Wednesday, May 24, 2006

ÖLDÜREN DİYALOGLAR 3 – RESTORAN MACERASI

Bir arkadaşımla pis mi pis mahalle restoranına gittik, ikimizin de ölü hayvan yemekle arası yok. Restoran sahibi, ahçı, garson hepsi bi yerde uyuyor. Uyandırdık arkadaşları, açız dedik. Diyalog şöyle gelişti:
Biz: Ne yemek var?
Restoran sahibi: Domuz kaburgası
Biz: Vejeteryanız, başka ne var?
Restoran sahibi: Kaç parça olsun?
Biz: Ne kaç parça olsun?
Restoran sahibi: Domuz kaburgası
Biz: Et yemiyoruz. Pilav fasülye falan var mı?
Restoran sahibi: Domuz kaburgası var.
Biz: Pilav, fasülye, kasawa (bir bitkinin patatese benzeyen kökü) var mı?
Restoran sahibi: (Düşünüp taşınıp) Var
Biz: Getir o zaman. Açız.
Restoran sahibi: 4000 şiling
Pahalı haaa…Ama anlamadık niye pahalı olduğunu. Normalde 2000 şiling falan eder. Bizim parayla 1.5 YTL.
Biz: Getir, yiyelim, ondan sonra öderiz.
Restoran sahibi: Getiremem ödemezseniz.
Biz: Nasıl yani?
Restoran sahibi: Parayı verin.
Biz: Yaw niye verelim? Daha yemedik ki…
Restoran sahibi: Ben fasülye, pilav falan yapmıyorum. Domuz kaburgası var.
İçimden “al sen o damuz kaburgalarını…” diye başlayan bi cümle sallamak geçiyor ama… Ya sabır!
Biz: E ne parası istiyorsun o zaman?
Restoran sahibi: Para verirseniz, gidip şu restorandan fasülye, pilav satın alıp size getireceğim.
Aha çıkardı işte dilinin altındaki fasülyeyi…
Biz: Sen dur biz gideriz o restorana… Sen de kış uykuna devam et.
Restoran sahibi: ??????
E bilmezsin kış uykusu nedir… Kıştan haberin mi var senin ekvatorda, her mevsimin uykucusu???

1 comment:

ampaola said...

diyaloglar oldurucu oldugu kadar sasirtici. blogunuzda afrikayı kesfediyormus gibi oluyor insan..