Wednesday, May 16, 2007

Aman bi yanlis anlama olmasin...

Sanki benim burda ne yaptigima dair bir yanlis anlama var gibi...
Uzerime bir gomlek buyuk gelen yorumlar aliyorum gibi...
Haketmiyorum bu `yuru bee, yasa, helal olsun`lari gibi...
Bi aciklama yapayim da ondan sonra yine helal olsun diyecekseniz, deyin :-)
Ama bu yaziyi okuduktan sonra `amaaannn, ben yanlis anlamisim da ondan abartmisim` derseniz de kusura bakmayin...

Ben su an Uganda`nin en buyuk ihracat firmasinda calisiyorum.


Daha once bir `surdurulebilir turizm` projesinde yatirimci olarak yer aldim. Yani burdaki turizm gelirinin sadece sermaye sahibi beyazlara gitmemesi icin yerli halkla bazi projelere giristik: Mesela Fort Portal`da bir eko walk projesi gerceklestirdik ki turistlere sadece sempanzeleri gosterip pahali yerlerde konaklatip memleketlerine geri gondermekle kalmayip onlari yerel okullardaki ogrencilerle tanistirdik, herbalistler nasil otlardan ilac yapar, kilden ve sazdan yapma `Afrika buzdolabi` nedir, Afrika parfumleri nasil yapilir, o kipkirmizi tuglalar burda nasil ve neden tek tek elde uretilir, elektrik yayginliginin sadece %15 oldugu (onda da bir gun var, bir gun yok :( ) bu ulkede zifir karanlikta bu halk evlerinin yolunu nasil bulur, evleri nasil, yemeklerini nasil yaparlar... bunlari hepsini gostermeye calistik. O kucucuk topraktan yapma kulubelerde konaklattirdik - zorla degil tabii ki, isteyenlere-, beraber yemek yaptirdik, kahve topladik, sepet yaptik beraber muz yapragindan... Uzaktan uzaktan para yardimi etmekle is bitmez deyip yetimhanede kaldik, cocuklarin yaninda.


Bir leopar projesine sponsor olduk. Burdaki dogal parka inek surulerini sokan koylulerden leoparlari korumak icin leoparlari gonderdigi radyo dalgalari ile parkin merkezine cagiran leopar adam Konstantin`le beraber.


Soyu tukenmek uzere olan, yasadiklari heryerde azinlik olup ormanlarindan atilan Pigmelerin cektikleri acilari antropologlari ile beraber tanitalim dedik.


Ne bileyim iste, taaa nerelerden buralara gelip de sadece luks konaklama yapip gorilleri, sempanzeleri trekking yapip gorup Afrika gercegine dokunmadan gitmesin kimse dedik.


Pratige geldigimde ise basima gelenler pismis tavugun basina gelmemistir: Leopar projesini daha `kuvvetli` birisinin akrabasi calmis, yetimhaneye gelen parayi birisi alikoymus vs vs vs. Gercekten basima gelenleri burda anlatmayayim, buna ragmen burda inadina kalmaya devam ettigim icin deli dersiniz. -yani hala azcik akilli oldugumu dusuneniz varsa, o kesimi de kaybederim-


Bu tur islerden elimi etegimi cekip su an calistigim firmada calismaya basladim. Ticari bir kurulus neticede calistigim yer.


Ama 25 cocuklu Kin Initiative yetimhanesini birakamadim. Birakamiyorum da... Ilk kez `Turistleri size destek olmalari icin getirebilir miyim?` diye gittigim baskent Kampala`nin unutulmus bir kosesinde camur icindeki sirasiz, masasiz, yagmur sizan catili, duvarsiz siniflarinda -bazilari hava guzel oldugunda agac altinda ders yapiyorlar sarkili turkulu- ders yaparken gordugum cocuklari hic birakamadim. Birakamiyacagim da herhalde...Kim birakabilir ki yasadiklari herseye ragmen su ici gulen su gozleri...


8 comments:

Köşenin Delisi said...

Her şey için "helal olsun size" demeye devam etmeyi seçiyorum ben. :) Ne güzel şeyler yapmışsınız, yapıyorsunuz. Siz buralara özlem duyuyorsunuz, bizse zaman zaman siz uzaktakilere. İnsanoğlunu memnun etmek mümkün değil galiba. :)

gezicini said...

Meltemcim,
neyi nasıl istiyorsan öyle yap, hayat senin. hep gönlünce olsun..
sevgiler
görkem

balanne melike yaşar said...

Ben kara AFRİKA'yı gülmezseniz eğer önce Wilbur Smith' den tanıdım.O bana çölü, zuluları, pigmeleri, rodezyayı, ümit burnunu vs. anlattı ve sevdirdi.
Şimdi sen varsın meltem,sana hayalgücü ile beyni çalışan biriymş gibi gözükebilirim ve öyleyim aslında...
En azından kızlarım büyüyene kadar oraya gelme imkanım yok, ama sen izle ve bize aktar. Bu burada özlemediklerinden daha kıymetli benim içinde. smimiyetle BAYATE
balanne.com melike

korhan said...

bir idal uğruna dünyanın heryerine okul açan insanlar var. belki orada da var.
oarada bir öğretmenim desen. bu ideal uğruna ölsen şaşırmam. ufacık bir soru bile sormam.

bir film seyrettin ve film kahramanının yaşantısına özenip afrikaya turisti geziye gittin. grilleri görmek için.

ve orada bir iş teklifi aldın arkadaş buldun ve kaldın.
gorillerden çok insanlarla ilgilendin ve ilgileniyorsun hala.

bir de kitap okumdum hayatım değişti demişsin. o kitap hakkında bilgiye rastlamadım ,merak ettim.

türkiyeden seni iten şey neydi?
afrikadan seni çeken şey neydi?
orada seni tutan şey ne?
bir boşluk yaşıyordun burada hayatın anlamını orda mı buldun?
ideallerin ise bu maceraya iten,
bütün olumsuzlıklara rağmen seni orda tutabilen büyük idealin ne?

aşk mı? para mı? sosyal statü mü? hepsi mi?

yoksa herşey bir tarafa, asıl sebep Allah rızası mı?

neden?

pigmelerle.dans.eden said...

Havasini -tum yil bahar-
Insanini -saflik had safhada-
Hayvanini -fil, aslan, goril, sempanze, leopar daha ne istersen-
Dogasini -yemyesil-
seviyorum.

Burda ask, para ve sosyal statu yok, onu seviyorum.
Cok calismak diye bi sey yok, onu seviyorum.
Insanlarla egitim veya yas ayrimi yapmaksizin arkadaslik yapiliyor, onu seviyorum.
kimse `niye herseyi birakip buraya geldin? ask mi, para mi, sosyal statu mu, allah rizasi mi?` diye sormuyor, , onu seviyorum ;-p
Cunku bir kez gelenin bir daha neden geldigini kendilerinden biliyorlar...

Kitap konusuna gelince bir kitap yok aslinda, bir cok kitap var...

Anonymous said...

Yüreğine sağlık..:)
Herşeyin bir tek sebebi var bana göre..

Özgürlüğünü olabildiğince özgür bırakmayı başarabilmiş özgür bir ruhsun sen!
Hülya-Istanbul

berna said...

meltem senin olayını amcam(zeki zerenoğlu)ilk anlattığında benim rüyamı çalmış dedim gerçi ben de türkiye de senin yaptıklarına benzer işlerle uğraşıyorum çünkü biliyorum ki dünya o çocukların gözlerinde ve gülüşlerinde saklı...umarım ki tesadüflerin sana verdiği cesaret-in- okuyanlara yol olur hayal edip ah vah dediğimiz şeyleri yapma gücünü bulmak adına...çünkü adım atması gereken çookk daha fazla insan olduğuna inanıyorum onları da bu dünyaya bekliyorum birşeyleri bizlerin gözlerinden görmeleri için..

ramazan said...

benim takıntım da yeniden çocuklar.harika bunlar.gülen çocuklar.yıllar yılı afrikadan kötürüm çocuk fotoğrafları göre göre içimiz karardı.karamsarlığa kapıldık.ne zaman buralardan da biraz gülen,sağlıklı çocuk fotoğrafları göreceğiz diye.
işte o faotağrafları sizin blogda görüyorum ya.hiç ayrılmak istemiyorum.yeniden teşekkürler.