Thursday, August 23, 2007

Sucu, Dalgaci, Siirci

Oguz`u ilk kez Koyoto Japon Restorantinda gordum. Aman nasil bagir cagir laf anlatiyor birilerine… Sonra Bubbles adindaki buranin en meshur pubinda gordum, bir beyaz ceket giymis ki esi benzeri yok :) Sonra gordum de gordum, Kampala kucuk bir sehir ne de olsa… Ne is yapar bu arkadas dedim. Sucu dediler. Nasil yani saka mi? Oguz muhendismis megersem, Kampala`nin sebeke suyunu aritma projesinde calisti yaklasik 1 yil Uganda`da, adi da `Sucu ` kaldi Turklerin arasinda.
Bir gun yine Bubbles`da oylesine eglenirken o kadar gurultunun arasinda siirden konu acildi. Oguz bana bi siir okudu. Ne kadar suredir siirsiz kalmisim, o siir ne guzel siirmis ki millet `eller havaya, kadehler suraya, kizlar buraya` eglenirken ben orada aglamaya basladim… `Kimin bu siir? Cok fena!` dedim. `Benim` dedi, sasirdim kaldim. Ben O`nu Sucu ve Dalgaci Mahmut olarak bilirken Siirci cikmasin mi bi de?!
Ama nasil yazmak o oyle? Oyle `seni severim, sacina guller takarim, hadi gel kirlarda dolasalim` turu huzurlu siirler degil… Galiba zaten siir huzurlu insanlarin pek yazdigi bi sey degil…
(Kirginliklarini en huzurlu anlatan sair de Sunay Akin bana sorarsaniz)
Bilgisayarindan flash diskle bana Yigit Ozgur karikaturleri verirdi devamli. Siirlerini de ver dedim, olmadi, onu beceremedik. Turkiye`ye dondu sonra. Dun bir email attim, `Oguz, siirsiz kaldim. Nerde siirlerin?` diye, tak diye yanit geldi: http://www.oguzasma.blogspot.com/
Siirlerinin bir kismini koymus bu siteye…Hele Esavir adinda bir siiri var ki klibiyle beraber, insanin Esavir olasi geliyor …

`prematüre doğar / geç ölür burada güneş...
Nil ikiye ayırır
paramparça bir şehri
ve gece yüzüylebir kız gezinir
gündüz düşlerimde
adı Esavir...`

Devamini okuyun, izleyin veya dinleyin...

Aldatanin utanci bir dortluge bu kadar mi guzel sigar????


UTANC
söyleme tek bir hece
ihanetim duyulmasın
gözlerin de konuşmasın
.
.
.
içinden terk et beni...

No comments: