Friday, November 09, 2007

I love you, Jennifer


Bizim bi tane Yilma abimiz var, ne zaman evine gitsek kazan kayniyor, yemekler corbalar sunlar bunlar hem de Turk usulu yapilmis hazir. Sirri Jennifer: Esi Uganda`ya geldiginde evlerinde kalan akilli mi akilli Jennifer adinda bir kiza yemek yapmayi ogretiyor, sonra gel keyfim gel…
Yilmaz abiyi aradim, `Jennifer`in bir arkadasi var mi onun kadar akilli, onu da ben alayim yanima da bana yemek yapsin` dedim. Yilmaz abi `Jennifer benim yanimda ayrildi ama part time is bakiyor` deyince kaptim Jennifer`i.
1.5 ay devamli yemek yaptik Jennifer`la beraber. Ingilizcesi iyi degil , Turkce, Swahilice yarim yamalak anlasarak yaptik ama. Ingilizce rende diyorum anlamiyor, rendeyi gosteriyorum, `Oooo, rende` diyor, Yilmaz abini esinden ogrenmis. `Okra, lady`s finger` hepsini sayiyorum bamyayi anlatmak icin, anlasamiyoruz, satin alip getiriyorum bunu demek istemistim diye. `Bamya` deyiveriyor J
Mercimekli kofteler, taze fasuleyeler, sarmalar, dolmalar, kuru fasulyeler, etli nohutlu pilavlar, tantuni, imam bayildi, tarhana corba, saksuka, acili ezme, patlican salatasi aklimiza ne gelirse yaptik…Sonra test zamani geldi. Bakalim ogrenmis mi diye…
Felaket ! Her bi seyi felaket guzel yapiyor! Eve gidince yemegin hazir oldugunu en son animsadigim zaman 20 yil onceydi galiba…Nasil bir zevkmis eve gelince kaynamis tencerenin basina oturmak!
Erkek veya cocuk olmak varmis dedim kendi kendime… Zevke bak yaa…
Fotografta Jennifera lahana sarma ogretirken J
Tek bir problemimiz var Jennifer`la, okuma yazmasi yok. Telefon verdim bi tane aradigimda bulabileyim de haberleselim diye, uzun sure acmayi ogrenemedi. Simdi iyiyiz, aciyor, ariyor, problem yok. Ama yemek tariflerini yazamadigim icin Catherine`e tembihiliyorum her seyi, Catherine Turk yemekleri alimi oldu.

13 comments:

Evin Kedisi said...

Meltem;

Jennifer bu Türk yemekleri kolleksiyonuyla kalbine giden yol midesinden geçen bir erkeğe kaçana kadar bekle! :)))

Lahana sarma mı dedin? Ne zaman önce başlık atmıştım yahu lahana sarmayla ilgili, yine yapasım geldi şimdi bak.

Dünya ne tuhaf değil mi? Şimdi taaa film karelerinden gördüğümüz bir mekandan sen yazı yazıyorsun, biz okuyoruz ve Jennifer da Türk yemekleri yapıyor, belki ilerde kuşaktan kuşağa aktarılacak bu iş.

Bence ülkenin dışişleri bakanıymış, efendim turzim bakanıymış hepsi fasarya, şu bizler gibi ülkesinden başka yerde yaşayanlar var ya, esas elçiler biziz ve yaşasın insanların böyle kardeş kardeş yaşaması...demek geldi içimden şimdi.

Kal sağlıcakla :)

Procyonlu said...
This comment has been removed by the author.
LiNgEr said...

ama ama ben de sana her tatil dönüşü mantarlı tavuk ve nohutlu pilav yapıyodum :(

sevmiyo musun artık benim yemeklerimi?

tamam yemekleri sevme de bari Ispanak salatamı seevv :(

pigmelerle.dans.eden said...

Canim Linger yigenim,
-linger hanim benim gercek yigenim-
ben senin yemeklerini sevsem ne yazar, sevmesem ne yazar????
Aramamizda dunya kadar enlem var..
-ayni boylamdayiz o farketmiyor da-
Diyecegim o ki bana Jennifer`dan baska kimsenin hayri dokunmaz :)

Bir de Ebru sabah aksam deli deli yemekler yapardi bana...

Ozlemlendim fena halde!

inehk said...

babannem olsa ilk bakışta şunu derdi:
-uyy..onları da Allah yaratmış ama hiç de sevilmiyo dimii..
-uiyy..ne yapio o öylee..nerden bilmiş..
(gerekli açıklamalar yapılır)
-kız başına gidilirmiş mi oralara? peh..

yazılarını ilgiyle okuduğumu bilmeni isterim.. :D çok güsel çk h0ş..

deryik said...

meltem usenmeyip sizinle sofraya oturmak icin gelebilirim oraya. guya hollanda turk gocmen cenneti henuz dogru duzgun turk yemegi yemedim!

bu arada, 12 saat icinde tezimi teslim ediyorum, 1,5 ay sonra da hollanda maceram bitiyor. ondan sonra nerede olurum belirsiz :)

Elif said...

Iki sey kaliyor yapilacak: Jennifer'a okuma yazma ogretip, sevaba girmek.

Turk restorani acmak! :o)

www.elifsavas.com/blog

'Annem'in kalemi... said...

Dün gece bloğunda geçirdiğim 3,5 saatlik süre içerisinde yalnızca postları değil yorumları da dikkatle okudum. Bir yerde bazılarının yetim, hasta, okul çocukları için yardımda bulunmak istediklerini ama devamının gelmediğini yazmıştın. Hatta bu konuda -yanılmıyorsam- tek yardımda bulunan kişiyle yazışmalarını yayınladığın postunda, sevincini yeterince anlaşılır bir şekilde dile getiriyordun.
Belki bu bloğu herhangi bir paylaşım alanı olarak görüyor olabilirsin ama zaten farkındasındır ki kayda değer ölçüde ziyaretçi sayın var. Eğer ticari yaklaşım olarak değerlendirmezsen belki bloğuna alacağın reklamlarla bu konuda küçümsenmeyecek bir gelir elde edebilirsin. Küçük sandığımız miktarların bile oradaki yokluk için önemli bir değer taşıdığını sanıyorum. Bu aynı zamanda bir şeyler yapmak isteyip de nasıl yapacağını bilemeyen ya da büyük ölçekli yardımlarda bulunamayacak kişilere yardımda bulunmak konusunda olanak tanır.
Bunu zaten düşünmüşsen ve yapmamanın kendince geçerli bir nedeni varsa, bu düşüncemi neden yapmadığın konusunda bir soru olarak değerlendir.
Sevgiler,
Sema.

pigmelerle.dans.eden said...

Merhaba Sema,
oncelikle blogun ne kadar ziyaretcisi olduguna dair google analytics kullanmaya basladim ki elimde bilgi olsun ve bu somut bilgilerle insanlarin karsisina cikayim.
Su an elimde yeterince data var. Ve bu konu ile ilgili bir yazi yazmayi dusunuyorum ama tam olarak kime nereye basvurmam gerektigini bilmiyorum
Var mi bi baslama noktasi onerin?

'Annem'in kalemi... said...

Benim de şu an bilebildiğim Google AdSense var. Buradan önemli ölçüde gelir elde edilebiliyor bildiğim kadarıyla.
Ama bu konuda destek olmak amacıyla araştırma yaparım. Aslında birkaç fikrim var, bu konuyla ilgili semaksu@yahoo.com yoluyla haberleşebiliriz.(Senin mail adresini göremedim bloğunda.)
Sevgiler...

archisugar said...

inanilmaz birsey. Taaa oralarda bizim buralarda yapmaya usendigimiz yemekleri yapan bir Afrikali. Valla bravo!
Harika bir hikaye!

www.edasuner.com said...

Canım benim ya çok şekersin yine. Zavallım ya ne yapsın işte ne garip geliyordur kimbilir. Düşünsene yemeğide okumayı yazmayıda kapar birde blog açarmış sen o zaman gör eğlenceyi :)

Şimdilik yorulursun anlat anlat ama sonunda ohh karnıyarık yapıver Jennifer bacım dersin bizede resim yollarsın :) Demedi deme hocası sen olunca!

Anonymous said...

Meltemcim canim,

Yorucu bir okadarda heyecan verici bir geziden donduk, ama ben istanbulda kaldim hala eve donmedim.

Canim arkadasim,seninle tanismak seninle birlikte olmak ve seni arkadaslarimla paylasmak oylesine heyecanliydiki anlatamam. Sicakligin icimizi doldurdu ve tum gezimiz boyunca senden ve guzelliginden bahsettik.Taaa dunyanin bilinmez bir kosesinde internetten tanisarak senin kadar seker bir arkadasim olcagini hic hayal etmemistim,o ilk telefonunda sesini duydugumdaki heyecanimi anlatamam.
Okadar guzel resimlerimiz varki eve doner donmez sana gonderecegim ,Gokhani da tanimak ,Ugandanin Kampalasinda bir Japon restoraninda sizlerle birlikte olmak hala ruya gibi.

Ben,keske daha uzun sureler beraber olabilseydik diye dusunuyorum,nekar az gorusebildik ama sen olmasaydin o ilk gecemizdeki Nrede gosterisini gormeyecektik zaten oda ilk ve son gosteriydi Uganda da gordugumuz.

Ben simdilik seni o guzel yanaklarindan opuyorum,gulen yuzun hep gulsun dileklerimle.

hersey icin tesekkur ediyorum
Aysun Akcagul