Wednesday, June 20, 2007

Sutlac`imin ve Lokum`umun yavrulari... Olamadi


Catherine, evimde calisan fotograftaki bayan, kopeklerimi ikiz torunlarinin adi ile seviyor. Hani vardi ya Apiyo ve Acien... Apiyo inatci olani oldugu icin Lokum`a Apiyo, Sutlac da her sevenin pesinden gittigi icin ona Acien diyor. Turkce isimlerini hic kullandigi yok.
Gecen hafta artik kocaman olan kopeklerimin kisirlastirilmasinin vaktinin geldigini bahcenin her tarafini kazip kazip kacmalari, sabahlari veya geceleri sokakta bulmamizla anlamis bulunduk. Bizimkilerin kazdigi yetmiyor gibi ayrica komsunun vahsi erkek kopegi de yan taraftan kazip kazip bizim bahceye girince devamli bahcede bir insaat iscisi onlarin deldigi destigi yerleri tamir eder oldu. Komsunun kopegini zaten sabahlari kor bicakla kesiyorlarmis gibi havladigi yetmezmis gibi bir de bahcede kopeklerimin etrafinda gorunce iyice cildirdim. Veteriner olan bir arkadasi cagirdik, bakti, hamile degiller dedi. Aradan kisa bir zaman gecti, baska bir veterinerle sozlestik. Benim kopekleri aldigim andan itibaren asisini yapan universitede gorevli bir veteriner... Kisirlastirma islemini yapacagi gun ben evde olmama karari aldim, yuregim kaldirmaz diye. Catherine yaninda olacakti.
Ikide bir ariyorum evi, ne oluyor nasil gidiyor diye. Veteriner evde yapiyor cunku ameliyati. Dedim ki universitede yapsan bir ameliyathanede. Ben evlerde yapiyorum dedi. Kabul ettim mecburen.
Ogleden sonra aradim, `ameliyat bitti, yalniz hamileymisler` dedi. Basimdan asagi kaynar sular dokuldu. E niye daha once soylemedin de beni katil yaptin diye icim eridi, gozlerimden yaslar akti. Ev arkadasim Shevy kopeklerimi hic sevmiyor saolsun. Ama o bile eve geldiginde uzuntuden bir saat garajda yanlarinda oturup kizlarimi oksayip baslarinda aglamis.
Veteriner operasyon icin alacagi paradan vazgecemedigi icin hic gozunu bile kirpmadan almis bebekleri, kopeklerimi de kisirlastirmis. Bana hersey bittikten sonra soyluyor...
Sonra dusundum, burda insan hayati ne kadar kiymetli ki gozunu kirpsin kopeklerimin yavrularini alirken diye...
Iki kopek daha alacagim yakinda, bi erkek bi disi. birakacagim yavrulayabildikleri kadar yavrulasinlar...
Cok icime oturdu, cok zoruma gitti...

10 comments:

melike yaşar said...

Çok üzüldüm....Geçmiş olsun.:(

Fatma and Kevin said...

Gerçekten üzücü. Neye üzüldüğümü tam bilemiyorum aslında. Galiba veteriner'in davranışı beni üzen. Daha doğrusu onu öyle davranmaya iten yaşam koşulları. Gözüme gözüme giren acılara karşı nasırlaşmışken, böylesi inceden bir yoksulluk hikayesi sarsıyor işte...
Fatma.

Kültür Mantarı said...

geçmiş olsun

umama said...

kısırlastirma olayini herkes cok savunur hale geldi, televizyonlarda hayvan dernekleri, hayvan sevenler herkes kisirlastirilmali diyor. Nedenini ise soyle acikliyorlar, yavrular telef oluyor, arabalarin altinda eziliyor, bir yandan kendilerine de dokunan kisimlarini soyluyorlar, telef olunca uzuluyoruz, kosturuyoruz , bakamiyoruz falan. yani insan yine kendi tarafindan bakiyor olaya.

tabiki telef olacak yavrulari, o hayvan bunun icin, 4-5-6 tane doguruyor, 1 tane bile yasatabilirse, genlerini devam ettirebilirse yeter.yasaminin amaci bu. vahsi dogada da boyle degil midir. 3 tane dogurur, 1 tanesi yasar.

ben, kendim insan türü olarak başka tür bir canlinin yaninda yasasaydim ve o benim icin boyle planlar yapsaydi ne olurdu diye dusunerek dogru davranisi gelistirebiliriz diye dusunuyorum.

meltem, rahatlatici birseyler yazamadim, yazmakta istemedim aslinda, ama gercekten uzuldum.

Meltem said...

Selam umama,
Kendimiz icin aldigimiz bir onlemi evimizi paylastigimiz bir canli, bir can yoldasi icin de almamiz gerekli diye dusunuyorum.
Insanlar da hic bir onlem olmadan hayatlarina devam etseydi... Etrafimizda henuz cocugu olmayan insanlar, cinsel hayatlari olmadigi icin mi cocuksuz?
Kendim yemek yerken kopeklerimi de besliyorum... Soguksa battaniyeleri ve evleri var benim gibi. Hastalanirlarsa veteriner cagiriyorum kendim doktora gittigim gibi. Ve kendim icin aldigim bu tur onlemleri onlar icin de aliyorum. Yani kendim icin ne yapiyorsam onlar icin de aynisini yapiyorum...Bana sorarsan cok buyuk bi haksizlik yok ortada. Oyleyse ben kendime de haksizlik yapiyorum. -tabii ki bakiyorum besliyorum diye boyle bi sey yapmaya da hakkim var mi orasi tartisilir-
Ama hamile olduklarini bilseydim, kimse dokunamazdi kizlarima. Hic kimse...
Meltem

umama said...
This comment has been removed by the author.
Evin Kedisi said...

Doğru, insanların girdiği her yer onların baskınlığı ile şekilleniyor, doğal ortam doğallığından uzaklaşıp insan eliyle şekillendiridilen bir yere dönüşüyor ama şu da var, hayvanların üremesi " Çocuklarım olsun da bir anneliğin tadına bakayım, nasıl bir duyguymuş" anlamında değil, nesli sürdürmek açısından yapılan, cinsel isteğin gelip, bir o şedilde yine gitmesiyle şekillenen bir dönem.Biz insanlar olaya kendi duygularımızı katıyor, kontrolsüz olarak artan hayvanlara da bakamıyoruz. Köpek, kedi, şu, bu...beslemek ciddi derecede sorumluluk gerektiriyor. Doğanların kaliteli bir hayatı olmayacaksa baştan olaya son verilmesi çok daha mantıklı geliyor bana. Türkiye'deki sokak hayvanları bir türlü düzelmez bu yüzden. Islah etmeyelim, kısırlaştırmayalım, e o zaman al evine bak, e onu da yapmayalım...Hem sorumluluk almayalım ama dokunmayalım da onlar üresin...Bana bunca açlığı, hastalığı ve sorunu yaşayan başıboş hayvanlar da üzüntü veriyor. Yani resmin tek tarafı yok maalesef.

Evin Kedisi said...

Gitti gitti, o kadar yazdığım yorum gittiiiii! Kısaca demiştim ki insanın girdiği heryerde, insanın lehine olanın baskınlığı ve doğayı değiştime durumları sayesinde hayvan ve bitki dünyası maalesef ki değiştirilen kapsamına giriyor. Ta ki dünya homurdanıp silkelenene kadar. Ama nasıl insanlar çocuk yaparken bakabilecekler mi, iyi hayat verebilecekleri mi bunları hesaplıyorlarsa çevremizdeki hayvanların da buna dahil olması, kaliteli bir hayat sürmeleri eğer bu gerçekleştirilemiyorsa da sürünerek ölmeleri yerine ıslah edilmeleri taraftarıyım. Dünyanın hiç bir Avrupa ülkesinde sokak köpekleriyle karşılaşılmaz, kimse hayvanlara dışarda başıboş olduğu için işkence yapmaz ama bu adamlar bunu kontrol altına alabildikleri için yapabiliyorlar. Bizdeyse kendi duygusal yüklemelerimizin hayvan dünyasına transferi yüzünden anneliğin istenerek ve gelecek planları yapılarak planlandığı falan filan karıştırmaları yaşanıyor. Hayatımızın sonuna kadar sorumluluğunu alamayacağımız hiç bir şeye de bakmamalı, buna gönüllü de olmamalıyız bence. Arkada kalanı sizden sonra nasıl bir hayat bekliyor? Bir laf vardır hani, "Köpekler doğumgünleri ve kutlamalar için değil, bir ömür içindir" ki bu, bütün baktığımız varlıklar, canlılar için geçerli.

balanne melike said...

Arkadaşlar dünyanın üzerinde sadece insanların yaşam hakkı tabi ki yok. Tüm evren varolan tüm canlılarıyla anlamlı değilmi zaten...
Türkiyede, Güneydoğuda, Doğuda insanlarda aynen diğer canlılar gibi(bu aslında çok trajik) soylarının devamı için durmadan ürüyorlar..
Bu çocuklardan kız olanları eğer bir sakatlıkları yoksa ve birazda şansa güzellerse çocukluktan çıkamadan evlendiriliyorlar..
Bu böyle devam ederken muhtemel 4 ayaklı dünya ortaklarımız malesef en az bu çocuklar gibi acı çekmekte..
Yani şu dünyayı bir sallasak(vallahi mecaz diyorum)hiçbirşekilde kalbine merhamet giremeyenleri elesek fena mı olur?

Aybige-Kedi Defteri said...

Geçmiş olsun kuzucuklara.
2 yıl gecikmeli de olsa...