Tuesday, December 04, 2007

Kraliçe Elizabeth, Ben GHOGM’a Hazırlanamadım :)

Tarih: 20 Kasım
Bir zamanlar İngiliz sömürgesi olan tüm ülkelerin devlet başkanları belirli aralıklarda buluşurlarmış. Kraliçe de gelip toplantı organizasyonu içim akan fonlar nedeni ile altın gününe dönüp ev sahibi ülkeyi bir anda cennete çeviren bu toplantıda pasta çörek börek yiyen ülke temsilcilerine “Ah afacanlar, bağimsiz oldunuz da başınız göğe mi erdi? Sizi gidi haylazlar, esas ben kurtuldum sizden!” demekle dememek arası bir ruh halinde suratına yapıştırdığı bir gülümseme ile el sıkar dururmuş.
İki yılı geçti Uganda’ya geleli ama iki yıldır ve Allah bilir yillar öncesinden başlayan bir “CHOGM’a (Commonwealth Head of Governments Meeting) hazır mısınız?” geyiğidir herkes birbirine sorup dururdu. Meğersem bilmemkaç ülkenin devlet başkanı Kraliçe’ye saygılarını sunup, el öpüp bahşiş toplamak, “Bağımsızlığımıza kavuştuk, bıraktın, serbest kaldık ama yemezler. Bak hala kendi başımıza beceremiyoruz” demek için bir fırsatmış.
Diz kapaklarıma kadar derinlikte çukurlarla dolu olan yollar, insanı deli eden bir mantıkla yollar trafiğe kapatılıp hummalı bie şekilde yeniden veya ilk kez asfaltlandı.
Bazı göbekler genişletildi, aşırı geniş, trafiği engelleyecek kadar geniş, akıl erdirilemeyen göbekler yok edildi.
Binalar yeniden boyatıldı, polis gücü yetersiz olduğu için geçici “Ekipler" ve "Ekipler Amirleri” görevlendirildi. Bembeyaz kıyafetler dağıtıldı bu kişilere ama CHOGM’dan bir gün öncesine kadar verilmedi, Uganda’nın kıpkırmızı toprağı herşeyi boyadığı gibi bu üniformaları da kirletir diye...
Herkes, tüm Uganda deliler gibi özellikle Kraliçe’nin geçeceği yol üzerinde olan herşeyi düzeltmek ve yapmak için deliler hazırlandı sizin anlıyacağınız... Kampala’da sadece 3 kavşakta bazen çalışıp bazen çalışmayan trafik lambalarına 3 kavşak daha eklendi. 6 kavşakta trafik ışığı!! Vay be! Ne şehir!!
Önce ben bile şaşırıp kaldım trafik ışıklı kavşaklarda matatu (dolmuş), kamyon, bisiklet, yaya, boda boda (motorsiklet taksi), keçi, inek kaosu içinde araba kullanmaya alıştığım için. Turkiye`ye gelip araba kullansam iki gun sonra fotografim asilir her yere “Aranıyor” diye. Ama burada trafikte terörist olmazsanız, herkesin ya iki gün önce araba kullanmaya başlamış gibi ya da intihar komandosu gibi araba kullanmasıyla cinnet geçirmeniz çok uzak değil! Saldırıya saldırıyla yanıt vermezseniz, gideceğiniz yere ulaşmanız olası değil!
Kaç tane yeni otel inşa edildi sadece CHOGM için bilemiyorum. Kampala’nın görüntüsü değişti, yani uzaktan merkeze bakınca bayağı büyük bir şehir gibi görünmeye başladı.
Uzatmayayım: Tüm Uganda CHOGM’a hazırlandı, yolları ve trafik lambalarını anlatmıştık. Yol kenarlarındaki satıcılar yok edildi. Şehrin en merkezi yerlerinden olan Kisementi meydanı, etrafındaki bi sürü restorant, bar, kuaför, süpermarket vs vs sahipleri tarafından defalarca “Lütfen bu meydanı yaptıralım, çamur içinde ve sanki ortasında mayın patlamış gibi duran asfalt/toprak kaosuna bir son verelim. Biz kendimiz hepberaber cepten yaptırmaya hazırız.” demelerine rağmen belediye tarafından diğer firmaların iki katı fiyat biçen bir yapı firması tarafindan yaptırılması şart koşulduğu için yapılamamıştı. O arbede içinde kaçak manav, dvd dükkanları, terziler türemişti alanda.
Bir gün gittik meydana, dümdüz her taraf. Bütün o mantar gibi türeyen bakkallar çakkallar yıkılmış, iş makineleri asfalt döşüyor! Kisementi de hazır CHOGM’a!
Baktım ki ben bu CHOGM için pek hazır değilim, 22-23 Kasım Perşembe ve Cuma da resmi tatil ilan edilmiş son anda, Kraliçe geldiğinde hazırlıksız yakalanacağıma kaçayım...Yakın arkadaşım Nina’ya bir mesaj, nereye vizesiz gidilir bir araştırma, haydi hoppala yallah derken Lamu adasına gitmek üzere biletler hazırlandı!
Lamu adası! Hayal adası, gerçek olmayan, gerçeklikle ilgisi olmayan, hiç bir zamana ait olmayan ada!
Yarın, Kraliçe’nin gelecegi gün yola çıkacağız!

2 comments:

EKMEKCİKIZ said...

Bütün bu telaş, bana, yıllar önce İstanbul'da yapılan Habitat toplantısı öncesinde yapılan abartılı hazırlıkları hatırlattı.
Kaldırım taşları değiştirilmişti, hani...
:)

Anonymous said...

ben de bir nina istiyorum, fazla varsa gönderir misiniz lütfeen:/
tristesse