Tuesday, December 04, 2007

Öldüren Havaalanı Diyalogları

Havaalanında elimizde valizlerle üst kata çıkmak istiyoruz. Israr ediyorum, asansör var, kullanalım diye. Bir havaalanı görevlisi geçerken soruyorum: “Asansör nerde?”
Bir tarafı gösteriyor, o yöne doğru gidiyoruz. Asansörün düğmelerine basıyoruz ama hiç ışık yanmıyor. Aynı görevli yanımızdan tekrar geçerken soran gözlerle bakıyorum. “Asansör var ama çalışmıyor, bozuk” diyor sakin sakin gülümseyerek... Dogru. Var mi, var. Calisiyor mu diye de sormaliydim...
Arrghhhhhh!!!!!

Kafede oturuyoruz. Bir garson geçiyor yanımızdan. “Self servis mi burası?” diyorum. Yanıt kafa karıştırıcı: “İsterseniz self servis, istemezseniz değil” diyor. Kafam bulanıyor. “O zaman sana sipariş verelim, menüyü getir de” diyoruz. “En iyisi siz gidip kendiniz alın” diyor.
İstesem de istemesem de burası self servis, söylesene be adam!

1 comment:

ne yazdı ne yazamadı said...

rahatlık diyicem değil, dalga geçmek diyicem o da değil sanki, seni okuduğumdan beri ugandalıların servis anlayışlarını kafamda tanımlamaya çalışıyorum ama bulamıyorum, servis diye bir anlayış zaten yok ama sanki daha da başka birşey...sosyoloji okuyor olsam bir sürü malzeme çıkardı orada tez konusu olarak.
self servis mi diye soruyorsun evet niye demiyor baştan mesela? çozemedim...