Friday, January 12, 2007

Yetimhanede senlik var!!!




Her biri bir tarafimdan cekistiriyor. Kimisi arabayi inceliyor, cunku bu cocuklarin bazilari gecen yil ilk kez yeni yilda onlari hayvanat bahcesine goturdugumde arabaya bindiler. Midesi bulananlar, kusanlar, saskin saskin araba kadranini inceleyenler mi istersiniz her sey vardi o gezide.

Hadi dedim icinizden bir kisi araba kullanacak, ama kim??? Frank atladi, ben ben diye. E siz de arkaya binin o zaman dememle birlikte benim Toyota Carib arabada 14-15 kisi olduk. Frank benim kucagimda, ben kullaniyorum aslinda ama arabanin her hareketinde feryat figan arabanin icinde kulaklarim sagir oluyor...

Sonra yemek odalarina –salon gibi bi yer- gittik. Biraz sohbet, Songul, Bilent ve Debra ile tanistirma fasli derken calip oynamaya, dansetmeye, sarkilar soylemeye basladik. Mutfakta envai cesit yemekler pisiyor bu arada. Benim en sevdigim yemek muz yapragina sarili pisirilen mantarli yer fistigi sosu... Onu matoke –yemeklik muz puresi- uzerine boca edip yemeyi cok seviyorum.

Yemek hazirliklari bitti. Cocuklar en onde bize yer birakacak sekilde boy sirasina girdiler. Aman allahim, ne yemekler... Genelde karbonhidrat agirlikli ama et de var ya cocuklar yerlerinde duramiyorlar. Catal kasik bizim sayimiza gore koyulmus, cocuklar elleri ile yiyorlar.

Felaket buyuk bir porsiyon yemek yedikten sonra Ben`e cocuklari salondan uzaklastirmasini, boylece ayakkabilari onlara gostermeden getirip supriz yapmak istedigimizi soyledik. Ayakkabilari masalari uzerine dizdik. Hepsinin uzerinde bir cocugun ismi yazili. Sonra salona gelmelerini soyledigimde ayakkabilari gordukleri andaki yuzlerini anlatmaya kelimeler yetmez. Cogunun ayagi yalin veya sadece parmak arasi bi terlik o camur icindeki koyde okullarina gidip geliyorlar. Biz de teker teker cagirip ayakkabilari vermeye basladigimizda gozlerindeki pirilti, ayakkabilara ve bize bakislari hala aklimda!

Kimi poz veriyor beni ayakkabimla ceksene diye. En kucukleri Arnold ayagina giymeye calisiyor, Frank yere koymaya kiyamiyor, ellerine giymis, Kenneth ile Pros ayakkabilarini karsilastiriyorlar... Artik kimsenin ayakkabisindan baska bir seye aldirdigi yok ya biz de yavastan yola cikip gidelim dedik. Cocuklar benden Christmas`ta da gelecegim sozunu almadan birakmadilar.

6 comments:

Anonymous said...

aaah ah!!
bir dakika kimsiniz siz?
Ne guzel bir cift!

Bu yaptiklariniz benim hayalimdi : ) hala da öyle..

Daha tumunu okumadan heyecanlandim!
Okumadan da sizi link olarak ekleyebilir miyim diyorum..

Hemen tekrar gelecegim!

Gorillas in the mist said...

Selam b5,
o cift benim misafirlerimdi Uganda`da. Ben tekim :)
Meltem

Anonymous said...

Gördüüüm!!

Oyle heyecanlanmistim ki sizin guzel fotograflarinizi goremedim!

Ne is yapiyorsunuz anlamadim, ama AFRIKA´DA -Turistik yerlerin disinda- birilerini gormek beni cok cok mutlu etti!!

Ben karma ailem nedeni ile kör gözlü beton Avrupa´dayim.

Eltim ise su an ayni sizin bulundugunuz gibi bir yetimhane de, ama Nepal´de, gelecekteki yegenimle ilgili islemleri yapiyorlar. Miniklere goturebildikleri kadar hediye tasidilar. Kumsal kum tanesi, ama yine de birsey..

Tebrikler cesaretiniz icin : )

B5 said...

pardon, üstteki anonim degil, yine ben..
B5

T.M said...

Hangi adrese mail atmam gerek acaba bu yardim isi icin??

mrl's page said...

merhaba,
b5 ın komşusuyum bende...

dün akşam bizim saatimizle kulaklarınız çınladımı, annem ve babama anlatıyordum yetimhanedeki çocukların ayakkabı mutluluğunu..
nasıl olduda oralara gidip bide yerleştiniz...nasıl bir cesaret, çok özendim walla,işte hayat bu dedim...

afrika papağanı Emma nasıl :)oğluda çok şeker, bayıldım yazdığı mektuba...
dün arşivi karıştırıcak zaman buldumda :)

mrl