarisiniz. Bu gelirden pay aliyor musunuz?`
Ne bileyim ben bu kadar derin bir yaraya parmak bastigimi… Bu kadar paranin aktigi bir dogal parkta, beyazlarin para bastigi bir yerde, bu dogal parkin efsanevi insanlari aclik ve sefaletle kivransin olacak sey mi? Hic bir pay almiyorlarmis. Elusha`ya dedim ki: ` Eger tuvaleti olan, primitif de olsa ilik suyu olan 5 evlik bir manyatta (Masai koylerinin adi) kursaniz ve buraya gelen turistlere sivrisineksiz konaklama saglasaniz, beraber yemek yapsaniz, aksam ates etrafinda hikayelerinizi anlatip dansinizi etseniz, o kadar incik boncugu nasil yaptiginizi anlatsaniz, bir koye yetecek kadar para kazanirsiniz.`
Elucha`nin kafasi karisti `Nasil yapacagiz?` diye. Bir koy insaa etmekte bi sey yok ki! Camur ve cali cirpiyle kadinlar yapiveriyorlar. Heyecanlandi.
Manzarayi gozunuzde canlandirin: Dolunay var, kamp atesi var, atesin etrafinda gozleri isil isil bir Elucha, yaninda Ingilizce anlamayan 5 Masai daha, konusuyoruz. Benim soylediklerimi diger arkadaslarina ceviriyor, digerleri `evet, anladim, dogru` anlamina gelen uzun `Eeeee!`lerle yanitliyorlar. Masailerin islettigi Masai koyu hayalimi anlattikca isildayan gozlerle dinleyen Elucha ve bir beyazin onlara o kadar hayran olmasini saskinlikla dinleyen arkadaslari… Ve gecenin en ozlu sozunu Metin soyluyor: `You are bigger than Kenya. How can you suffer in poverty?`
Bir ara cekindim, fazla mi doldurusa getiriyorum diye ama gercek bu. Bir Masai fotografi cekmek icin kivranan kac beyaz taniyorum dusundum. Dogru, Masailer Kenya`dan daha buyuk, daha gururlu, daha unlu ve fakat bir o kadar da korkutucu! Butun seyahat kitaplari `Masailere yaklasmayin, fotograflarini cekmeyin, pisman olursunuz, para isterler, kizarlar vs sv` demiyor mu? Yerlerinden yurtlarindan turizm icin surulmus Masailer azcik para kazanmasin mi? Elinizi insafiniza koyun, bence hakediyorlar ama daha organize olmus bir sekilde yapmak lazim turizm adina ne yapiyorlarsa.
Keske Kenya`da yasasaydim diye dusundum. Elucha`ya yardim etmek icin elimdengeleni yapardim! Elucha bana `Meltem, fikir cok heyecan verici. Ben bu gece nasil uyuyacagimi bilmiyorum.` dedi…
Az sonra jeneratoru kapatacaklar, odaya gidip mum isiginda bunlari yazmam gerek. Keske keske burada yasayip en fazla 1000-2000 usda bu cocugun aklian soktugum hayali gerceklestirebilsem diye benim de uykum kacacak.






8 comments:

EKMEKCİKIZ said...

Bu yazıyı okuduktan sonra, bir alttaki yazıyı okudum.
Orada belirtilen görüşe tamamen katılıyorum.

Her zaman yorum yazmıyorum, ancak, her yazını okuyorum ve yaptıklarına, düşündüklerine gıpta ediyorum.

Bunu yazmak istedim.
:)

bkrbyc said...

senin hakkında çok şey bilmememe rağmen sana özendim..
ne güzel..

ne yazdı ne yazamadı said...

meltem çok şahanesin!!! herkes hergün soylese de ben de bir daha soyliycem.

Oguz ASMA said...

2006 nin ilk ceyregi, subat ayinin bilmem kaciydi ugandaya ayak bastigimda.

cevremi tanimama muteakip (ki bu surec 15 gunluk bir zamana tekabul ediyor)bir Uganda ogleden sonrasi, birseyler atistirmak icin gidilen japon restorantinin bahcesinde (ulke uganda, restorant japon, sahibi Turk, ironinin tavan yapmasi) oturuyorken bir kiz geldi. Benden baska herkesin tanidigi bu kiz meshur Meltem den baskasi degildi pek tabii...adini, hikayesini duymustum bir kac sohbette ve fakat bir turlu tanisma firsatimiz olmamisti keza kendisi yerinde duramayan bir sahsiyet olmasindan oturu, oyle her daim gorulbilecek bir sahsiyet degil. ya muhabbetiniz olacak da konusup gun alacaksiniz ya da iste bunun gibi tesadufi bir ortamda karsilasacaksiniz. sozum ona "crested crane" kusu (ugandaya has bir kus turu, uganda bayraginda bile yer bulmus kendisine) gibi nadide bir yaratik sizin anlayacaginiz.

tanistigimiz an itibari ile kendisini biraz soguk bulmama ragmen ilerleyen zamanlarda oyle guzel bir dostluk bagi kuruldu ki aramizda, bu dostluk bir sure sonra bir kardeslik bagina donusuverdi. zaten genelde de boyle degil midir? "ilk tanistigimizda birbirimizden hic hoslasmamistik, ama sonra kanka olduk" kliseleriyle yankilanir ortalik.

bu meltem kisisi, pilisini piritisini toplayip bir gun, dusmus yollara ve uganda da capayi atmis victoria lake in bagrina. atis o atis kalmis buralarda. safari denen olayi, hepimizin anladigi anlamlarin disina cikarip bir yasam felsefesi haline donusturmus. yoksa meltemden baska hangi 'deli' safarilerde masailerle konusup, onlarin derdiyle ilgilenir, cozum yollarindan bahseder, akil verir, orgutler onlari? korkuyorum, birgun takacak arkasina butun kabileleri ve yuruyecek kampalaya (ugandanin baskenti) dogru, ellerinde pankartlarla :)

bir kac kelime ile ifade etmem gerekirse; tam bir doga ve hayvan dostu. kimsesizlerin kimsesi (bu da cok klise belki ama gercekten oyle). sokakta kalmis kedi yavrusunu evine alip, onu biberonla besleyip, yaninda yatiracak kadar anac bir sahis. gerci her ne kadar ben, evine gittigimde bu kedi kopeklerden rahatsiz olsamda o opup koklamaya ve bana, "ya birsey yapmaz, oyun istiyor oyun" telkinlerine devam ediyor.

uganda da yasayan en meshur turk ayrica kendisi. hani birileri gezmeye gelecek olsa meltemi buluyorlar. ozeniyorum mu? hayir. inanin kolay is degil bunca isi bir arada goturebilmek. iyi bir sirkette calis, ordan oraya gez dur, herkesin derdini dinle, gelen gidenle ilgilen, hayvanlar, kimsesizler, yetimler...sayaraken bile zorlandigim bu seylerin hepsiyle meltem bir fiil ilgileniyor. ayrica her ay 4-5 kitap bitiriyor ve fakat onlari okudugunu sanmiyorum, uyurken damardan aliyordur mutlaka keza hangi arada derede yapabilir bunu baska...

seviyorum kendisini. yine bir gun turkiyeden ugandaya gelecegim, meltem in bir kac parca istedigi esyalarini almak icin evine gittim. kafamda, kapinin onunden alip gitmek var ve fakat bir annesi var sagolsun birakmiyor beni..."oguzcum iceri gir, oguzcum gel bir sarilayim, oguzcugum canim" benim gozler oldu sana fal tasi :) sasirdim...anne de anne hani...pamuk sekeri mubarek ye ye bitmez. neyse oturduk, habire meltemle ilgili sorular soruyor, meltem i ne cok ozledigini anlatiyor, benim icin op diyor mutlaka, bir suru op. tamam dedim soz opucem, optum de...bşr de kedisi var meltemin istanbulda, adi yastik. bir isim sahibin bu derece mi yakisir evet o kadar yakisiyor.tuylerden gorunmeyen bir iran kedisi. tipik bir bezgin bekir vakasi. 15 dakikalik bir aramadan sonra bulunabildi ancak ve 2 dakikalik sevgi gosterisinden sonra aldi basini gitti yine gorunmez mabedine.

daldan dala atliyorum biliyorum ama ne yapayim aklima ne gelirse onu yaziyorum buraya ve bir onceki yazdigimi da hatirlamiyorum acikcasi :) biz meltemle icmeyi de cok severiz... ve biz asla rakiyi sek icmeyiz, yanimizda mutlaka gokhan da olur ki gokhan baska bir yazinin konusu olur tek basina :)
o yuzden o mevzuya hic girmeyeyim, sadece bir dna testi yaptirip aramizda bir kan bagi olup olmadigini arastiracagim diyip geciyorum, anlasilmistir zaten :)

ha bir de bizim danslarimiz var..eminim meltem burayi okudugunda yuzunde sicak bir gulumseme olusmustur. cunku biz sacmasalak danslar uydurup, dans ederken kahkahalara burunen tek yasam formuyuz :) don don don :)

meltem...yasadiklarimiz ve yasayacaklarimizdan dolayi cok mutluyum. icinden ne geliyorsa onu yap, aynen su an yaptigin gibi. cunku ben sundan eminim ki; senin icinden hic kotu birsey gelmiyor...

operim yuzunden (annenin istedigi gibi)...seni seviyorum...

Aslı Cin said...

Meltem kalbinde herkese yer var, bu inançla hayal ettiğin her şeyi yapabilirsin :)

pigmelerle.dans.eden said...

bu Oguz Asma var ya,
benim evimde bir tane fotograf vardi buyuk ve cerceveli duvara astigim, kendim cektigim bir anne ile oglu... Onu cok begendi, benden soft copysini istedi. Ben de vermedim, cunku once dalga gecti sen nasil boyle guzel fotograf cekersin diye inanmadi.
simdi butun bunlari bu fotografin soft copysini almak icin yaziyor, ama haketmis.
Verdim gitti :)

sevpehli said...

Sevgili Meltem...Yazılarını sık olmasa da takip etmeye çalışıyorum.Fotoğrafların ve yazıların çoook güzel...Hepsinden keyif alıyorum.Beni oralara çeken kandan olsa gerek (anneannem Mısır kökenli bir zenciydi) bana sanki de sıla özlemi gideriyormuşum gibi geliyor okudukça yazıların...Şu fotoğraf işine gelince...Bence senden fotoğraf isteyenler çok haklı.Çektiğin açılar, yakaladığın renkler süper.Ama lütfen bir daha sefere bir leopar ya da onun kadar güzel bir şeyi kucağında tuttuğunda beni düşünerek sev onu.Sevgiyle kal...

B5 said...

Sen iyi misin?
Gerci su baska bir ulkedede olsan ne bileyim yan ulkelere gecmissindir diyerek sormak istedim deprem haberini duyunca... :(
Duymussundur, ya da duyarsin... Cok kayip yokmus vs. 5 ve 6 az degil...