Tuesday, September 11, 2007

Yiyorlar…


Sutlac`la Lokum… Hani benim safkan Uganda kopeklerim…
Devamli yiyorlar… Kopek di mi, yer, normal… Degil! Her seyi yiyorlar…
Bebekliklerinden anlamaliydim. Ilk olarak sepetlerindeki minderi, sonra da sepeti yediler. Battaniye aldim garajda altlarina sermek icin, hani soguk betona yatmasinlar diye. Onu da yediler…
Tshirt yiyorlar mesela. Ipe asilmis camasirlar arasindan boylarinin yettigini alip yiyorlar. Havlu yiyorlar… Gecen gun zumrut yesili ipek bir elbisemi yediler, sonra da dayak yediler :(
Misafirlerden Joe`nun, eski ev arkadasim Shevy`nin ayakkabilarini yediler…
Lisa`nin ve Catherine`in cep telefonunu yemege kalktilar, olmadi!
Paspasi yediler. Hem evin girisindeki paspasi, hem de banyo paspasini. Paspastaki `welcome` yazisinin `e` harfi gidince aklima bi fikir geldi. Cok aci bi biber sosu yapmistim, onu sulandirip paspasa doktum, bir sure idare etti. Ama ayaklarimizi sile sile aci biber etkisi gecmis, paspasin tamami yenince anladik.
Uganda isi bezden yapma oyuncak fillerimi yedileri.
Bi gun cantami 2 dakika yere biraktim, mutfaga girdim ciktim, baktim cantanin kenari yirtilmis ve cuzdanim yok! Cuzdanim kenarini yemisler, ama paralar saglam…
Bi gun bi arkadasimla bulusacagim ama arabamin anahtarini bulamiyorum. Her yeri aradim ama elektrik kesik oldugu icin bulamiyorum. Neyse, arkadasimi aradim beni alir misin ben arabanin anahtarini bulamiyorum diye. Ertesi sabah anahtarligi yenmis, ama Allahtan anahtari yataklarinda buldum…
Catherine`e rica ettim ikinci el pazarindan tanesi bir dolara 3 cift ayakkabi aldi, hepsini bi guzel aci biber sosuna batirip bahceye rastgele dagittik, ondan beri ayakkabi yemiyorlar ama kacirip sakliyorlar.
En son gecen hafta evde oturuyoruz ama bi garip ses geliyor bahceden. Ciktim baktim, hani arabalarin arkasinda istepne tekerlek olur da onun da bir kilifi olur ya onu da yemisler…
Sandalyelerin kolcaklari da Allahlik oldu. Tahmin edin??? Yediler!
`Benim Adim Kirmizi`yi okuyordum, telefonum caldi, iceri girdim… Geri ciktigimda henuz okumadigim sayfalardan 20sini yemisler… Sayfalari soylesem birisi bana scan edip gonderir mi acep????
Bir de bi akil verecek olan var mi nasil durdurulur bu kemirgen canavarlar?????

Not: Fotografta Apiyo ile Acien`i kistirip duvar kosesine cocuklarin ellerinden gofret icin salyalar akitirken boyle yakaladim :)
Bi de kucukluk hallerine baktim da nerden nereye demek icin… Gercekten de nereden nereye…
Haa, bir not... Soranlar oldu da aciklayayim: Safkan Uganda Kopegi diye bi sey yok... Safkan Uganda Kopegi = Karmakarisik sokak kopegi...

26 comments:

Deniz rengi said...

yedikleri yaramış :)

bruxa said...

belkide uganda kopeklerinin ozelligi budur:) Evin icine girmemeye alistirsan?

Çiğdem said...

:-))))

Dişleri taşlanıyor, onları temizliyor ve biliyorlar Meltem' cim. Sen onlara bulabilirsen şu jelatin kemiklerden, bulamazsan hakiki kemiklerden ver (aman ha sakın tavuk kemiği değil)dana filan hani şu koca bacak kemiklerinden. Akşama kadar onu kemirir hem ihtiyaçlarını giderirler hem sen kurtulursun.

Sevgiler buralardan.

Evin Kedisi said...

Safkan Uganda köpeklerin (!) büyüdükçe durulacaklardır eminim ama bir de hayvanseverlerin şiddetle karşısında durdukları ve köpeklerde markacılığa gitmeyin diye uyarı bulundukları bir genetik kalıntıları da vardır :( Sokaktan aldığım bir köpeğe ki ufaktı, tuvalet eğitimi verene kadar aklı karayı seçtiğim, aka boka havladığı için apartmandan haklı olarak kovulma tehlikesi atlattığım, kulaklarıma tıpa takmak zorunda kaldığımı hatırlıyorum. Yani, yaşlandıkça durulsalar daaaa ancak kendi kapasiteleri ve büyük büyük babalarının onlara izin verdiği kadar. Hayvanlarda genetik miras çok baskın. Hayır' ı anlama kapasiteleri bile öyle. Hep aynı harakete, kısa ve öz komut ve hep aynı tepki. Çok kısa, hemen anında verilen tür :)

Kültür Mantarı said...

veteriner arkadaşlar daha iyi bilir ama sanırım bu bir süreç bi süre sonra bitecek. diş çıkarıyorlar ve dişleri kaşınıyor. olay bu. sen onlara ısırabilecekleri ama parçalayamayacakları şeyler bul bence.

Anonymous said...

hanımefendi köpeklere ne kadar güzel yaklaşıyorsunuz, fakat köpekler eğitilmezse, yaptıkları şeyin yanlış olduğu söylenmezse sonuçta hayvan olduklarından anlamayacaklardır, sanırım cezalandırma yöntemi ya uygulamıyorsunuz, ya yanlış uyguluyorsunuz, tabi ödüllendirmeyi de yapmanız lazım.

pigmelerle.dans.eden said...

Sefer,
inan olsun isiracaklari ve parcalamayacaklari sey yok gibi... Beton geliyor bi tek aklima :)
Ya da kek yapayim en iyisi ben ;-)

umama said...

bu sipalarin kucuklugu ne guzelmis boyle, insan hep yaninda yatsin ister. kucaga koyulan kafa, sütlac yada lokum. isimleri bu kadar yakisir.

bu arada benim adim kirmizi ile ilgili yardimci olabilirim ama sanirim bu kemirgenlerle ilgili olamayacagim. evet birkac sey kemiren hayvanlar duydum ama bu kadarini degil. kemik fikri akla yatkin geliyor, denemekte fayda var.

akira said...

Selaam,

Sizi takipteyim uzun zamandır sonunda yorum yapıyorum.Ben bu olaya egitim,ceza v.s. yönünden bakamıyorum bir türlü,hayvanların yaptıkları yaramazlıklar çok sevimli geliyor bana tabii bu sizin açınızdan çokta sevimli olamayabiliyordur:)Ben hayvan sahibi değilim ancak annemin 2 tane yaramaz iran kedisi var.Ne kadar yaramazlık yapsalarda insan kıyamıyor onlara..
Sevgiler..
http://evrim-photosistanbul.blogspot.com/

Selen'den secmeler said...

Yesinler canim benim ne sekerler.Benimde oglum bebekken her yeri yemisti.Televizyon kumandasi en favorisi idi.Hic almadiysam 7 tane falan almistim.En sonunda evde yemesini istemedigim yerlere sabun surerek vazgecirmistim minik bebegimi.
sizede bunu onersem ama nereye surersiniz ki sabunu.Sizin yaramazlarin yemedikleri yokmus:))

loungetime said...

Çok ilginç, köpeklerin ayakkabıları kemirdiklrini biliyordum ama bu kadar ileri gittiklerini ilk defa duyuyorum. Onlarla yaşamak bulmaca gibi bir şey olsa gerek. Kolay gelsin.

daimamutfak said...

Dün gece Tv.de film izliyorum,
Kongo ya ait.
Lumumba kongo'nun bağımsızlığı için yok edilen bir devlet başkanı bir halk kahramanı,Kongo için şu an öylemi.O halk bunu biliyormu bilmem.Belçikalıların kongoya yaptıkları lumumbayı yok edişleri içlwer acısı...neyse filmi bitirdim.
Ertesi gün işe geldim.Aklımda film ve sen.
Yazmadan geçemedim.
İyi olmanı canı gönülden dilerim.
Ne alakası var deme sakın.
Afrika denince yoksulluk,iç savaş hatırlıyorum aniden.
Tabi sonrası,
safari,zenciler,vs...
Sevgiyle kucaklarım...neriman.

MoonSun11 said...

Normal bir durum gibi duruyor, benim iki kopegim de gelisme donemlerinde bulduklarini kemirilerdi... Sonradan biraktilar tabii... Cigdem'in onerisi cidden ise yariyor, haslanmis kemik olursa daha iyi olur. Sevgiler.

silgi said...

şoke oldum gerçekten, hayatımda hiç böyle bir şey duymamıştım. bizim rotweiler'ımız da bir şeyler kemirirdi ama bu anlattıkların çok şaşırtıcı geldi. sabırlar diliyorum :)

MeRaiL said...

benimde ilk kopegim oldugu icin fazla bir bilgim yok ve o fazla birsey kemirmedi, ben ona kikirdak alirdim, hep onlari kemirdi simdi artik buyudumu ne hic bir sey kemirmiyor..;)
bulabilirsen kikirdak,kemik (tavuk kemigi haric) yardimci olabilir ve mutlaka cezalandirmaya calis,sonra buyuduklerinde hic soz dinlemezler.
Kitap konusunda yardimci olmak isterdim ama yanimda getirmemisim..:(
fotograflar cok tatli ozellikle 3. foto super..;)
sevgiler

{n} said...

afacan seyler... benim eskiyalarda hep en guzel ayakkabilarimi, mobilyalarimi kemirdi... halilarimi yedi... eksi elma var mi uganda da... ben burda eksi elma sprayi bulmustum ama bence sende evde suyunu cikarip kemirmesini istemedigi seylere surebilirsin azar azar... cok ise yaramisti...
benim adim kirmizi cok keyifli bir kitapti... eksik sayfalarini soyle, hemen yolliyim...
kucak dolusu sevgiler... kemirgenleri de operim...

Magissa: said...

Merhaba Meltem Hanım,

Eşyalarınızın teker teker kemirilmesi, hatta çiğnenip yutulmasının ne kadar sinir bozucu olabildiğini bilenlerdenim. Bu bir davranış bozukluğu (pika diye adlandırılıyor), ve stresten kaynaklanıyor. Köpeklerinizde stres yaratacak nedenleri bir gözden geçirmenizi tavsiye ederim. Belki siz farketmeden bazı şeyler (sürekli değişen ev ahalisi, değişen yaşam alanları, uzun süre yalnız kalmak, vb) onlarda gerginlik yaratıyordur.

Stresin veya davranış bozukluğunun kaynağını uzman olmayanların (ben değilim mesela) bulması bazen imkansız oluyor. Uganda'da köpek davranış bilimcisi bulmanızı tavsiye etmek de ne derece gerçekçi/mantıklıdır bilmiyorum ama belki internette pika üzerine birşeyler bulabilirsiniz. Tamer Dodurka'nın Köpeklerde Davranış Bozulukları adlı kitabının yardımı olabilir. http://www.havhav.com/konu/13/244

Ayrıca pozitif köpek eğitimi ve "yatıştıran beden dili" uzmanı olan Turid Rugaas'ın şu iki yazısına da bir göz atın bence.Çok detaylı anlatmamış ama bu hanımın kitaplarını imkanınız varsa edinmenizi tavsiye ederim...

http://www.canis.no/rugaas/oneqanda.php?id=1061

ve

http://www.canis.no/rugaas/oneqanda.php?id=247

Bir de ne olur, kızsanız da vurmayın onlara - çünkü nedenini anlayamıyorlar... :(( Köpekleriniz tam kızdığınız/istemediğiniz eylemi gerçekleştirirken onlara kızarsanız belki anlarlar ama 1 dakika sonra bile olsa sizin kızgınlığınızı esas olayla ilişkilendirmek yerine, o saniye ne yapıyorlarsa ona kızdığınızı sanıp şaşırıyorlar.

Keşke komşu mahallede olsanız da bu sarı canavarları biraz sakinleştirebilsem sizin için :)

(Eşyalarınız paralandığında kanın beyninize sıçramasını da inanın çok iyi anlıyorum!)

Sevgiler,

M

B5 said...

Hoslanmadiklari bir koku belki faydali olabilir.

Koku onlarda cok daha gelismis oldugu icin bazen cok rahatsiz olabiliyorlar.

Kediler icin cisini yapmasini istemediginiz yere camasir suyu surun denir. Belki bazi esyalarinda bu kokuyu deneyebilirsin. Kontrol ederek tabii, fazla kullanmadan. Sadece kokusu icin...

Mesela ACE :P, ki uluslararasidir, belki vardir orada da. Yiginla Italyan urunu satan varmis Kampala'da muhakkak o da vardir.. :)

Sevgiler,

istanbul said...

:)))))))))))))))))))
İyi ki yemişler de bu mükemmel yazı ortaya çıkmış, çok güldüm okurken.
zümrüt yeşili elbise için üzüldüm, ama sabrınıza hayran kaldım, ben bu kadar dayanamazdım sanırım :))

Da Vinci said...

Kemirmek başka şey yemek başka. Bu canavaralarda nasıl bir cindirim sistemi var ki bu tip şeyleri yiyip bir de sindirebiliyorlar. Acaba dışkılarını kontrol ettiniz mi hiç? Ne çıkıyor merak ettim. Normal bir şekilde sindirebiliyorlar mı yani bunları?

Zeynep said...

Bu köpekler çok sevimli, ne kadar anlayışlı ve sabırlısınız :) Kitabın yenilmiş sayfalarını yollayabilirim :) Mail adresim zeynep{@}zeynepzengin.com eksik olan sayfaları belirtmeniz yeterli.

karaburun halbinsel said...

6 ay civarında dişler değiştiğinde, kemirme olayı azalacak. ağırbaşlılığa geçiş için ise 2,5 yaşına kadar beklemek gerekecek.

gizempideci said...

Sana birsey tavsiye edemeyecegim ama cok guldum cooook.
Tahayyul ettikce kikirdadim kendi kendime.
Cok yasayin hepiniz.

Kahkaha Gizem

figen said...

valla bravo bende sabrınıza şaştım .gerçi sevince her şeye katlanılıyor benimde kedim kıyafetime işemişti kızamamıştım bile.sanırım kemik sorunu çözer ama bu yediklerinden mideleri zarar görmüyordur umarım. aklıma sürekli ip yiyen, eşinin çeyizini bile yiyen bir adamın haberi geldi belkide bir hastalıktır vücud istiyor sa:)çok şekerler ama ..

Mutlu Kadın said...

Evinin halini gözümün önüne getirdim de ,güldüm haline. Bizim evde de oğlum sağ olsun taş üstünde taş bırakmadı. Salonda Aaa dediğimizde yankı yapıyor. Herşeyi kaldırdık , tüm dolapları kilitledik ama huylu huyundan vaz geçmiyor.

pigmelerle.dans.eden said...

Arkadaslar, 28 Eylul - 7 Ekim 2011 tarihlerinden Taksim Beyoglu`ndaki Yapi Kredi Sanat Merkezi`nin karsisindaki Anzanur Pasajinin 2. katinda sergi aciyorum. Beklerim. Selamlar, sevgiler!