Tuesday, July 31, 2007

Isim araniyor!!!

12 Subat`ta adini Debra koydugum ve bir yasina gelmeden sitmadanvefat eden bir bebegin oykusunu anlatmistim hani... Babasi sofor Fred`di hani... Dun sabah 6da bir sms geldi Fred`den: Margaret -karisi- bir oglan cocugu dogurdu. Bizi ara! diye... Aradim! Cok mutlular!!!
Fred bana `Meltem, sana isim koymak icin bir firsat daha...` dedi...
Cok mutlu oldum.... Debra vefat ettikten sonra bas sagligi dilemek icin bir kez gorebilmistim Fred`i sadece. Ve Kampala`da bile yasamiyorlar. Beni hatirlamasina ve tekrar isim koymama izin vermesine cok sevindim.
Simdi D harfiyle baslayan bir erkek ismi araniyor... Var mi bildiginiz uzun omurlu birine ait D ile baslayan ingilizce bir erkek ismi????????
Turkce isim koyabilsem ben biliyorum yapacagi ama isim Ingilizce olunca elim kolum bagli kaliyor :-(

Thursday, July 26, 2007

Duma*


Nairobi dogal parkina gittik, dogal park falan hic umurumda degil bu kez. Cunku iki tane yetim citanin da bulundugu hayvanlar icin yetimhane varmis dogal parkta… Ayagi aksayan tombul himbil ve karizmasindan eser kalmamis aslanlar, annelerinin terk ettigi – belki de olduruldugu- iki yetim cita, 9 aylik, bakicisini gozlerimin onunde oyunla karisik parcalayan dunyalar guzeli bir leopar, hamile ve ilk kez bana sevimli gorunen bir sirtlan ne bilim iste… Yok yok.
Ama dedim ya benim aklim citalarda. Daha once Turkiye`de yasarken taa Tanzanya`ya gitmistim cita gormek icin. Citalari elleyebiliyor muyuz diye hemmencecik cita kafesine gittim. Tak diye iceri aldilar, ama giris parasi vermemize ragmen bi posta daha rusvet vererek… Kafese girer girmez birden etrafimda iki degil de uc cita oldugunu farkettim. Iki yetimi duyduydum da ucuncusu kim yahu? Bir de kosup duruyor kafesin icinde. Diger ikisi sakin ama ucuncusu yeni gelmis. Ne biliym ben sagi solu belli olur mu olmaz mi, tok mu ac mi, kafamiz uyar mi birbirimize de gecinebilir miyiz?
Kafesin kosesindeki citaya dogru bakici beni yonlendirdi ama Duma*- filmini izleyenler bilir –izlemeyenler de izlesin- bir tirlama, gurlama, mirlama sesi yukseliyor ki hayvandan, aklim cikti. Bir de burasi sirk falan degil, yani uyusuturcu vs vermiyorlar hayvana. Sadece insana ne kadar alisik olmasina guvenerek giriyorsun kafese. -Abartmayayim ben de, sanki cangilda karsilastim hayvanla haaa…- Gordugum, elledigim, duydugum guzelligine inanmakta gucluk cekerek oksadim kafasini ama bir yandan da kosturan citaya gozum, aklim takildigi icin korka korka…
Kafesten ciktik. Bir de baktik, hayvanlara koca koca et parcalari veriyorlar biz cikar cikmaz. E bana soyleselerdi bu hayvanlar bugun henuz beslenmedi diye ben girer miydim o kafese???? Leopar yedi nerdeyse bakicisini yan kafeste yahu!!!
-Leoparin kafeste oynadigi, paraladigi bakicisi uzak dogulu bir kadindi. Kil oldum, sinir oldum kadina. Nasil havali bakin nasil ben burda bu dehsetli guzelligin yanindayim der gibi bir tavirlarda… Ya da keske yerinde ben olsaydim diye hasetimden catladigim icin bana oyle geldi. -
*Duma Swahili dilinde cita demek.

Monday, July 23, 2007

Sabato


Kenya - Mombasa`da kumsalda okyanus kabugu toplarken singir mingir bir ses duydum arkada… Uzun mu uzun, ince mi ince bir yerli kumsalda kosuyor bi yere dogru ama singir singir… Hani boyle kumsallik yerlerde `beach boy`lar olur ya hemen yaftayi yapistirdim yerliye. `Aaaa` dedim `Masai`ye bak, mavi giymis… Sahil kasabalarinda mavi mi giyiyorlar?` Herhalde gelen turist kizlarin aklini almak icin boyle kosup duruyor ama etrafima da baktim hic turist yok henuz. Sezon degil…

Arkadasım seslendi `Rafiki! Unafanya nini?` -arkadasim, napiyorsun?` diye… Cevap yalin `ninatembelea!` -kosuyorum!-… Dogru, kosuyor. Okyanusta oldugumuz icin dalgalar yukselmeye basladi ya Masai bir arkadasinin bir balikci teknesi varmis, onu karaya cekmeye yardim etmeye gidiyormus. `Simdi git ama geri gel.` dedik. `Sawa` - tamam – dedi, singir mingir gitti, singir mingir kosa kosa geri geldi Masai arkadas ile 1 saat sonra. `Ben Masai takilarini cok severim. Var mi satin almak icin?` deyince torbasini cikardi. Masai olan devamli konusuyor, mavili de tik yok.

Samburu kabilesindenmis mavili. Samburular Masai soyundan gelme 100 00 – 150 000 nufuslu Kenya`da yasayan bir kabile. Onlar mavi de giyermis. Sabato`ya –Samburunun adi Sabato ve henuz 22 yasinda- `sen niye mavi giyiyorsun?` dedim, `deniz mavi, gokyuzu mavi, hosuma gidiyor` dedi. Koyunden geleli 2 hafta olmus, koyunde inek koyundan baska bi sey ve para kazanacak gecim kaynagi da olmadigi icin kalkmis Mombasa`ya gelmis birisi `kumsalda incik boncuk satarsin, para kazanirsin` deyince. Utangac, konusmuyor pek ama gamzeli gamzeli gulumsuyor sadece. Masai asiyor, kesiyor, susmuyor hic. Ama Sabato sessiz sakin oturuyor yanimizda oylece.
1 saatten fazla oturduk beraber henuz sezon acilmamis bombos kumsalda ve dedik ki `Burasi bir dolsun turistlerle bu cocugu beach boy`a cevirir burda kizlar!` ve bir yil sonra oraya bir kez daha gidebilsek kumsalin en havali playboylarindan olur bu simdilik saf ve utangac cocuk…
Hic itiraz etmeden fotograflarini cekmeme izin verdi ama utaniyor... Yanyana bi fotograf cektirelim dedik, cok komik oldu… O kadar kisayim ki yaninda… E hadi o zaman ben Masai dansi yapar gibi havalara ziplayayim belki bi yerde yakalarim boyunu dedim, yine olmadi… Hep yere kondugum anin fotografina rast geldik. Ben biraz uzaklasayim senden de persfektiften yayarlanalim dedik, o zaman azcik oldu :)
Ama gercekleri gostermek adina son gucumle ziplamalarimin ardindan yere indigim bir anin fotografini koyayim dedim...

Friday, July 20, 2007

Burnundan Corum leblebisi cikaranlar, ensesine salgam suyu surenler... Vah vah!


Yigenim bu karikaturu gondermis. Gulmekten yerlere yattim. Ama bizim memlekette `guldururken dusundurur` ya guldurukculer, icimi bir korku saldi memleketin durumu gercekten bu mudur diye...Cunku Tekirdag bilmemne partisinden aday bilmemkimden emailler gelmeye basladi. Onu da yapcam, bunu da yapcam oyunu bana ver diye..Tobe tobe... `Al verdim oyumu sana, kalkindir Tekirdagi. Hem Tekirdag rakisinin, hem de Tekirdag koftesinin kalitesinde bir dusus olursa cekerim kulagini ama haaa...` diye yanit yazasim geldi...

Gercekten memleketin durumu bu mudur? Birisi bana desin ki `Yok yok, karikaturlerde olur oyle seyler... gul gec, dusunme` diye... Yoksa insanin secimlerde secesi gelmez yaa... dogru degil di mi?

Tuesday, July 10, 2007

Kenya`daydim...


Yazacaklarim var Kenya ile ilgili de henuz vaktim yok...

Simdilik su fotograf burda dursun, devami gelecek :-)