Thursday, July 26, 2007

Duma*


Nairobi dogal parkina gittik, dogal park falan hic umurumda degil bu kez. Cunku iki tane yetim citanin da bulundugu hayvanlar icin yetimhane varmis dogal parkta… Ayagi aksayan tombul himbil ve karizmasindan eser kalmamis aslanlar, annelerinin terk ettigi – belki de olduruldugu- iki yetim cita, 9 aylik, bakicisini gozlerimin onunde oyunla karisik parcalayan dunyalar guzeli bir leopar, hamile ve ilk kez bana sevimli gorunen bir sirtlan ne bilim iste… Yok yok.
Ama dedim ya benim aklim citalarda. Daha once Turkiye`de yasarken taa Tanzanya`ya gitmistim cita gormek icin. Citalari elleyebiliyor muyuz diye hemmencecik cita kafesine gittim. Tak diye iceri aldilar, ama giris parasi vermemize ragmen bi posta daha rusvet vererek… Kafese girer girmez birden etrafimda iki degil de uc cita oldugunu farkettim. Iki yetimi duyduydum da ucuncusu kim yahu? Bir de kosup duruyor kafesin icinde. Diger ikisi sakin ama ucuncusu yeni gelmis. Ne biliym ben sagi solu belli olur mu olmaz mi, tok mu ac mi, kafamiz uyar mi birbirimize de gecinebilir miyiz?
Kafesin kosesindeki citaya dogru bakici beni yonlendirdi ama Duma*- filmini izleyenler bilir –izlemeyenler de izlesin- bir tirlama, gurlama, mirlama sesi yukseliyor ki hayvandan, aklim cikti. Bir de burasi sirk falan degil, yani uyusuturcu vs vermiyorlar hayvana. Sadece insana ne kadar alisik olmasina guvenerek giriyorsun kafese. -Abartmayayim ben de, sanki cangilda karsilastim hayvanla haaa…- Gordugum, elledigim, duydugum guzelligine inanmakta gucluk cekerek oksadim kafasini ama bir yandan da kosturan citaya gozum, aklim takildigi icin korka korka…
Kafesten ciktik. Bir de baktik, hayvanlara koca koca et parcalari veriyorlar biz cikar cikmaz. E bana soyleselerdi bu hayvanlar bugun henuz beslenmedi diye ben girer miydim o kafese???? Leopar yedi nerdeyse bakicisini yan kafeste yahu!!!
-Leoparin kafeste oynadigi, paraladigi bakicisi uzak dogulu bir kadindi. Kil oldum, sinir oldum kadina. Nasil havali bakin nasil ben burda bu dehsetli guzelligin yanindayim der gibi bir tavirlarda… Ya da keske yerinde ben olsaydim diye hasetimden catladigim icin bana oyle geldi. -
*Duma Swahili dilinde cita demek.

11 comments:

{n} said...

Sevgili Meltem,
Orada bir posta kutunuz var mi? Sorsam cok mu curet etmis olurum...
Cevap yazmak zorunda degilsiniz... Anlarim...
Sevgiyle...
Dumalari operim...

Noni said...

Yaşamında cesaret dolu olan yolu tercih ettiğin için seni inanılmaz takdir ediyorum, sevgiyle kal...

Meltem said...
This comment has been removed by the author.
Meltem said...

Merhaba {n},
posta kutum var, curetlik bi durum yok :)
Sana da sekerlerine de sevgiler,
Meltem

www.edasuner.com said...

Duma'yı izlemiştim ve bir belgeselde de insana alışık olmaları heralde dedim tanıyorlarki artık çekim yapanları bu yüzden.Ama şimdi senden okuyunca anladımki insanlara alışıklar. Meltem sen buralara ne zaman gelirsin? Neden soruyorum çünkü benimle röportaj yapmak isteyen bir bey vardı Hürriyet Gazetesinden eğer senin için de uygunsa senin röportaj yapmalarını ileteceğim canımcım.

Meltem said...

Merhaba Eda,
Hurriyet gazetesinde Nisan ayinda roportajim cikti zaten. Bir de Ayse Arman`da cikmistim 2 yil once. Bilmem ki hala ilgilenirler mi?
Tesekkurler ilgine,
Meltem

daimamutfak said...

Perktaki hayvanlar ne hoş.Amöa benim gözüm hiçbirşey görmüyor inanki!!

{n} said...

meltem, cok sevindim yazmana...
posta adresini e-maillersen cok mutlu olacagim...
sevgiyle kal oralarda cesur yurek!...
e-mailim : nilufer@optonline.net

sherlotte holmes said...

yazdıklarını okuyup sana hayran olduğumu söylesem ve bunu yazacak bir yer bulamayıp da çok alakasız bi postun altına yazsam...

ya...
ne demeli...
tanışmıyoruz ama söylemem lazım
"ne güzel biriymiş 'meltem'"

sevgiler...

nilay

sevpehli said...

Sevgili Meltem, iyiki aç olduklarını söylememişler.Yoksa girip de sever miydin? Bak, ben onun başını okşadım diyebiliyorsun şimdi.Hem de onlar açken sevdim diyebilmek ise bambaşka bir kahramanlık ibaresidir...Ben hiçbir zaman öyle börtü böcükten korkan biri olmamışımdır.Oğlumu da öyle yetiştirmeye çalışıyorum...Hatta yılan kelimesi geçtiğinde şöyle diyor. "Anne,yıyan göödüümde, anne-baba dey diyeceğim.Anne baba deyecek, tötü yıyan diyecek.AHmet yıyandan kokmayacak." diyor...Umarım tercüme istemezsin...Ne de olsa sen de benim gibi decoder görevi görüp, o muhteşem canlıların dilini çözmeye çalışıyorsun...Öptüm...Ha bir de benim için bir DUma başını kaşıyabilir misin?

Anonymous said...

Her postunu büyük heycan ile okuyorum inanılmaz harikasın, seni cesaretinden dolayı takdir ediyorum...
sevgiler..
nermin