Monday, April 23, 2007

Karamojonglarrrrrr!!!!




Gecen yil Sipi Selalerini gormek uzere 3 arkadasimla ciktik yola. Selaleler guzel, etraf siir gibi vs vs ama donerken bir de Pian Upe diye bir dogal park var ki henuz giden bir kisiye bile rastlamadim, oraya saptik. Dedik ki 50 km yol, ugrayiverelim…
Yol o kadar kotu cikti ki saatte 30 km hizla gidebildigimizde seviniyoruz… Park mudurlugune ulastik ama ulasana kadar tek bir hayvan bile goremedik. Bi tane sekreter kusu vardi o kadar.

Park mudurlugundeki gorevliler hayvanlarin Kenya`ya gectigini, orasinin su an daha yesillik oldugunu soyledi. Manzara felaket guzel, sonsuz bir bosluk Kenya`ya kadar uzaniyor ama bos uzaniyor. Arkadaslarimin keyfi kacti. Ben park gorevlilerin kilden ve cali cirpidan yapma lojman(!)larina gittim, coluk cocuk vardir simdi bunlarda bi suru, oynarim diye. Kadinlarla konusup cocuklari ile oynarken dedim ki: `Arkadaslarim hayvan gormek istiyordu ama ben insan gormeyi daha cok seviyorum.` Kadinlardan cok hamile bi tanesi dedi ki: `4 km otede ilk Karamajong koyu var, gitmek ister misin?`

Karamojong!!!!!!!!!!!! Masai soyundan gelme, Ugandalilarin cogunun tersine uzun boylu, erkeklerin cogunun omuzunda AK47 olan adam fotograflari geldi gozumun onune. Uganda`nin Kuzeyi guvenli olmadigi icin hic Karamojong gorememistim daha once.
Kimse onlari gormeye gitmiyor, onlar kimseyi gormeye gelmiyor. Ama bir efsanevi Karamojong savascisi soylentileri var ama… Kimse dogru duzgun bilmiyor.
Degisik Karamojong gruplari arasinda da sigir meselesi yuzunden devamli catisma oldugu icin korkuluyor da gitmeye gormeye.

Nedir bu sigir meselesi derseniz; Her Karamojong dunyadaki sigirlarin tamaminin kendisine ait oldugunu dusunurse ne olur? Sonu gelmeyen bir sigir meydan muharebeleri serisi… Nerde sigir gorse `aha benim sigir` deyip de evine goturmeye kalkinca tabii ki karsisindaki de ayni seye inaniyor, olan sigirlara oluyor. Bu gun bir kabiledeler, ertesi gun diger kabile gelip calmis (ya da almis), boyle devam edip gidiyor bu is. Ama erkekleri silahli oldugu icin mertlik bozuluyor tabii ki.

Bir de ne kadar dogru bilemiyorum ama bolgeden gecen arabalari da durdurup sadece lastiklerini calip 4ceker terlik yapmakta kullandiklarini da duydum.
Cok hamile olan kadina dedim ki: `Guvenli mi? Arabanin lastikleri gitmesin.` `Hayir` dedi. Bu koy medeniyete en yakin koy oldugundan daha sakin bir yermis.
Hemen arkadaslari topladim, bir tane de rancer aldik yanimiza, ver elini Karamojong koyu.

Koye daha girerken sigir basinda bekleyen silahli erkekler gormeye basladik. Bir nehir basinda sigirlar ve bir iki cocuk gorunce durduk. Ben nehire dogru gidince ne goreyim! Iki tane Karamojong savascisi cirilciplak derede yikaniyor. Ben simdi ozel hayatlarina girdik aman ne ayip derken savascilar ayaga kalkip el salladilar. Hic rahatsizlik belirtisi yok. Cocuklarla konusmaya calisirken ayak parmaklari dikkatimi cekti. Eksik hep. Megersem o bolgedeki derede bir salyangoz cinsi mi ne varmis, ayak tirnaklari dibinden girip parmaklari kangren yapip dusuruyormus. Yani ben bu kadarini ve boyle anladim.
Sonra koye girdik. Arabadan iner inmez etrafimiza toplanan insan sayisini anlatamam. Onlar bize bakiyor, biz onlara. Bi tane omuzunda sali olan bir Karamojong bize yaklasti, silahi var mi diye baktim, yok elinde bi sopa var. Konusmaya basladik ama savasci iki metre rahat var, ben anlattiklarimi gobegine anlatabilyorum ancak.

Arkadaslarim araziye dagildi, boylede adam basi basimiza toplanan adam sayisi da dagilinca biraz ferahladim. Ben bu eli belinde beni dinleyen, yarim yamalak anlatan savasci ile guzel guzel konusurken bir ruzgar esti, abimizin sali havalandi, uctu!!! Adam ciplak! Umurunda bile degil! Ben birdenbire kacip gitmemek icin `ya benim arkadaslarim nerde?` diye etrafa bakinmak ve de gunes gozlugumu gozume ruzgardan toz girdi bahanesi ile takmak zorunda kaldim! Abi ruzgarda ucan salini hic duzeltmeden oylecene bana anlatmaya devam ediyor!!! Seytan dedi ki bu arkadasla bi fotograf cektir, anne bak arkadaslarla bizim mahallede fotografimiz diye de anneye gonder! Yok yok, annemde kalp var, pil var, ikisi de dayanmaz…

Cali dallarindan yapma bir baraka gibi bir yerde baktim, insanlar toplanmis oturuyor, hemen oraya dogru uzadim. Yasli bir kadinin yanindaki cocugu kaldirip kucagima alip oturdum. Ortada camurlu sut gibi bi sey kayniyor, ordan teneke kutulara doldurup doldurup iciyorlar. Bir de baktim, teneke kutulardan biri bana dogru geliyor… Gercekten cok igrenc sey yedim ictim orda burda kimseyi kirmamak icin ama boylesini gormedim daha once. Bir de kesif alkol kokusu yukseliyor o kaynayan acaip seyden. Yerel ickileriymis. Tam tenekeden herkes icip de sira bana gelmeye yakinken tam karsimda oturan yasli baska bir kadina dogru sicrayip `habari mama?`-nasilsin annecim- bildigim tum hosbes nasilsin iyi misin laflari ile sirami savdim.

Dijital fotograf cekip de gosterince ustumu basimi cekistirerek fotografa bakmak istediklerinden basimda bayagi bi insan birikince, e halkin alkol seviyesi de yukselince, azcik tirsip vedalasip ciktik yola…
Kuzeyde is yapan bir arkadasim anlatti sonra. Bir is icin Karamojo`ya gittiginde koyun muhtari mi nedir bir ileri geleni gorusmeye gelmis kendisi ile. Ceketli, kravatli bir Karamojong cikmis karsinina, ama uzerinde baska hic bir sey yok! Sadece ceket ve kravat!!!

2 comments:

Cano said...

Cok keyifle bir solukta okudum, komik su Karamojonglar, o AK47 leri de tasimasalar :) Sana da guldum, habari mama deyip kacisina, annene resim yollama niyetine, gozluklerini takma telasina... :))

Afrika yerlisi denince aklima Karamojonglar gelir artik, sempatim olustu ;) versinler sigirlarini da yazik ama :)))

melike yaşar said...

İşte kanlı elmasların parasının,yada zengin bir arabın(yalnış anlaşılmasın,yok araplara bir kastım,sadece onlara satıldığını duymuştum) kamasını süsleyecek gergedan boynuzunun parasının nereye gittiğinin delili bu AK47'ler.Yazık hakikaten sığırlarını çocukları gibi seven Afrikalıların en büyük zaafı bu hayvanlar olsa gerek.balanne.com