Tuesday, June 05, 2007

Hic kimse olmak



Madeliene kacirilmis... Yazik, cok uzuldum... Dunya uzuldu, chain emailler, tanidik tanimadik herkesin seferber olmasi cok cok duygulandirici...


Peki ya Pisket -fotograftaki prenses bakisli kiz- kacirilsa kimin ruhu duyar????
Aboke`de bir gecede okulun tum kizlarinin, 139unun birden kacirilmasini kac kisi duydu?
Gecen hafta LRA yine kuzeyde 12 cocuk kacirdi. Kim duydu???
Gecen hafta 30 kisi acliktan oldu burda... Kim duydu???
Hic kimse...

11 comments:

umama said...

meltem, uzun zamandır küba'da ki çocuklarla ilgili birşeyler yazayım diyordum. senin yazın ve küba dostluk derneğinin yayınladığı yazı aynı güne rastlayınca... dünyadan koşarak çıkmak, uzaklaşmak mümkün mü acaba?

Selen'den secmeler said...

Bende katiliyorum sana.aile birazicik guclu oldugu icin tum dunyayi salladilar ama ya digerleri?Kim bakacak onlar icin etrafa kim taniyazak onlari??

tonton said...

sevgili meltem, o kadar üzülüyorum ki oradaki çocuklara, ne kadar dünyadan bihabermişim.yazılarını okudukça hiç bilmediğim dünyayı görüyorum, yüreğine, eline , kalemine sağlık.keşke buradan yapabileceğim birşeyler olsa?
sevgilerimle

Sevgi Küçük said...

sadece onlar mı? kim bilir daha neler olup bitiyor ama bizim haberimiz olmuyor. neden? çünkü birileri bunun haber değeri olduğunu düşünmüyor, önemli görmüyor.
Tanrım, nasıl bir insalıktır bu? Hotel Rwanda' yı izlerken ne kadar sarsıldıysam az önce yazınızı okurken de o kadar sarsıldım. Korkunç bir şey. Gerçekten "dünyadan koşarak çıkmak" istedim bende.

balanne melike yaşar said...

Çok üzgünüm, buna diyecek birşey bulamıyorum. Tühh bize, Tühh gözleri olupta sadece bencilliğini görenlere......

BALDAN TATLI said...

Doğru kim duydu, yada kimler duyabilecek. Ülke sağlamsa her yer yerinden sallanıyor. Duyulmayan birde bizim şehitlerimiz. Her gün doğuda ölen şehitlerimiz.

Çiğdem said...

Ya azcık ters gelecek belki ama İngiliz, Fransız, Türk, ABD' li, Uganda' lı, Eskimo ya da her neyse bir annenin yüreği farklı yanmıyor ki evladını kaybedince.

Uganda' da doğmuş olmak suç değil, ABD' li doğmak da değil ama bu açıdan bakınca.

Irak' ta işgalciler evet, ama orada öldürülen Amerikan askerinin suçu değil ki bu. Annesi "oh olsun bize müstehakkız" diye ağlamamazlık edemez ki evladına.

Yani çok uzattım ama demem o ki kaybolan evlatsa dünya durur. Gerisi insanın kendi cesedini sürüklemesidir ölüp kurtulana kadar.

Pardon

mirdifderya said...

Arada fark var ama: biri afrikali digeri avrupali..:(

bu ayni dun yazdigim kanuya benziyor: paris hilton'nun hapis gunlugunu hergun gosterip, Daffur'da olenler, yada irakta gunde 50 ile 60 kisinin olumunu, yada Lublan ve filistindeki olanlari gostermemek gibi birsey.. yada Kutuplarda koca Fransa kadar buzullar eriyor biz hala Paris Hilton'nu yada Britner Spiers'in kafa kazimasini konusuyoruz.. aradaki fark nedir: biri avrupali/amerikali zengin beyaz digeri orta dogu,afrikada oluyor kime nacet?:(

B5 said...

Ne yazikki bu fark yasaniyor. Annelerin hissettigi ayni aci elbet, bunu kimse degistiremez. Ama ayrimcilik inanilmaz olcude...
Haberleri izleyin yeter...
Bir iki ulke var basi ceken, haberler de o yonde devam...

!!Kabul edilir gibi degil o cocuklarin basina gelen!!!!

Biz tek tek kalkip gidiyoruz Afrika ya yardima diye Avrupa'dan, kimimiz ogretmenlik yapiyor, kimi gezip doneyim derken kaliyor, kimi buradan para yolluyor. Kimimiz cocuk evlat edinmeye calisiyoruz. Bireysel denecek kadar ufak organizasyonlar..
Ama yardim cok daha buyuk olmali. Daha fazlasi yapilmali..
Ve sadece Afrika da degil...

Evin Kedisi said...

Merhaba Meltem;

Bloğuna bir diğer blogtan ( İngiltere'den mektuplar ) bakarak öylesine, gezinirken uğradım. Bu küçük kızın resmi buradaki okulda da asılı...Anlattıklarından ve hepimizin kendi hayatlarını yaşarken, nasıl da senin gittiğin yerdeki insanları görmezden geldiğimizden bahsettim herkese...Bu ne acı bir şanstır ya. Okuduklarımın etkisi günler sürdü. Kendi bloğuma da taşıdım senin konunu. Ne olacaksa? Bilmiyorum, yalnızca içimden yazmak geldi. Aslında hepimiz yaşadığımız hayatları görebiliyoruz, hayvanlardan ne farkımız var bu anlamda pek anlamış değilim. Ama bu böyle işte. Eski yazılara bakıyor musun bilmiyorum ama bu fotoğrafları gördüğüm an durup yazmak istedim. Yazılarını bir belgesel gibi takip ediyor, dünyanın heryerindeki farklı kültürlerde yaşayan Türkleri büyük bir merak ve gururla izliyorum. Tebrikler...

hasan said...

meltem hanım bende ethiopia da tarımsal sulama projesi aldım ama biraz ürkütücü geliyor fakat sizin yazılarınızı okuduktan sonra cesaretim arttı
yüksek kapasite tarımsal sulama pompaları imal ediyoruz.
hasan akçay
istanbul
bahamak@hotmail.com