Wednesday, December 13, 2006

Kampala yollari dar, bana bakma benim yarim var :)



undefined

O kadar keyifli bir geri dönüştü ki o dönüş! Yol boyunca Bilent’in elinde bi pet şişe, darbuka yerine kullandığı, aklımıza gelen her türlü şarkıyı söyleye söyleye boğazımız patlayıncaya kadar şarkı söyledik! Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur –ki ustası Bilent’tir- her şeyi söyleyerek yola devam ettik. Esther’in de Türkçe reperturarı acaip zengin, hep beraber nasıl bağırmak anlatılmaz. Amoscağız da keyif alıyormuş gibi, müzikal filmlerde arka planda durup mutlu adamı oynayanlar kafayı sallayıp gülümsüyor ama “Kafayı yemiş len bunlar, başımı beynimi de yediler” diyordur kesin.

Dönerken Mbarara”yı geçtikten sonra Esther yoldan balık alalım diye tuttrurunca yol kenarındaki tilapia (bu balığın adının Türkçesini bilmiyorum) pazarlıkları başladı.Neyse şöyle güzel, iki tane tilapiayı alıp arabamızın önüne bağladık. Niye mi? Yol boyunca arabada kokmaması ve uzun yolda isek de bozulmaması için Ugandalıların bulduğu bi garip balık taşıma şekli de ondan.

Arabamızın Core Diplomat yazısının da tam üstüne gelecek şekilde bağladık onları ki az rezil olalım. Ama bir Muzungunun arabasının önüne bağlı balık taşıdığı pek görülmüş bi şey olmadığından Ugandalılar yol boyunca bayağı bi dalga geçti bizimle.

Ugandalı Ümit Karan’ı da bu dönüş yolunda gördük!

1 comment:

Anonymous said...

Tatli su cipurasi saniyorum baliginin adi :)