Wednesday, May 24, 2006

ÖLDÜREN DIYALOGLAR 2: DOLMUŞ (MATATU) MACERASI

Dolmuş şöförüne soruyorum (Henüz Fort Portal’dayız, Kampala’ya doğru yola çıkacağız)
-Fort Portal – Kampala kaç para?
-12 000 şiling
Hadi bakalım hayırlısı olsun. 30000 besmele çekerek yola çıkıyoruz. Matatuda tavuk var, insan var, birisi döşeğini rulo yapmış almış yanına, o var, birisi tabağını çanağını toplamış, Okay Temiz gibi tangır tungur tıngır mıngır gidiyoruz. En arkada oturuyorum ama 5 kat olmuş bir şekildeyim. Koltukların arasında bacak mesafesinden eser yok. Öndeki kucağımda oturuyor sanki. Önümdeki koltuk açılır kapanır. Her açılıp kapandığımda diz kapağıma çekiçle vuruyorlar sanki. – abarttım galiba ama olsun, böylesi daha maceraperest ;) -
Yolu yarılayınca bir daha soruyorum:
- Kampala kaç para?
- 13 000 şiling.
Sanki yaklaşmıyor da uzaklaşıyoruz Kampala’dan da fiyat artıyor. Ya sabır!
Matatunun tekerlekleri yere değmiyor, sanki asfalt üzerinde uçuyoruz mübarek!

Kampala’ya vardık. Ben daha parayı vermedim. Bu arada yanımda oturan kızcağız kustu arabaya, herkes gülmekten yerlere yattı. Yaw kız iç organlarını döktü matatunun zeminine, beti benzi rengi attı diycem ama pek belli olmuyo. Renk, beniz ne kadar atsa da koyu… Hedefe kadar parayı vermememin nedeni ev arkadaşımın tembihleri: “Matatuya binince gideceğin yere varana kadar para verme. Bunlar hep bozulur, yolda kalır. Parayı da iade etmezler, sen de parayı verdiğinle ve sefil olduğunla kalırsın.”
“Kaç para vereceğin ben?” dedim yine. Bu kez 11 000 şiling dedi arkadaş. Bende sigorta attı:
-Yahu ssebu (oğlum, çocuğum gibi bi şey demek) oli mulalu? (çok havalıyım, Luganda dilinde delirdin mi sen dedim. Dolmuştaki bütün kafalar bana döndü, bu beyaz nyabu -kadın demek- nerden biliyo Lugandayı diye.) Madem hafızan bu kadar kötü, ne demeye yalan söylüyorsun? Bir dediğin bir dediğini tutmuyor. Al şu 10 000 şilingi de yalanlarına bi ara ver yaaa!
Tüm dolmuş kahkahaya boğuluyor, benim ssebu mosmor, gıkı çıkmıyor 

1 comment:

Ned Dorsey said...

Bunu da alıverdik. Uganda'dan post alasım geldi şeklinde ve halinde.

İyi ettik mi acaba?