Thursday, August 30, 2007

Acaba....


kaynagindan el degmeden mi dolduruldu bu saat????
Malindi`de daha arabayi parkettik, bu arkadas yanimda belirdi. Ben de ne sattigina dikkat etmeden `saol, su istemem` dedim. `Su degil madam, saat satiyorum.` dedi. Kafami kaldirdim, baktim `Su gecirmez bu saatler.` dedi.
Sahte rolex satiyor ve su gecirmediginin ispati icin de pet siseye, su icine koymus. Gulmeye basladim ama bi yandan dusunuyorum koca saat pet siseye nasil girdi??? `Nasil soktun sen o saati kucucuk pet siseye?` der demez arkasini cevirdi pet sisenin... Sisenin agzina yakin yerini saat girecek kadar delmis, oradan koyuyormus megersem... Ben guluyorum, o guluyor.... `Afferim` dedim `Cok yaraticisiniz!` `Satin al` dedi, `Almam` dedim. 8 aydir kolumdaki saatimi Uganda`da pilini degistirecek birini bulamadigim icin takamiyorum ama ihanet etmek de istemiyorum sahte bir rolexle...
Hani saatlerimiz su gecirmez diyen firmalar var, acaba hangisi saatlerini boyle bir ambalaj icinde satmaya cesaret edebilir???? Cesaretli fikir degil mi?

10 comments:

huysuz said...

bu bu nedir bu?!!! :)

www.edasuner.com said...

Alakasız bir yere yorum yazdım canım ama önemli silersin istersen ama herkes görsün ki ben sanmasın tamam mı ?

Ben geldim tatilden bu arada benim adımı kullanarak sağa sola pis yorum bırakanlar var aman dikkat bunu oku lütfen olur mu çok önemli arkadaşım http://www.edasuner.com/onemli/

myilmaz said...

size hayran kaldım dersem çok abartmış olmam sanırım...:)Öykünün başını çok merak ediyorum..Ve sizi...Umarım bu güçlü tebessümünüz her daim olur o özel yüzünüzde:) sevgilerimle....

Da Vinci said...

Birkaç yıl öcne Sisteki Goriller filmini izlemiştim. Bu blogu görünce de girek aklıma o film geldi. Daha sonra blogdaki ilk yazınıza bakınca herşey daha netleşti.

Birşey soracaktım. Bu resimdeki arkadaşla veya Uganda'daki insanlarla nasıl anlaşıyorsunuz? İngilizce veya başka bir yabancı dil bilen tercümanınız falan mı var? Yoksa yerlilerin dilini mi öğrendiniz?

Cihan TEKİN said...

Çok içerikli ve dolu dolu blogunuz... Gerçekten uganda da yaşıyorsunuz sanırım... Ne bileyim... Çok dikkatimi çekti içeriğinzi çoookk... Mutlaka her harfini inceleyeceğim... Biraz zaman bana...

almina said...

Merhaba, hangi blgotaydım da tıkladım da burası açıldı hatıramıyorum :).
Çok sevdim ama, şu resimdeki minikler çok şekerler.Saınırım yzülerde öyle tebessümler oluşturabilmek için engin yüreğimiz olmalı.
Bizim trafiğe kapalı caddede su geçirmeyen saatler satan bir amca var ben bu parlak fikri hemen ona iletmeyi planlıyorum :).
Sevgilerle.

pigmelerle.dans.eden said...

Selam Da Vinci,
hem Uganda`da hem de Kenya`da resmi dil Iniglizce. Ama Kenya`da iki resmi dil var, digeri de Swahili dili. Ingilizce anlasiyorum, Swahilice de biliyorum/ogrenmeye devam ediyorum.
Ama sadece Ingilizce yeterli.

kumhavuzu said...

merhaba:)
yıllar evvel Almanyadan Çorluya izine geldiğimde paara gittim.Gitmeden olmazki..
ve bir çocuk sattıpğı saatlerin su geçirmez olduğunu iddia ediyordu gözümün önünde oradaki su dolu bardağa bıraktı..tamam dedim..dolaşıp gelicem hala çalışıyorsa alıcam saati:)yıllarca kullandım onu biliyormusun..
aklıma geldi okurken.anlatmak istedim.Sevgilerrr

Da Vinci said...

Bilgi için teşekkürler Meltem hanım. Ayrıca çalışmalarınızda başarılar.

ne yazdı ne yazamadı said...

Meltem hanım merhaba,

Blogunuzu dün gece başka bir blogda tesadüfen dolaşırken keşfettim. Ve bugun çalışıyor olmama rağmen sabahın beşine kadar dayanamadım arşivin taa başından okumaya başladım. Oğlen uyandım işe gitmeden biraz daha okuyim dedim, derken bir telefon geldi bugunku ders iptal. Havalara uçtum devamını da okuyabilicem diye. Şu an saat bir ve yeni bitirdim.

Ne desem bilmem ki herkes zaten hayranlığını belirtmiş. Aydınlık ve mutluluk saçan yüzünüzden bahsetmiş. Ben de de küçüklükten beri bir afrika merakı vardır. Bir kitap okumuştum Le lion diye kenya'da geçiyordu o zamandan beri büyüyünce kenya'ya gidicem der dururum ayrıca popomun üzerine oturduğumla kalırım. Sizin yaptıklarınızı gorunce o kadar da imkansız hayaller kurmuyormuşum diye duşundum. Tek bir problem var ben bocekten filan korkarım. Hele yarasa kovalama şeysini anlattığınızda hmmm dedim belki de o kadar da bana gore değildir.:) Daha uzun uzun bir sürü şey anlatmak istiyorum ama burası uygun bir yer değil sanırım. Bir de sakın merak edip benim blogda zaman filan harcamayın inanın sizinkinin yanında çoplük gibi birşey kalıyor. Hatta bir yorumda birisi kendi blogunu kapatmış ben de oyle yapsam mı diye düşündüm. Kısacası dünden beri deriiin düşüncelere dalmış durumdayım.Dünyamı silkelediniz. İyi ki sizin gibi duyarlı iyi yürekli insanlar da var şu dünyada.Sizi çok sevdim. Sevgiler.