Friday, January 12, 2007

Ayagimizin tozu ile Turklerle tanisma fasli

Akşam güzelce bi saatte Kampala”ya geldik. Duş vs vs derken ben Can’ı aradım, nerdesiniz naaparsınız, biz geldik diye. Can Fat Boys diye bi yerde benim patronla bilardo oynadıklarını söyledi. Türkler İzlandalılara karşı!
Songül ve Bilent’i burdaki Türk arkadaşlarımla tanıştırmak için hazırlanıp çıktık. Bi baktım, bizim Türkler toparlanmış , patronum Kristjan ve yine bizim şirketten Justin’le bilardo oynuyorlar. Aman patrona yamuk olmasın diye bizimkiler tam topa vururken kazara çarğıyorum, açıkça ittiriyorum...Eko –Ekrem- var bi tane ki kendisi çok film bi arkadaşımızdır. Bi tane zenci kıza laf anlatıp duruyor. Merak ediyorum ne anlatır diye, çünkü Eko İngilizce bilmez J

Kız birazdan yanıma gelip “Excuse me, but what does naaber bilader mean?” demez mi???? Songül, Bilent ve ben kopuyoruz gülmekten. Eko almış kızı karşısına, “Naaber bilader?” deyip dururmuş bi saattir!

Fat Boys”un mutfağı kapanır kapanmaz ben acıktım L Sabaha kadar açık olan meşhur Al’s Bar’a gitmeye karar verdik. Süper müzik, bilardo, sabaha kadar yemek ve barda, orda burda her yerde beyaz bi erkek gelse de üstüne atlasak, kapanınelinde kalsa ablaların dolu olduğu bi yer Al’s Bar.

Oğuz, Eko, Can, Songül, Bilent, ben gittik. Bi ara garip bişeyler çalmaya başladı. Ulen bu nedir demeye kalmadan Oğuz kafasını DJ kabininden çıkarıp ‘Nasıl ama?’ dedi. Çakkıdı çalıyor! Dj’e bi güzel bahşiş bir de CD vermiş, Al’s Bar’da Türk gecesi! Ablalar, abiler Çakkıdı Çukkudu kıvırıyorlar bizimle beraber!

Ertesi gün Songülle Bilentin tanışma ve evlilik yıldönümleri... Yarın benim işe gitmem lazım. Döndük evimize sabaha karşı ve yattık uyuduk yorgun, keyifli...

No comments: