Monday, July 23, 2007

Sabato


Kenya - Mombasa`da kumsalda okyanus kabugu toplarken singir mingir bir ses duydum arkada… Uzun mu uzun, ince mi ince bir yerli kumsalda kosuyor bi yere dogru ama singir singir… Hani boyle kumsallik yerlerde `beach boy`lar olur ya hemen yaftayi yapistirdim yerliye. `Aaaa` dedim `Masai`ye bak, mavi giymis… Sahil kasabalarinda mavi mi giyiyorlar?` Herhalde gelen turist kizlarin aklini almak icin boyle kosup duruyor ama etrafima da baktim hic turist yok henuz. Sezon degil…

Arkadasım seslendi `Rafiki! Unafanya nini?` -arkadasim, napiyorsun?` diye… Cevap yalin `ninatembelea!` -kosuyorum!-… Dogru, kosuyor. Okyanusta oldugumuz icin dalgalar yukselmeye basladi ya Masai bir arkadasinin bir balikci teknesi varmis, onu karaya cekmeye yardim etmeye gidiyormus. `Simdi git ama geri gel.` dedik. `Sawa` - tamam – dedi, singir mingir gitti, singir mingir kosa kosa geri geldi Masai arkadas ile 1 saat sonra. `Ben Masai takilarini cok severim. Var mi satin almak icin?` deyince torbasini cikardi. Masai olan devamli konusuyor, mavili de tik yok.

Samburu kabilesindenmis mavili. Samburular Masai soyundan gelme 100 00 – 150 000 nufuslu Kenya`da yasayan bir kabile. Onlar mavi de giyermis. Sabato`ya –Samburunun adi Sabato ve henuz 22 yasinda- `sen niye mavi giyiyorsun?` dedim, `deniz mavi, gokyuzu mavi, hosuma gidiyor` dedi. Koyunden geleli 2 hafta olmus, koyunde inek koyundan baska bi sey ve para kazanacak gecim kaynagi da olmadigi icin kalkmis Mombasa`ya gelmis birisi `kumsalda incik boncuk satarsin, para kazanirsin` deyince. Utangac, konusmuyor pek ama gamzeli gamzeli gulumsuyor sadece. Masai asiyor, kesiyor, susmuyor hic. Ama Sabato sessiz sakin oturuyor yanimizda oylece.
1 saatten fazla oturduk beraber henuz sezon acilmamis bombos kumsalda ve dedik ki `Burasi bir dolsun turistlerle bu cocugu beach boy`a cevirir burda kizlar!` ve bir yil sonra oraya bir kez daha gidebilsek kumsalin en havali playboylarindan olur bu simdilik saf ve utangac cocuk…
Hic itiraz etmeden fotograflarini cekmeme izin verdi ama utaniyor... Yanyana bi fotograf cektirelim dedik, cok komik oldu… O kadar kisayim ki yaninda… E hadi o zaman ben Masai dansi yapar gibi havalara ziplayayim belki bi yerde yakalarim boyunu dedim, yine olmadi… Hep yere kondugum anin fotografina rast geldik. Ben biraz uzaklasayim senden de persfektiften yayarlanalim dedik, o zaman azcik oldu :)
Ama gercekleri gostermek adina son gucumle ziplamalarimin ardindan yere indigim bir anin fotografini koyayim dedim...

13 comments:

Aslı said...

:) Çok keyifli bir yazı olmuş.

Bir yıl sonraki halinde haklı olabilirsin, biliyorsun Türkiye'de de manken yapabilirler kendisini iki dakikada.

Çiğdem said...

Melteeeeeeeeeeem!

Takıları taklit ettik de, adamı nasıl taklit ederiz diye düşünüyoruz :-)

Sevgiler canım :-)

Meltem said...

Cigdemcik,
boyle bi tane uzuuunnnn sopa alinir, bi tane daha kisa... baglanir birbirine ortadan... sarilir etrafina mavili beyazli caput bez ne bulursan, incik boncuk sac sakal siyah orlondan falan ama o utangac bakislar nasil yapilir onu bilemedim...
Meltem

{n} said...

sevgili meltem... bugun tesadufen buldum sayfanizi... arkadasim Meral bahsetmis sayfasinda (http://www.mrlspage.blogspot.com/) ve yasadiklariniza, cesaretinize inanamadim... Cok ama cok takdir ettim... Birseyler yapmak lazim... gercekten gidip oralari gormek ve hayatlara dokunmak lazim... Bu icinde bulundugum bolluk, yedigim, ictigim bir anda cok ama cok rahatsiz etti beni...
Kucak dolusu Sevgiler...

www.edasuner.com said...
This comment has been removed by a blog administrator.
www.edasuner.com said...

Dünya denen koca topta insan kelimesine yakışır şeyler yapan güzel kadın Meltem. Seni tesadüfen buldum Nünü senden bahsetmişte. Ve gözlerime inanamadım. İşte sen ve senin gibiler olmalı bu evrende iyiki varsın. Seninle yolum kesiştiği için de; ben çok şanslıyım.Bol elektriğin olsun ki; bizler senden uzak kalmayalım. Sevgiler
Eda Suner

mrl's page said...

Meltemcim dediğin kadar varmış Sebato :) Karizmasına diyecek yok gerçektende... Sezon açılınca ingilizcede öğrenir, yada birileri mutlaka öğretmek ister :)

Kavrulan İstanbul'dan sevgiler
~mrl~

ozlem said...

sevgili meltem,
bir kere birakip gitmeyi secmissiniz ya ta oralara... 10 dakika dusunmussunuz ya 11 yerine... birakin takdir etmeyi -kimim ki takdir ediyorum?- size imrendim, yerinizde olmayi cok isterdim inanin cunku benim icin aldigim nefes ne kadar faydali oldugumla dogru orantili giriyor akcigerime...
blogunuzu okudugumda yasadigim mutlulugu size anlatamam... su anda da hala gectigimiz aylardaki postlarinizi okuyorum.
Ben de esim de elimizden geleni yapmaya calismak istiyoruz. Yetimhanedeki kucukler icin, ihtiyaclari olan bir seyler varsa temin etsek... bilemiyorum neler yapabilecegimizi ama bir fundraising baslatsak, herkes uc bes kurus koysa kenara, catisini onartsak o yetimhanenin, kitaplar yollasak mirnavlara...
bu arada komik bir olay anlatmak istiyorum(sanki siz de gulermissiniz gibime geldi):
bundan 2 sene once tvde seyrediyorum: didim'de baris festivali cercevesinde bir hengame onun getirdigi bir suru de gazeteci var! hemen bir koyluye soruyorlar nasil begendin mi festivali diye... 45-50 yaslarinda bir adam. Cevabini unutamiyorum..."Burayi hep Ingilizler doldurdu, nedense sokaktaki itleri seviyorlar, barinak yaptirdilar, dunyanin parasina yiyecek veriyorlar... bizim cocuklarimizi okutmuyorlar sokaktaki itlere para harciyorlar"
sevgiler
ozlem

Asli A. said...

Meltem,
tesadufen blog blogu acar misali gezerken senin sayfana rastladim.. Icim isindi resmen :) Artik yeni bir mudavimin daha var :) Benim de hem tohumlarim afrika'da atilmis hem de afrika'ya gelin gittim diyebilirim :) (yok yok esim turk, ama kinshasa'da yasiyordu o zaman) benim icin de Afrika ayri bir deger tasiyor..
Cesur bir turk kadini gormek beni cok mutlu etti.. Bravo :)

Kucak dolusu sevgiler,
Asli.

yaban eriği said...

süpersin yeni keşfim...yaşama aşkına ve gülen gözlerine bayıldım..ama en çok da kendi sızlanmalarımdan utandım..
kısaca sevdim seni çok..
görmeden tanışmadan...olsun..benim gibi çocuk delisi birini daha buldum ya..artık ölsem kaybetmem seni..şimdilik kalbimle sevgilerimi yolluyorum sana ve ugandaya...ama elbet yapabileceğim başka şeylerde vardır demi ???
düşünüyorum...

Aslı said...

Maili geç aldım, güç olmasın yazayım dedim.

Dediğinde haklısın.

Bir de aşağıdaki karikatürü her okuduğumda gülüyorum, seçim sonrası da bir tane düştü mailboxa, o da çok iyi.

kahvemolasi said...

Sevgili Meltem,

Blogunu esim sayesinde kesfettim ve inanilmaz etkilendim. Boylesine duyarli ve hayat dolu bir insani tanimak son derece keyifli..!

Yasadiklarin ve aktardiklarinla bize oralari yasattigin icin tesekkur ederiz.

Yasadiklarin bir kitap olacak kadar ilgi cekici ve surekliyici...

Ben, esim ve kizim yazacaklarinizi sabirsizlikla bekliyor, size ve dostlariniza esenlikler diliyoruz...

Sevgiyle kalin...

Iyoglu

iyoglu said...

Sevgili Meltem,

Blogunuzu esim sayesinde kesfettim ve mutlu oldum. Yasadiklarinizi keyifle okuyor ve zevk aliyorum.

Medeni cesaretinize ve maceraci kisiliginize hayran kalmamak mumkun degil.

Aktardiklariniz sayesinde adeta oralari yasamis gibi oluyor, keyif aliyorum.

Sayenizde hem seyahat ediyor hem de, bilgi dagarcigimizi genisletiyoruz.

Yer verdiginiz fotograflar da hakikaten cok guzeller...

Daha nice macera ve hayat dolu gunlerinizi bizlerle paylasmaniz dilegiyle...

Sevgiyle kalin...


Iyoglu.blogcu.com